30 Mart 2007 Cuma

ALDIM-KULLANDIM-MEMNUNUM

ALDIM-KULLANDIM-MEMNUNUM : )

Beni bu blog oyununa 10 gün önce ilk kez Nihan davet etmişti.

Fırsatını bulup, bir türlü yazıyı hazırlayamadım.

Genelde diğer bloglarda mutfak eşyaları tanıtılmış, benimde memnun olduğum mutfak eşyası çok ama biraz değişiklik olsun diye memnun olduğum diğer eşyaları da tanıttım.

Geçen hafta mutfak eşyaları satan bir mağazada 27 ytl'ye nıcer dıcer gördüm.

Tv reklamlarında fiyatı 99 ytl "Bu fırsat kaçmaz ucuzunu bulmuşken alayım" dedim.

Eve bir geldim ki bizim aletin daha elmayı görünce bütün bıçakları dağıldı.

Satış fişinin üzerinde nicer dicer yazıyor ama ne kutusunun üzerinde nede aletin üzerinde bir şey yazmıyor.

İçinden kullanma kılavuzu bile çıkmadı.

Hemen ertesi gün iade ettik de üzerime kalmadı.

Bence ne alısanız alın, iyisini alın.

Fiyatı ucuz diye görünüşe kapılmayın.

İngilizler ne der bilirsiniz "ucuz mal alacak kadar zengin değilim"


FIRINIM; BEKO D-6614

Fırınımdan çok memnunum, 2.5 yıl önce aldık.

Çoğu fırının aksine fırın bölümü gazlı.

Gazlı olmasını bizzat istedim, elektrik kesildiğinde işimin yarım kalmasını istemem.

Elektrik kesildiğinde kombide yanmadığı için çok soğuk havalarda fırınımı yakıp, katalitik gibi kullanabiliyorum.

Piyasada ki çoğu markanın gazlı fırını yok, herkes elektirikli üretmeye başlamış.

Bundan önceki fırınım Auer markaydı, ondan da çok memnundum ama artık fırın bölümü gazlı olanlardan üretmiyorlarmış.

Fırınımın tek kusuru fırın bölümünde üst ızgarası yok, üstü kızarması gereken fırın sütlaç ve beşamelli yemekleri daha uzun sürede pişirmek zorunda kalıyorum.

Diğer ufak mutfak eşyalarımın çoğu ya Beko yada Arçelik.

En azından servis garantisi ve yedek parça güvencesi çoğu markaya göre daha yaygın.

Bulaşık makinam Arçelik firmasının ürettiği ilk makinalardan Leydi-170.

Maşallah halen tıkır tıkır çalışıyor.



DİJİTAL FOTOĞRAF MAKİNAM;SONY DSC-S600

Geçen yıl yaptığım en akıllıca iş bu makinayı almak oldu, yoksa blog işlerine de giremezdim.

Fotoğraf makinamdan çok memnunum, harika özellikleri var.

Resim kalitesi çok güzel, film çekme özelliği de var.

Garibimi o kadar çok kullanıyorum ki, başkasının 2-3 yılda çektiği resim sayısına ben 1 yılda ulaştım sanırım.

Geçen hafta gezi blogum Muhterem'le Geziye için bir yere gittim, hafıza kartı olmadığı halde tam 102 resim çekmişim.

Muhterem'le Afiyetle için bir yemeğin en az 5-6 resmini çekip, arasından yayınlayacağım resmi seçiyorum.

Bu makinenin kusuru var mı? diyecek olursanız, tam bir pil canavarı!

Gerçi bunca çekime bu kadar çabuk pil bitirmesi normaldir ama bütçem sarsıldı pil parasından : )

Neredeyse pile verdiğim para makinaya verdiğim paraya ulaşacak.

Birde her pili beğenip,çalışmaz, en çok Duracell Alkalin pili sever.



PİL ŞARJ CİHAZIM; DURACELL

Pil canavarı makinamı doyurmak zorlaşınca, pil şarj cihazı aldım.

Önce ucuz fiyata şarj edilebilir pil aldım ama piller bir türlü verimli çalışmadı.

Bende şarj cihazı gibi Duracell şarj edilebilir pil aldım, artık onu kullanıyorum.

Artık pile hiç para vermiyorum.

YOĞUŞMALI KOMBİM;DEMİRDÖKÜM SARGON CONDENSE

Blogcu'da ki profil yazımda bahsetmiştim, eşim sıhhi tesisatçı.

Son yıllarda kombi ve doğalgaz işinden epey ekmek yedik.

Bizde 12 yıldır Ariston kombi kullanıyorduk, sonbaharda kombimiz arızalandı.

Gerçi bu arıza işlerini son dönemde sık sık yapmaya başlamıştı.

Biz tamir ettirip, kullanmaya devam ediyorduk.

Baktık bu son arıza bize epey tuzluya gelecek, üstelik bir daha bozulmayacağının garantisi de yok.

Yeni kombi almaya karar verdik, eşim bu piyasanın içinde olduğu için yoğuşmalı almayı tercih etti.

Yoğuşmalı kombi de nedir? diyecek olursanız;

Baca gazını yoğuşturarak baca gazından kaybedilen atık ısıyı geri kazanma sistemine göre çalışan cihazlara yoğuşmalı cihaz, bunların aynı cihaz içinde hem ısıtma yapan, hemde sıcak su sağlayanlarına yoğuşmalı kombi denir.

Yani çıkan gazı bacadan atmadan evvel biraz daha kullanıp, size tasarruf yaptırıyor.

Bizde sıcak çok sevildiği için en fazla % 10 tasarruf yaptık ama şöyle tasaruffu seven ve uygulayan birinde ciddi tasarruf yapılabilir.

Neden Demirdöküm derseniz, yoğuşmalı kombide en uygun fiyat Demirdöküm'de vardı.

Bazı markaların yoğuşmalı kombi fiyatı 3500 ytl (3.5 milyar)'yi buluyor.

Ustamız : ) Demirdöküm'ünde çok iyi bir marka olduğunu, pek çok müşterisine taktığını, güvenle kullanabileceğimizi söyledi.

Kombimizin birde oda termostadı var.

Kombi mutfakta,termostat salonda, kombinin yanına gitmeden termostatdan ısısını ayarlayabiliyoruz.

ALDIM-OKUYAMADIM-MEMNUN DEĞİLİM : (

Benim Adım Kırmızı kitabını aldım, büyük bir hevesle okumaya başladım ama ilerleyemedim.

