24 Nisan 2007 Salı

KAŞARLI KURABİYE ve ÇAYIN ÖYKÜSÜ

Bu şiiri yıllar önce bir yerde okuyup, defterime yazmıştım.
Çay bitkisinin nasıl oluştuğunu anlatan masalsı ama hüzünlü bir hikaye.
Kimin yazdığını ne yazık ki bilmiyorum.

BİR BARDAK ÇAYIN ÖYKÜSÜ
Bir gün yoksul bir köylü,
Söğüt ağaçlarının altına oturmuş,dua ediyormuş.
"Allah'ım! Bir dileğim var senden,eğer olursa tam 9 gün uyumadan dua
edeceğim" Diyormuş.
Ve günü gelmiş,dileği olmuş yoksul köylünün.
Tam 9 günde, uyumadan dua etmiş.
Ama,dokuzuncu günün akşamı
Yorgunluktan kapanıvermiş gözleri,
Ve sabaha dek uyuyuvermiş.
Ertesi gün,öfke içinde uyanmış yoksul köylü,
Lanetler yağdırmış gözlerine.
Ve yetinmeyip,kesmiş gözkapaklarını
Kötülük ettikleri için kendisine.
İki küçük et parçası,koparılmış kelebek kanatları gibi düşmüşler yere.
Bir yıl sonra da,
Bir ot sürgün vermiş,gözkapaklarının düştüğü yerden.
Yeşil ince yapraklı bir ot.
Girdiği kapta ki kaynayan suyu,
Köylünün gözlerinden akan kanlar gibi
Kırmızıya boyuyormuş hemen.
İşte insanlar o günden sonra bu kırmızı suyu,
Şekerle içmişler.
Adına da "ÇAY" demişler.
Ama çok içenlerin bir türlü uyku girmemiş gözlerine,
Geceleri uykusuz geçirmişler hep,
O yoksul köylünün yerine.
"Afiyetle Kalın"

KAŞARLI KURABİYE;
Malzemeler;

Yarım paket margarin,
3 su bardağı un,
1 su bardağı kaşar rendesi,
2 çay kaşığı kabartma tozu,
2 çorba kaşığı yoğurt,
1 adet yumurta,
Bir miktar tuz.
Üzerine;
1 Yumurta sarısı,
Çörek otu.
Yapılışı;
Rendelenmiş kaşar peynir ve diğer malzemeleri karıştırıp,kulak memesi kıvamında yoğurun.Üzerini örtüp,yarım saat dinlendirin.
Dinlenen hamuru merdane ile 1 cm kalınlığında açın.
Kurabiye kalıpları veya bardak ağzıyla kesin.
Yağlanmış fırın tepsisine dizip,üzerlerine yumurta sarısı sürün.
Çörek otu serpin ve ısınmış fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirin.
Bu kurabiye sıcakken çok lezzetli oluyor,sıcak sıcak servis yapın.
" Afiyet Olsun"

*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Evde-işte-okulda bunaldınız mı? Biraz işlere ara verin.
Belediyenin düzenleyip park haline getirdiği "Yedikule-Soğanlı Bitkiler Parkı"na gitmeye ne dersiniz?
Rengarenk ve çeşit çeşit çiçekleri özellikle laleleri görmek istiyorsanız, bakınız;
Muhterem'le Geziye-Yedikule Soğanlı Bitkiler Parkı

20 Nisan 2007 Cuma

IZGARADA SOSLU TAVUK

YE# 21 YEMEK ETKİNLİĞİ= TAVUK TARİFLERİ 
 21. Yemek etkinliğimize hoşgeldiniz!
Bu ayın yemek konusu;Tavuk.
Ev sahibimiz; Yemek Aşkı blogunun sahibi Emel Hanım.
Emel hanıma kolay gelsin dileklerimi iletip, tarifimi veriyorum.