Her satırı 4-5 kere okudum, geri döndüm okudum, ara verdim okudum, olmadı-olmadı-olmadı!

Ben bu kitabı okuyamıyorum daha doğrusu anlamıyorum.

Kitaplığımın bitirilememiş tek kitabı olmaya mahkum görünüyor.

Bazen öğretmenler çocuklara okumaları için bu kitabı ödev olarak veriyorlar, onlar için çok üzülüyorum.


*Bu kitabı yazıya koyma fikri, kitabı bitiremediğimi bilen ve bunu bana yazı ve yorumlarında sık sık hatırlatan Halenze-Özlem'den geldi.

-Güzel fikirdi Özlem, teşekkür ederim.

Blogcu'da ki yorumlar;

17 Yorum

28 Mart 2007 Çarşamba

ISIRGAN OTU


DOĞAL HAYATIN MUCİZE ÜRÜNÜ; ISIRGAN OTU
Dün semtimizde ki salı pazarına sultani bezelye almaya gittim.
Yemek etkinliği geçti ya önüme binbir çeşit ot çıktı, pazarda 4-5 çeşit değişik ot vardı.
Başta hodan, kuş otu, körpe ısırganlar ve adını bilmediğim kuzu kulağına benzeyen bir ot daha vardı.
Etkinlikten sonra hodanı 1-2 kere daha pişirdiğim için hodan almadım, körpe ısırgan otu almaya karar verdim.
Hangi akla hizmet ediyorsam tam 1 kilo aldım.
Eve geldim, poşeti mutfak setinin üzerine boşalttım, hemen eldivenleri giydim, başladım temizlemeye.
Üst yapraklarını ayrı doğradım, çorba yapmak için.
Saplarını ve diğer yapraklarını ayrı doğradım, kavurmak için.
Neredeyse 1 saat uğraştım temizlemek için, kolay değil tam 1 kilo!....
Sonra özenerek çorbasını ve kavurmasını yaptım.
Kavurmasının üzerine yumurta kırdım.
Sıra geldi tadına bakmaya, üzgünüm ama ben ısırgan otunun tadını sevmedim.
Çıkardığı koku bana ilk ipucunu vermişti zaten.
Yararlarını okuyup, yemem için kendimi kandırmaya çalışıyorum ama nafile yiyemiyorum.
Tam bir sağlıklı yiyecek düşkünü olan eşim, büyük bir zevkle yedi.
Allah'tan evde ısırganı yiyen biri çıktı da hazır yemek ziyan olmadı.
Biraz daha gayret Faruk, sadece 1 öğünlük kaldı : )
"Afiyetle Kalın"
Isırgan otuyla yapılmış tarif verilirde bilgi verilmez mi?
İşte ısırgan otunun faydaları.
İçimde ki iç ses; "Bilgileri oku Muhterem, okuda belki akıllanıp,1-2 kaşık
bu mucize bitkiden yersin" diyor.
Isırgan otu hakkında ki bilgi http://www.saglikplatformu.com adresinden alınmıştır.
Kanserin düşmanı ısırgan otu;
Vücutta hücre yenilenmesini sağlayan ısırgan otu; alyuvar yapımını artırıyor. Yaprak ve sürgünleri salata şeklinde veya pişirilerek yenildiğinde, kansere karşı etkili oluyor.

Isırgan otu, birçok rahatsızlığa iyi gelen ve sonbahardan ilkbaharın sonuna kadar
bahçelerde bol miktarda yetişen bir ottur.
Isırgan otunun genellikle yaygın olan 2 türü, tedavi amaçlı kullanılıyor.
Büyük ısırgan otu ve küçük ısırgan otu.
Yaprak, tohum ve kökün içerdiği etkin maddeler arasında farklılıklar bulunuyor.
Yaprak çayının başlıca özellikleri olarak, idrar artırıcı, ödem çözücü, kan temizleyici, kan yaptırıcı, iltihap giderici, demir eksikliğini giderici ve organizmayı uyarıcı nitelikleri sıralanabilir.
Temel niteliklerden dolayı romatizma ve gut, romatizmal eklem deformasyonları, böbrek ve idrar yolları iltihabı, teşhis edilemeyen şiddetli baş ağrıları, prostat büyümesi, mide ve bağırsak ülseri, böbrek ve safrakesesi taşı, güçsüzlük ve bitkinlik halleri, kansızlık ve alyuvarlar eksikliği, demir eksikliği, tüm alerjik rahatsızlıklar (bahar nezlesi dahil), egzama, ergenlik sivilceleri ve fistüllere karışı etkili oluyor.
Bu hastalıklara karşı uygulanacak yaprak çayı tedavisi, 2-4 hafta süreli kürler halinde uygulanabilir.
Bu süre içinde, günde 2-4 bardak bitki çayı, tatlandırılmadan, öğün aralarında, sıcakken içilebilir.
Ağır kalp ve böbrek hastalığından kaynaklanan ödemlere karşı kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır.
Kökler, eğer istenirse her zaman yaprakla karıştırılarak kullanılabilir.
Ama öncelikle, prostat büyümesine karşı, uygulanan tıbbi tedaviyi destekleyici olarak çok etkili olur.
Ayrıca, yalnız veya yaprakla birlikte hazırlanan kaynama suyuyla baş yıkandığında, saç dökülmesi durur, saçlar parlaklık kazanır, kepeklenme sona erer.
UYARICI VE GÜÇLENDİRİCİ
Tohumlar, öncelikle organizmayı uyarıcı, güçlendirici ve savunma gücünü artırıcı özelliklere sahip olduğu için, yaşlılarda güçlendirici amaçlı olarak kullanılabilir.
Yeşil ısırgan otu, sapın dibinden kesilerek, romatizma, gut, eklem deformasyonu, siyatik ve lumbagoya karşı, doğrudan hasta bölgeye sürülerek de kullanılabilir.
Bitkinin yakıcı tüylerinin deriyi tahriş etmesiyle, uzun süreli, rahatlatıcı bir sıcaklık oluşur ve ağrı diner.


ISIRGAN OTU ÇORBASI;
Isırgan otu çorbasını ise mantar çorbası tarifimde ki gibi pişirdim.
Sadece körpe yapraklarını temizleyip,doğradım.
1 küçük kuru soğanı kavurup,ısırganı ekledim.
Isırganın üzerine yarıya kadar su doldurdum, biraz kaynattım.
2 bardak sütle, 2 kaşık unu karıştırdım, çorbaya ekledim.
Tuzunu baharatını ekledim.
Blender ile pürüzsüz olsun diye çırptım.
Ayrı bir tavada biraz sıvı yağ ve biber salçasını kavurup, servis anında çorbanın üzerine gezdirdim.

Yumurtalı ısırgan otunun tarifini ayrıntılı vermeme gerek yok sanırım.
Temizleyip,doğradığım ısırganları biraz haşladım, süzdüm.
Soğanla birlikte kavurup, üzerine yumurta kırdım.
"Afiyet Olsun"


*15 günlük bir aradan sonra Muhterem'le Geziye güncellendi.
Kastamonu'ya ait yazı ve resimleri görmek için, bakınız;





26 Mart 2007 Pazartesi

ETLİ SULTANİ BEZELYE

Baharın müjdecisi bakla dedik ama bir diğer müjdecisi de sultani bezelyedir.
Üstelik ömrü sadece 3 en fazla 4 haftadır.
Sultani bezelyenin, bir diğer adı da yaprak bezelyedir.
Şahsen ben çok severim, semtimizde haftada 3 pazar kuruluyor, bu bezelyeyi almak için mutlaka birinden birine uğrarım.
Piyasaya ilk çıktığında fiyatı 3-3.5 ytl'yi buluyor, fiyatının düşmesine fırsat kalmadan kartlaşıp, ortadan kayboluyor.
1-2 haftadır tezgahlarda boy gösteriyor, şunun şurasında daha ne kadar körpe olarak bulabileceğiz.
Zamanı tükeniyor, yapmak isterseniz elinizi çabuk tutun.
Sultani bezelye ile salata da yapabilirsiniz.
Bakınız; Sultani Bezelye Salatası
"Afiyetle Kalın"
ETLİ SULTANİ BEZELYE;
Malzemeler;

1 Kilo sultani bezelye,
300 gram kuşbaşı et,
3 adet domates,
1 adet kuru soğan,
Sıvı yağ-tuz.
Yapılışı;
Bezelyenin başlarını,yanında ki kılçıklarını da unutmadan temizleyin.
Eti tencereye yerleştirin,suyunu salıp,çeksin.
Et suyunu çekince su ilave ederek, yumuşayıncaya kadar pişirin.
Etler yumuşadıktan sonra sıvı yağı,doğradığınız soğan ve domatesi ekleyin.
Biraz kavurduktan sonra bezelyeleri ilave edin,tuzunu ekleyin,ağır ateşte pişirin.
"Afiyet Olsun"

24 Mart 2007 Cumartesi

KATMERLİ

Bugünkü tarifimiz Kastamonu yöresinde sık sık yapılan ve çok iyi bilinen, bizde ki adıyla katmerli.
Milföy hamuru gibi tekrar katlanıp açıldığı için, piştikten sonra yaprak yaprak ayrılır.
Bazen içine kıymalı patates püreside koyup, kıvırıp açarak pişiriyoruz.
Bu katmerliyi ocağın üzerinde, teflon tava ile yapabilirsiniz.
Lezzetini arttırmak için tavadan almadan önce sıvı yağ yerine tereyağ sürebilirsiniz.
Ben yumuşak olması için piştikten sonra üst üste diziyorum.
Bizim evde pazar kahvaltılarında en sevilen hamur işi katmerlidir.
"Afiyetle Kalın"

KATMERLİ;
Malzemesi;
1 kilo un,tuz,
2 su bardağı sıvı yağ.
Yapılışı;
Undan bir kase kadar açmak için ayırın.
Geri kalan unla su ve tuzunu ayarlayarak, kulak memesi kıvamında yumuşak bir hamur hazırlayın.


Hamurları büyük bezelere ayırın, ayırdığınız un yardımıyla hamurları açın.
Açtığınız yufkanın üzerine fırçayla sıvı yağ sürün, eğer iç malzemeli yapacaksanız, malzemeyi yufkayı kıvırmadan önce yerleştirin.
Yağladığınız yufkayı rulo yapıp, kıvırarak gül böreği gibi sarın.
Bütün bezeleri bu şekilde hazırlayın.


Hazırladığınız yağlanmış, rulo yapılıp gül böreği gibi sarılmış hamurları teflon tavanızın boyutlarında tekrar açın.
Teflon tavanızı ocağın üzerinde ısıtın, içine ikinci defa açtığınız yufkayı yerleştirip, pişirin.


Kızaran yufkanın arkasını çevirin, pişen tarafına sıvı yağ sürün.
Diğer tarafıda pişince isterseniz sıvı yağ, isterseniz tereyağ sürüp servis tabağına alın. Sıcak sıcak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

20 Mart 2007 Salı

ZEYTİNYAĞLI BAKLA

BAHARIN MÜJDECİSİ BAKLA!
Bahar gelince tezgahlarda arz-ı endam eden sebzelerden birisidir, bakla.
Olmazsa olmazı dereotudur, sarımsaklı yoğurtta çok yakışır.
Ben doğal rengi ve haliyle sevdiğim için salçasız pişiriyorum.
Sarımsaklı ve dereotlu yoğurtta mutlaka yanında yer alır.
Baklanın bence tek kusuru temizlerken ellerinizi karartmasıdır.
"Afiyetle Kalın"

ZEYTİNYAĞLI BAKLA;
Malzemesi;

1 Kilo Bakla,
1 adet kuru soğan,
Yarım çay bardağı zeytinyağı,tuz,
1 Demet dereotu.
Yapılışı;
Baklaları yanlarında ki kılçığını da çıkararak ayıklayın.
Tencerede küçük doğradığınız soğanları zeytinyağında kavurun, ayıkladığınız baklaları ekleyin.
Tuzunu ve suyunu ekleyerek pişmeye bırakın.
Dereotunu incecik kıyın.
İsterseniz tencereye ekleyin, isterseniz de yoğurda karıştırıp baklanın yanında servis yapın.
"Afiyet Olsun"