Hiç marketlerden soslu tavuk alır mısınız?
Ben artık almıyorum, bir keresinde marketten soslu tavuk almıştık.
Eve gelip, paketini açtığımızda öyle kötü kokuyordu ki bir daha hiç almadım.
Bana ellerinde kalan tavukları soslayıp, satıyorlarmış gibi geliyor.
Onca baharatın arasında kokusu çıkmaz zannediyorlar herhalde.
Artık ablamdan öğrendiğim bu sosu kullanarak soslu tavuk yapıyorum.
Baharatı kendi ağız tadınıza göre çoğaltabilirsiniz, mesela acı pul biber gibi.
Tavuğu pirinç pilavı ve bezelye salatası ile servis yaptım.
"Afiyetle Kalın"

 
IZGARADA SOSLU TAVUK;  
Malzemeler;
Kişi sayısına göre tavuk but, (ben 4 adet kullandım)
3 yemek kaşığı yoğurt,
2 yemek kaşığı biber salçası,
1 yemek kaşığı kuru reyhan otu,
1 yemek kaşığı kuru nane,
1 yemek kaşığı kekik,
3 yemek kaşığı sıvı yağ, yeterince tuz.
İsteğe bağlı;Kırmızı pul biber, kimyon, karabiber.
Yapılışı;
Sos malzemelerini karıştırıp, tavukları bu sosa bulayın ve bir saat kadar bekletin.


Soslu butları ızgaraya yerleştirip, içinde su dolu bir tepsi bulunan fırında kızartın.
"Afiyet Olsun"

DAHA ÖNCE YAYINLADIĞIM TAVUK TARİFLERİM;
Fırın Poşetinde Tavuk

Tavuk Köftesi

Tavuk Sote

Fırın Poşetinde Sebze ve Tavuk

Tavuk Suyuna Çorba
Yeni yayınlanan tavuk tariflerimi görmek için, tıklayın.

18 Nisan 2007 Çarşamba

ETLİ ENGİNAR

Geçen hafta annemleri yemeğe çağırdım.
Annem "ben enginar almıştım, sen diğer yemekleri hazırla, sebze benden" dedi.
Bende çorba, salata, pilav ve eti hazırladım.
Akşam beşamel sosu bende hazırladık ki enginarı sıcak sıcak yiyelim.
Annem enginarın her şeyini hazırlamıştı, bende beşamel sosunu hazırladım ve fırına verdik.
Çok güzel kızardı, oldukça lezzetliydi.
Ellerine sağlık anne, enginar harikaydı.
"Afiyetle Kalın"


ETLİ ENGİNAR;
Malzemeler;

Kişi sayısına göre enginar,
300 gram kuşbaşı et,
1 adet havuç,
1 adet kuru soğan,
2 adet sivri biber,
2-3 adet patates,
Yarım demet dereotu,
Sıvı yağ,tuz.
1 su bardağı kaşar peynir.

Beşamel sos için;
1 yemek kaşığı margarin veya tereyağ,
3 yemek kaşığı un,
2 su bardağı süt,
tuz.

TARİFİ;
Enginarlar temizlenmiş ve limonlu suyun içinde pazarda ve marketlerde satılıyor.
Enginarları kararmaması için tekrar limonlu suda haşlıyoruz.
Etleri küçük küçük doğrayıp,yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.
Etlere küçük doğradığımız havuçları,soğanı, biberi ,tuzunu ve sıvı yağı ekleyip,kavuruyoruz.
Patatesleri elma dilimi gibi kesip,kızartıyoruz.
Enginarların içine hazırladığınız etli içi yerleştirin,enginarların çevresine kızarttığınız patatesleri yerleştirin.
Beşamel sosu yapmak için,yağı eritin,unu ilave edip,biraz kavurun.
Ilık sütü karıştırarak ekleyin,tuzunu ilave edin.
Muhallebi kıvamına gelince ocağı söndürüp,blendırla iyice çırpın.
Beşamel sostan enginarların üzerine birer kaşık yerleştirip,fırına verin.
Pişmesine yakın,beşamel sosun üzerine rendelenmiş kaşar peynir ekleyip,kızarıncaya kadar pişirin.
Doğranmış dereotu ile servis yapın.
"Afiyet Olsun"

17 Nisan 2007 Salı

TAVUK SUYUNA ÇORBA


Mevsim Grip mevsimi, havaya aldanıp, evden ince bir giysiyle çıkıp, bahar rüzgarında grip yada nezle olmamak ne mümkün.
Üstelik ortalalık uçuşan polenlerle dolu.
Gribe çok iyi geldiği bilinen, (bunu bilim adamları da kabul ediyor) tavuk suyuna çorba tarifi vermek istiyorum.
Adına bakıp, sade tavuk suyuna çorba zannetmeyin, tavuğu da içinde.