19 Mart 2007 Pazartesi

HODAN-ISPIT,İVRİMCE OTLARI

YE # 20 YURDUMUZUN YENİLEBİLİR OTLARI
Bu ay ki yemek etkinliğimizin konusu "Yurdumuzun Yenilebilir Otları"
Ev sahibimiz Asya bahar aylarında ortaya çıkan otları düşünerek bu konuyu seçmiş, doğrusu hodan-ıspıtı bulmam hiç kolay olmadı.
İvrimce yayınlanmayı bekleyen resimlerimin arasında vardı.
Asya'ya teşekkür edip, kolay gelsin diyorum.
Asya'nın sayfasına uğrayıp, diğer tarifleri de görebilirsiniz.
http://benimmutfagim.wordpress.com/

ISPIT-HODAN-FODAN-ZILBIT vs.
İlk tarifini verdiğim ot, Ispıt diye bilinen, aslında adı Hodan olan ama bizim oralarda şive sonucu fodanda denilen bir ot.
Bizde bazı kişilerde -H- harfi nasıl oluyorsa -F-olarak konuşuluyor.
Mesela Hüseyin bir bakmışsınız Füseyin olmuş yada hortum olmuş, fortum: )
Yıllarca Hodanı Fodan bilmemin sebebi de bu şive meselesi, internette fodan diye bir ot yok, hodan diye var.
O zaman anladım ki benim aslında Fodan diye bildiğim Hodandan başka bir şey değil.
Bazı komşularımızda bu otu Ispıt diye biliyor.

Tabi Hodanı bulmak hiç kolay olmadı, Cumartesi akşamı bulup, pişirip, resmini çektim.
Bulmam başlı başına olay zaten.
Cumartesi günü sabah 9'da Sarıyer Yeniköy'e gitmek için yola çıktık ama inanılmaz bir trafik vardı.
Sanki herkes Maslak civarına gitmek için yola çıkmış gibiydi.
Trafik sıkışıklığı yüzünden ilerleyemiyorduk, arabada can sıkıntısından laflıyorken, konu yemek etkinliğinde ki yenilebilir otlara geldi.
Annemle, hepimizin büyüğü Meliha abla otobanda yol kenarında ki yenilebilir otları saymaya başladılar.
Bu konuda inanılmaz bilgileri var, en az 3-4 çeşit yenilebilir ot gördüler.
Bir de her tarafı hodana benzeyen, kedi başı diye bilinen mor çiçekli bir ot kaplamış durumda.
Tabi onca egsoz ve kükürtün altında kalan otlardan kimseye hayır gelmez.
Yeniköy'e vardık, öğleden sonra konu yine hodana geldi, ben yine kısaca durumu anlattım "pazarlarda bulamadığımı ama en çok hodanın tarifini vermek istediğimi" söyledim.
Sağolsun Fatma abla "ben bahçeye biraz ekmiştim, istersen senin için toplayalım" dedi.
Hemen bahçeye gittik, Fatma abla hodanları toplayıp, verdi.
1 aydır aradığım hodan, hiç ummadığım bir şekilde artık elimdeydi.
Çiçekleri daha güzel ve diriydi ama yolculuk esnasında soldular.
Tekrar teşekkür ederim Fatma abla.
Pazarlarda satılan hodanlar daha saplı oluyor, benim resmini çektiğim, bahçeden topladığımız hodanın yaprakları daha çok.

HODAN HAKKINDA BİLGİLER ;
Hodan bitkisi saponin, yapışkan bitki sıvısı, tanen, esanslar ve çeşitli mineraller içerir.
Körpe yaprakları salata, peynir ve diğer bazı yiyeceklere katılır.
Bazı yerlerde sebze olarak yenir.
Balarılarının beslenmesine çok yararlı olur.

Tıbbi Etkileri ve Kullanımı;
Yabani hodan tıbbi yönden, kültürü yapılanlara oranla daha fazla etkilidir.
Bitkinin çok çeşitlilik gösteren tıbbi etkilerini ve bundan yararlanma yöntemlerini şöylece sıralayabiliriz:
• Soğuk algınlığı ve gribe karşı etkilidir.
• Terletici ve ateş düşürücüdür.
• Solunum yollan hastalıklarına iyi gelir. Öksürüğü keser.
Balgam söktürür. Akciğer zarı yangılarını (satlıcan) azaltır.
• İdrar söktürücüdür. Kanı temizler.
• Bebek emziren annelerde süt gelişini artırır.
• Adrenalin bezeleri için iyi bir güçlendirici toniktir. Özellikle kortizon ve steroidle yapılan tedavilerden sonra hodan alınması bünyeye iyi gelir.
• Uzun yıllardan beri geleneksel kullanımıyla, cesareti artırır. Sinirsel gerginlikleri en aza indirger. Streslere karşı bünyede direnç sağlar.
Bütün böyle durumlar için hodanın çiçek açtığı zamanlarda kuru bir günde yaprak ve çiçekleri toplanır.
Yırtık ve bozuk yaprakları seçilerek atılır.
Kalanları yaprak-çiçek karışımı yapılarak gölgede kurutulur.
Karışımdan 2 tatlı kaşığı alınıp, üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• Hodan yara ve yanıklara iyi gelir. Bunun için yapraklarıyla yara lapası yapılır ve dıştan uygulanır.
• Kuru ve duyarlı ciltlere iyi gelir. Cildi yumuşatır. Bunun için yukarıda tarifi verilen infüzyon dıştan uygulanır.
• Mineral yönünden zengin olan hodan, tuzsuz diyetlerde salata ve yemeklere katılan körpe yapraklarıyla, bedenin tuz eksiğini tamamlar.

YUMURTALI HODAN;
Hodanların önce saplarını daha sonra yapraklarını olmak üzere doğrayıp,haşlayın.
Küçük doğradığınız soğanları,domatesi sıvı yağda kavurun.
Kavrulan domates ve soğanın üzerine haşlayıp,suyunu sıktığınız hodanları ekleyin.
Tuzunu ve baharatını ekleyin, birazda hodanı kavurup, içine 2-3 yumurta kırıp, karıştırarak pişirin.
" Afiyet Olsun"

İVLİMCE veya İVRİMCE;
Her yörenin kendine özgü otları ve bitkileri var.
Mesela bizde (Batı Karadeniz-Kastamonu) İvrimce diye bilinen bu otu siz farklı bir isimle biliyor olabilirsiniz.
Ben İvlimce adında hiç bir bilgi bulamadım,eğer size tanıdık geliyorsa sizin bildiğiniz ismi yazarsanız sevinirim.
Sanırım çoğu yörede ismi değişmeyen, hep aynı isimle bilinen ender bitkilerden birisi Isırgan otudur.
Birde bizde müzlümek- müzdelek yada diken ucu diye bilinen sarmaşığa benzeyen bitkinin adı, bazı yerlerde Melevcan diye geçiyor.
İvlimceyi, birazda ısırgan otuyla bu yaz Abana'da annem pişirmişti.
Bende resmini çektim ama yazısını yazıp, sayfada yayınlamak kısmet olmadı.
Kısmet yemek etkinliğineymiş.
Otlar temizlenip, haşlanmak için tencereye girince, çok keskin! kokmaya başladı.
Bende anneme"Eyvah! bu daha pişiyorken böyle kokuyorsa tadı nasıldır?" dedim.
Annemde "kara lahana, karnıbahar nasıl pişiyorken keskin! kokuyorsa buda öyle kokuyor, yoksa tadı kötü değil"dedi.
Gerçekten de tadı hiçte kötü değil, gayet lezzetliydi.
Not;
Sanırım İvlimce-İvrimce olabilir, yine şive meselesi.
Bir de diğer adı, kelebek otuymuş.

İVRİMCE KAVURMASI;
İvrimce ve ısırgan otunu ayıklayıp, temizleyin.
İri iri doğrayıp, haşlayın.
Tencereye sıvı yağ dökün.
İçine 3-4 adet taze soğan doğrayıp, kavurun.
Haşladığınız İvlimce ve Isırgan otunu da tencereye ekleyip, tuzunu ve baharatını atın.
5 dakika daha pişirin.
"Afiyet Olsun"

16 Mart 2007 Cuma

BLOG OYUNU; BLOG REKLAMLARI

YENİ ETKİNLİK=BLOG REKLAMLARI
Bloglarda gün geçmiyor ki yeni bir oyun-etkinlik ortaya çıkmasın.
Bugünlerde ki yeni oyun, blogları kendi duygu ve düşüncelerinle tanıtmak.
Blogu tanıtılan mimlenmiş gibi kendisi de blog tanıtımı yapıyor.
Kendisini tanıtanı isterse yazısına ekleyebiliyor, ben benim hakkımda tanıtım yapıp, yazı yazanları da tanıttım.(amma tanıtma kelimesi geçti cümlenin içinde be!)
Sağ olsun bazı arkadaşlar beni esprili bir şekilde tanıttılar, bende elimden geldiği kadar çok blog tanıtmaya çalıştım.
Burada olsun yada olmasın bütün blogcu arkadaşlarımı çok seviyorum.
İşin en zor tarafı bu, tanıtamadığım arkadaşların olması.
Zor bir yemek yapıp, tarif vermekten daha zor ve yorucu bir iş.
PEMBELİ (Nazife) Konum;Mersin
İsmini bildiğim halde pembeli demek daha çok hoşuma gidiyor.
Mimlenme oyununda sayfasına koyduğu kendi resmi ve sayfasındaki çizim pembeli birbirine çok benziyor.
Peynir yiyemez ama harika kurabiyeler-kekler-yemekler yapar.
Susam Özlem'le aralarında çok güzel bir iletişim var ve şu "üğü" kodunun ne anlama geldiğini çok merak ediyorum.
Bu arada 20 Mart'ta Pembelinin doğum günü olduğunu biliyormuydunuz?
İşte naçizane hediyen Pembeli;
Kahramanmaraş'ta doğdu Pembeli,
Yanakları pembe ve gamzeli,
Çok tatlıdır kendisi,
İş için Mersin'e gitti,
Sevdiği yanında neyse ki.

LALECİK ( Lale) Konum ; İstanbul
Lale harika kurabiye ve pastalar yapar, en güzelini nasıl yaparım diye iş hayatına rağmen fırsat buldukça pastacılık kurslarına devam ediyor.
Bu kadar güzel kek-kurabiye ve pastayı içinde yumurta varsa yemiyor.
Yumurta yiyemediği için nasıl yumurtasız yapıp, aynı kaliteyi tuttururum uğraşı içinde. 
Bugünlerde sigarayı bırakmak için uğraşıyor, İnşallah başaracaksın, azmin elinden bir şey kurtulmaz Lale. 
Yeni şablonunu çok beğendim Lale, sayfana ve sana çok yakıştı, güle güle kullan.

LAMA MUTFAKTA ( ?) Konum; Ohio – Amerika
Lamanın gerçek ismini bilmiyorum, bilenin de çok olduğunu sanmıyorum. 
Lamanın yazıları çok esprilidir, içi dışı birdir.
Sık sık anket yapar, doğru cevabı verenlere puan dağıtır ama bu kazandığımız puanları nasıl değerlendireceğimizi henüz söylemedi : ) 
Lama mor renge bayılır, kek etkinliğinde bir ilke imza attı ve mor renkli bir kek üretti. 
Çok komiktir, makarnayla ilgili bir yazısında “Türkiye’de fazla yiyemedik, burada kazasını yapıp, bol bol makarna yiyoruz” diye yazmıştı.
Yorumlara cevap yazar.
İstatiklerim de sayfama en fazla giriş yapılan yer lamanın sayfası oluyor, bende lamaya yorumlarımı şiir gibi yazarak teşekkür etmiş oluyorum : )

SUSAM-PASTACI KIZ (Özlem Özge) Konum ; İstanbul
Uzun zaman Özge olarak yorum yazdım ama bir yazısında Özlem ismini daha çok kullandığını yazınca artık Özlem olarak yorum yazıyorum.
Farkında mısınız Özlem isminde ne kadar çok blogcu arkadaşımız var ama hepside nev-i şahsına münhasır, hepsi birbirinden değerli.
Özlem susam isimli blogunda çok güzel tarifler ve pastalar yapıyordu.
Pasta konusunda ayrı bir site açarak artık pastacı kızımız oldu.
Pastacı kız sitesinde ilk günlerde sorunlar peşini bırakmadı ama site şimdi ki haliyle hem çok daha güzel, hemde daha profesyonel görünüm kazandı.

HALENZE (Özlem) Konum; İstanbul
Blogların esprili yazarlarından birisidir Özlem.
Hiç yemek tarifi yayınlamayıp, yazı yazsa günü kurtaracak kalemlerden birisidir.
Ayşe Yaman’la-misss Zerrin’le-büyüleyen mutfak kokusu Esra ile ve eltileriyle harika yazışırlar, yazıları bırakın, yorumları da takip edersiniz.
Bugünlerde bana Benim Adım Kırmızı’yı bitirtmeye uğraşıyor, ödül bile verecekmiş ama üzgünüm Özlem ben bu kitabı bitiremiycem.
Kitaplığımın bitirilemeyen tek kitabı olarak kalacak.
DİYALOG YEMEKLERİ (Süheyla) Konum; İstanbul
Süheyla sessiz sakin bir arkadaşımız, güzel yemekler yapar ve sayfasını sık sık günceller. Yorum yazarsanız mutlaka iadeyi ziyarete gelip, size yorum yazar.  
Bu blog reklamı oyununda bana blogların prensesi diye yazmış, son dönemde beni bu kadar mahcup eden ama sevindiren bir cümle duymamıştım. 
En iyi blog olayına aday olmadım ama Süheyla’nın bu sözü beni ödül almış kadar mutlu etti.

BÜYÜLEYEN MUTFAK KOKUSU (Esra) Konum; Kayseri
Blogların eğitimci Esra’larından birisidir Esra.
Yemeklerine hele esprili yazılarına doyamazsınız.
Artık çocukluğunu da yazmaya başladı,yüzümüzde tatlı bir gülümsemeyle sayfasından ayrılıyoruz.
Yazılarına yorum yazarsınız,yorumunuza yazdığı cevabı merakla bekleyip,sayfasına tekrar tekrar tıklarsınız.
Ünü o kadar yayıldı ki koskoca Hollanda Kraliyet ailesi Kayseri’de görev yaptığı okula gelip, Esra’yı ziyaret etti : )

ESRA MUTFAKTA 61 (Esra) Konum; Trabzon
Eğitimci Esra’larımızdan diğeri,Trabzon’da görev yapıyor.
Türk kahvesini,turuncu rengi,gülmeyi ve araba kullanmayı çok sever.
Kitaplarına,yemek dergisi ve yemek kitaplarına bayılıyorum.
Bulunduğu yöreye has lezzetleri bizimle paylaşır.
Mesela geçenlerde verdiği tariflerin arasında kuymak ve Akçaabat köftesi vardı.

EKOL (Güzin) Konum;İzmirGüzin
İzmir’i çok sevdiğini,İzmir’siz ve denizsiz yaşayamayacağını yazmıştı mimlenme oyununda.
Bende denizsiz bir şehir düşünemiyorum.
İzmir’e hiç gitmedim ama eminim çok güzeldir.
Güzin bana çok mahzun ve sessiz geliyor,bu günlerde ailesinde bazı sağlık sorunları olduğundan bahsetmişti.
İnşallah sağlık sorunlarınız bitmiştir.
Güzin çalışıyor ve her çalışan insanın hayali olan emekliliğine sadece 4 yıl kalmış.

İZMİRİM (Deniz) Konum ;Kayseri
Görev icabı Kayseri’de bulunan ama doğduğu ve yıllarca yaşadığı İzmir’e olan hasretinden blogunada İzmirim ismini veren,İzmir’e hasret bir İzmir’li Deniz. 
Sevimli kızları Asya ve Lara ile mutfağa girip harika tarifler hazırlıyorlar.
Eşi Günay ile çok güzel mozaik çalışmaları yapıyor.
Seyyah aile adında birde gezi blogları var.
Kuğular arka planda harika olmuş Deniz.

MİSSS ( Zerrin) Konum ;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Zerrin hakkında söylenebilecek en güzel ve esprili yazıyı halenze Özlem yazmış.
Özlem’in yazdıklarına katıldığımı belirtmek isterim.
Zerrin narenciye bahçeleri içinde,harika yazılar ve yemekler ortaya çıkarıyor.
Anıların-yazıların ve tariflerin çok güzel Zerrin.

GÜLİZCE (Güliz) Konum ;Antalya
Güliz’le kendisinin de yazdığı gibi bana kategori ismi önerdiğinde tanıştık.
Sağolsun sık sık yorum yazar,muhteremle geziye sayfamında sürekli ziyaretçisidir ve güzel yorumlarını oradan da eksik etmez.
Haksızlıklara hiç tahammülü yok,sorunu çözülünceye kadar epey mücadele eder.
Geçenlerde blog yönetimine epey kök söktürdü.
Bazen nazının geçtiği bloglara yorum yazıp hesap soracak kadar, "bana niye yorum yazmıyorsunuz" diye tatlı tatlı çıkışacak kadar tatlı cadı.
PERUZE (Peruze) Konum;Bursa
Peruze’nin benim için anlamı çok büyük, blog açtığım ilk günlerde yorumlarıyla beni yalnız bırakmayıp, destek olmuştu.
Bir ara işlerinin yoğunluğundan blog işlerine ara vermişti şimdi yeniden yazı ve tariflerine başladı.

NİHANIN MUTFAĞI (Nihan) Konum; Tiran-Arnavutluk
Aramıza Arnavutluktan katılıp,bu işin içinde bende varım diyen arkadaşımız.
En çalışkan blogculardan birisidir Nihan,yeni tariflerle sık sık sayfasını günceller ve bize yazdığı yorumlarla bizi hiç yalnız bırakmaz.
Emek hırsızları geçtiğimiz günlerde Nihan’ın da başını ağrıttılar.
Üzülme sen Nihan’cığım, taklitler asıllarını yüceltirler, biz senin daima yanındayız.
MAHMURE (Sinem) Konum ; Aydın
Sinem cıvıl cıvıl,kıpır kıpır bir genç kızımız,el işleri örgü ve takı yapmakta üstüne yok.
Ailesiyle birlikte sıkı bir hayvansever,ananesinin harika kedileri,Sinem’in çapkın isminde çok şirin bir köpeği var.
Hayvanlarla ilgili aklıma estikçe adında bir blog bile açtı.
Geçenlerde öğrendim Sinem’in annesi de blogcuymuş ( http://alkiyoni.blogcu.com/),
annesi de fotoğraf klubüyle gittiği doğa fotoğraflarını yayınlamıştı en son sayfasında.
SİBERELLA (Sibel) Konum; İstanbul
Sibel henüz 1.5 yıllık evli genç bir arkadaşımız.
Blog dünyasına bu yıl katıldı ama Maşallah hiç boş durmaz,ya yorum yazar yada sayfasını yeni tariflerle günceller.
Henüz evliliğinin başında bu kadar güzel yemekler yapıyorsan Sibel,ileride kimbilir neler ortaya çıkarıcaksın.
SOFRAM (Fatma abla) Konum;Samsun
Fatma abla ile ilk kez eşinin gezi sayfama bıraktığı yorum sayesinde tanıştık.
Eşinin de çok güzel yazı ve gezi üzerine blogları var.
Fatma ablanın yemek sayfasında ki slayt resimler sayesinde en acemi aşçı bile çok rahat yemek yapmayı öğrenebilir.
Oldukça emek isteyen bu slaytları hazırlamasında eşi yardım ediyormuş.
Akif Bey’in kalp rahatsızlığında bile sayfayı otomatik olarak sürekli güncellediler.
MELİSSA (Melisa) Konum; Konya
Melisa bana profil resminde ki gibi afacan bir kız izlenimi veriyor. 
Çok güzel ve ilginç yemekler hazırlayıp,yayınlıyor.
Bazen öyle yemekler yapıyor ki kendimi lüks bir Fransız restoranının mönüsüne bakıyormuş gibi hissediyorum. 
Bugünlerde blogunda önemli değişiklikler yaptı hatta bir forum bölümü bile var.
Şablonunu da güle güle kullan.

GELİBOLU17 ( ? ) Konum; Çanakkale
23 Ocak 2007 tarihinde aramıza katılan arkadaşımızın blogunda güzel el işleri ve örgü modelleri var.
Çanakkale'den yazdığının hakkını vererek 18 Mart'ta Çanakkale destanıyla ilgili en güzel şiirleri yayınladı.Misafir ağırlamayı, örgü örmeyi, bulmaca çözmeyi çok seven arkadaşımızın 2 oğlu var.

"Afiyetle Kalın"
Blogcu'da ki yorumlar;
21 Yorum

12 Mart 2007 Pazartesi

ÇUPRA (ÇİPURA)

muhteremle afiyetle
Çupra mı? Çipura mı? pek emin değilim, bazı kaynaklarda her iki isimde yazıyordu.
Bende onun için her iki ismini de yazdım.
Çupra için söyleyebileceğim tek şey, tadına baktım ve bana tavuk yiyormuşum gibi geldi.
Mezgit için tavuk balığı derler ama bence çupra da aynı tavuk tadında.
Tadına baktım ama gerisi gelmedi, hâlâ balık yiyemiyorum.
Bu arada yeri gelmişken anlatayım;
Bundan 1 ay kadar önce, eşim ve kızımla bir yere gittik.
Dönüşte Kumkapı balık halinin önünden geçerken eşim "buraya gelmişken, bari taze balık alalımda pişirirsin" dedi.
Bende "olur alalım, pişiririm, yersiniz" dedim ve balık haline girdik.
Tezgahlar arasında dolaşırken bir baktık atv kameraları balıkçılarla
röportaj yapıp, çekim yapıyorlar.
Nasıl olsa balıkçılarla konuşuyorlar deyip, biz alışverişe devam ettik.
Eşim istediği balıkların siparişini verdi, siparişlerin hazırlanmasını beklerken
bir baktım, muhabir bana mikrofon uzatmış, soru soruyor.
Bizimkilere baktım, baba-kız ortalıkta yoklar.
Mecburen muhabirin sorduğu sorulara sanki balığı çok yiyormuşum gibi cevap verdim.
Muhabirle aramızda geçen 10 saniyelik konuşma;

Muhabir:Balık fiyatlarını nasıl buluyorsunuz, ucuz mu?
Muhterem:Ucuz değil aslında, hamsinin kilosu 7 Milyon! olmuş (heyecandan 7 ytl, diyeceğime 7 milyon demişim)
pekte ucuz değiller ama yinede taze olduğu için buradan geçiyorken alışveriş yapmadan durmuyoruz.
Aslında daha çok konuştuk, küresel ısınmadan balıkların etkilenip, etkilenmediğini bile konuştuk,
ben balık yiyemediğimi bile söyledim ama sadece bu kadarını yayınlamayı uygun görmüşler.
Onlar gitti ben bizimkileri arıyorum, meğer muhabirin bize doğru geldiğini gören kızım "saçım-başım düzgün değil, beni çekmesinler" diye ortadan kaybolunca eşimde onun peşinden gitmiş.
Muhabirle konuşmakta bana kaldı.

Dün tekrar Kumkapı'ya uğradık, balıklar pahalıydı mesela çuprayı 12 ytl'ye aldım ama herkes balık alışverişi için tezgahların önünü doldurmuştu.
Tezgahlar ve insanlar cıvıl cıvıldı.
"Afiyetle Kalın"

çupra nasıl pişirilir? 
ÇUPRA;
Malzemeler;

 4 adet çupra, (kişi sayısına bağlı)
2 Adet fırın poşeti,poşetin içine serpmek için 2 yemek kaşığı un,
Tuz ve her bir balığa bir çay kaşığı tereyağ.
ÇUPRA TARİFİ;
Balıkçıda temizlettiğiniz çupraları yıkayın, tuzunu ekleyip, üzerini keskin bıçakla kesin.
Fırın poşetine birer kaşık un serpiştirin, yoksa poşete yapışabilirler.
Balıkların içine birer kaşık tereyağ ekleyin.
İkişerli olarak balıkları poşete yerleştirin.
Poşetin ağzını klipsiyle bağlayıp, tepsiye yerleştirin.
Poşeti bir iki yerinden delmeyi unutmayın.
Fırında pişen balığı yeşillikle birlikte servis yapın.
"Afiyet Olsun"


*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Köyümüzün doğal güzelliklerini çiçeğini ve böceğini! görmek istermisiniz?
Bakınız; Çatalzeytin-Doğal Yaşam


8 Mart 2007 Perşembe

MUHALLEBİLİ PASTA


8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!
Dünya kadınlar gününün 8 Mart'ta kutlanması tesadüf değilmiş.
8 Mart, tarihte 19.yüzyılda Amerika'da ağır koşullar altında çalışan kadın işçilerin kötü koşulların düzeltilmesi için isyan bayrağını açtıkları ilk günmüş.
O tarihten bu yana, tüm dünya kadınlarının günü olan 8 Mart; kadınlarla erkekler arasında ki eşitsizliklerin gündeme geldiği, tartışıldığı, çözümlenmeye çalışıldığı özel bir gün olmuş.
Erkeklerin kadınlardan daha çok çalıştığı fikri kabul görsede, biliyoruz ki biz kadınlarda en az erkekler kadar çok yoruluyoruz.
Ev hanımı yada çalışan, genç yada yaşlı, evli yada bekar hiç farketmez, bitmek bilmeyen ev işlerini hergün yeniden yeniden yapıyoruz.
Sadece ev işleri değil, çocukların bakımı yada yaşlı ve hastaların bakımı gibi hem yorucu hem de özen isteyen işler, hep kadınların görevleri arasında.
Üstelik erkek işten gelince dinlenip, keyfine bakabilir.
Kadın çalışsın yada çalışmasın yatıncaya kadar sürekli çalışıp,koşturur.
İşte bile aklı evdedir, ya ne yemek yapsam ? yada okulda olsada olmasada çocuğun durumunu sürekli düşünür.
Velhasıl kadına dinlenmek yoktur, bedenen dinlense bile aklında mutlaka çözülmesi gereken sorunlar vardır.
Neyse birazda eğlenceli şeyler yazalım.
Bugünlerde Çiçek Taksi dizisinde ki Ömer Şen karakteri gibiyim.
Kafiyeli şiir yazmak gibi bir ruh hali üzerimde.
Fark eden oldumu bilmiyorum ama Lama Mutfaktaya yorumlarım son günlerde hep şiirli oldu.Kendiliğinden cümleler gelmeye başlayınca yazıyorum ama illa kafiyeli olacak.
Ben şiire şiir demem, şiir kafiyeli olmayınca : )
Oğlum 15 gün önce okula geri döndü, hasret özlem bende bugünlerde tavan yaptı : (
Oğluma 5 kıtalık anne nasihatı şiirini yazdım, kızım kıskandı, birde kızıma yazdım.
Bugünde kadınlar günü için kendiliğinden kalemimden dökülen 1 kıtalık şiiri sizinle paylaşıyorum.
Ustalıkla yazılmış bir şeyler beklemeyin, ilkokul tarzı bir şey oldu : )
8 Mart dünya kadınlar gününüz kutlu olsun,
Kıymetinizi bilen hep bulunsun,
Üzüntü-elem-keder sizden uzak olsun,
Sağlık-huzur-mutluluk hep sizinle olsun.
"Afiyetle Kalın"

MUHALLEBİLİ PASTA;
Bu pasta içinde ki muhallebisi ve keki meyva suyuyla ıslandığı için pamuk gibi oluyor.
Hazır pandispanya kullandım,muhallebi beyaz olduğu için pandispanyayı kakaolu aldım.
Farkında olmadan 3 dilimli pastaban almışım ama daha haşmetli ve güzel oldu.
Keki ıslatmak için bu sefer hazır elma suyu kullandım.
Muhallebi artarsa hiç üzülmeyin,çocuklar bir çırpıda bitirir.
Malzemesi;
1 adet hazır kakaolu pasta tabanı,
Keki ıslatmak için;
2 su bardağı elma suyu,
Muhallebi için;
2 yemek kaşığı margarin,
2 su bardağı süt,
2 çay bardağı un,
2 çay bardağı şeker,
1 paket vanilya.
1 Paket kakaolu pasta kreması ve 1 bardak süt,
1 tatlı kaşığı margarin.
1 poşet beyaz krem şanti,
1 çay bardağı soğuk süt.
Yapılışı;
Muhallebi için margarini eritin,unu ekleyip kavurun.
Karıştırarak sütünü ve şekerini ilave edin.
Blendırla pütürsüz olacak şekilde çırpın,vanilyayı ekleyin.
Muhallebi kıvamına gelince ocağı kapatıp,karıştıra karıştıra muhallebiyi soğutun.
Pasta tabanının alt bölümünü servis tabağına yerleştirin,1 bardak meyva suyu ile ıslatın.
Üzerine muhallebiden sürüp,diğer tabanı üzerine kapatın,pasta tabanınız
üçlüyse tekrar muhallebi sürüp,son pasta tabanını üzerine kapatın.
Kakaolu pasta kremasını 1 su bardağı süt,1 tatlı kaşığı margarin ile
pütürsüz olacak şekilde çırpın.
Pastanızın üzerini ve yanlarını pasta kreması ile kaplayın.
En sonunda beyaz krem şantiyi 1 çay bardağı soğuk süt ile çırpın ve pastanızı süsleyin.
"Afiyet Olsun"


*Muhteremle Geziye güncellendi.
Çatalzeytin'i ve yemyeşil köyümüzü gezmek ister misiniz?




5 Mart 2007 Pazartesi

PORTAKALDA KABAK TATLISI

Kabak tatlısı yaptınız, biraz fazla olmuş bir türlü bitmiyor.
Hemen portakalları oymaya başlayın.
Bu tatlı sizi hem fazla kabak tatlısından kurtaracak, hemde yepyeni bir tatlı yapmışsınız gibi olacak.
İçinde ki portakal parçaları, iri ceviz parçaları ve krem şanti sayesinde çocuklar ve ev halkı seve seve yiyecektir.
Tamamen orjinal, doğaçlama ortaya çıktığı için hiç kimsenin bilmediği bir tarif oldu. Keşke bu tatlıyı kabak etkinliğinde yapsaydım diye çok iç geçirdim, etkinlikte benim pasta da dahil olmak üzere çok sayıda kabaklı pasta tarifi vardı.
"Afiyetle Kalın"


PORTAKALDA KABAK TATLISI;
Malzemeler;
Kişi sayısına göre 3-4 adet portakal,
1 tabak küçük doğranmış balkabağı tatlısı,
1 su bardağı ceviz içi,
1 poşet krem şanti,
Krem şanti için; 1 su bardağı soğuk süt,
Tarçın.
TARİFİ;
Kabak tatlısını yarım parmak büyüklüğünde doğrayın.
Portakalları yıkayıp, üst tarafından kesin ve içini oyun.
Oyduğunuz portakal içini, kabakları,ceviz içini ve tarçını iyice karıştırıp, portakalların içine doldurun.
Krem şantiyi süt ile çırpın ve krema sıkacağı ile portakalların üzerine veye kenarına sıkın.
Buzdolabında biraz soğuttuktan sonra servis yapabilirsiniz.
"Afiyet Olsun"


*Muhteremle Geziye güncellendi.
Kastamonu'nun tarihi ilçelerinden İnebolu'yu ve Şerife Bacı anıtını gezip, görmek ister misiniz? Bakınız;
Muhterem'le Geziye-İnebolu