Bu tarifin ismini yazarken aklıma severek okuduğum "tavuk suyuna çorba" kitap serisi geldi.
Hatırlarsanız Hıncal Uluç köşesinde bu kitaptan bahsetmiş sonra kitap oldukça güzel satış rakamlarına ulaşmıştı.
Peşinden kitabın diğer serileri de yayınlanmıştı.
Kitabın konusu yaşanmış hikayelerden oluşuyor ve ders verir nitelikte.
Sevgili Ayşe Yaman yemek tarifi verirken yemeğe uygun film seçimleri yapıp, bize tanıtır.
Bu seferlik bende tarife uygun kitap tanıtımı yapmış oldum.

Birde çok sevdiğim bir karikatürü sizinle paylaşmak istiyorum, tam konumuza uygun.
"Afiyetle Kalın"

TAVUK SUYUNA ÇORBA;
Malzemeler;

1 Tavuk budu veya yarım tavuk göğsü,
1 su bardağı tel şehriye,
1 küçük kuru soğan,
İncecik doğranmış maydanoz,
Sıvı yağ ve tuz.
TAVUK SUYUNA ÇORBA TARİFİ;
Tavuk etini tencereye yerleştirip, üzerine 5-6 bardak su ve tuzunu ekleyin.
Tavuk piştikten sonra ince ince liflere ayırın.
Tencerede küçük doğradığınız soğanı kavurup, didilmiş tavukları da ekleyin.
Üzerine tavuğu pişirdiğiniz suyu ekleyin.
Su kaynayınca tel şehriyeleri ilave edin.
Tavuk suyunun tuzu olduğunu dikkate alarak, tuzunu ayarlayın.
Çorba piştikten sonra incecik doğradığınız maydanoz yada naneyi ilave edin.
Limonla birlikte servis yapın.
"Afiyet Olsun"

16 Nisan 2007 Pazartesi

SEBZE ÇORBASI

Yakında havalar iyice ısınacak ve bizde çorba tariflerini biraz rafa kaldıracağız.
Çorba içmeye devam ettiğimiz bu günlerde size sebze kurusu ve
domates kurusundan yaptığım çorbanın tarifini vermek istiyorum.
Sebze kurusuna ilk olarak Carrefour'da rastladım ama bilmediğim için almadım.
Sonra baharatçıda gördüm, deneme amaçlı 100 gram aldım.
Kokusu aynı Knorr'un hazır pilav çeşnilerinden "çiftlik sebzeli" olanının kokusuna benziyor.
Çorba mis gibi kokuyor, kereviz-havuç-pırasa-kırmızı biber gibi çok çeşitli sebzeler var içinde.
100 gram'ıyla 3 defa çorba yaptım, meyanesini un yerine tarhana ile yaptım.
Şimdi ilk hedefim bu sebze kurusuyla bulgur pilavı yapmak.
"Afiyetle Kalın"

SEBZE ÇORBASI;
Malzemeler;
1 Çay bardağı sebze kurusu,
1 Çay bardağı doğranmış domates kurusu,
1 Çay bardağı tarhana,
1 Orta boy soğan,
1 Yemek kaşığı biber salçası,
1 adet et suyu tableti,
Sıvı yağ-tuz.
Yapılışı;
Küçük doğradığınız soğanı sıvıyağda hafif kavurun.
Biber salçasını ilave edip,üzerine 5-6 bardak su ekleyin.Küçük doğradığınız domates kurusunu,sebze kurusunu,et suyu tabletini ilave edin.
Tarhanayı ilave edip,topaklanmaması için pişinceye kadar sürekli karıştırın.
Tuzunu ve istediğiniz baharatı,et suyu tabletinin tuzu olduğunu dikkate alarak ekleyin.
Sıcak sıcak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

14 Nisan 2007 Cumartesi

BLOG OYUNU; 3 X 3

YENİ BLOG OYUNU 3 X 3
Yeni bir oyun daha,yakında yemek blogu olduğumuza kimse inanmayacak!
Herhalde birbirimiz hakkında öğrenmediğimiz bir şey kalmayacak,bundan sonra ki oyunda vukuatlı nüfus örneği isterlerse hiç şaşırmam.
Oyun oynamak güzelde arkadaşlardan hangisini seçip,sobeleyim konusu beni çok zorluyor.
Kimsenin kalbini kırmadığımı ümit ederek cevaplarımı yazıyorum.
Beni oyuna Süheyla-Esra-Özlem - Sibel ve Lama davet etti.

Kalpli pastanın tarifi
Bu kalpli pastayı,hepimizin kalbinde ayrı yerleri olan, Filiz ablaya,Fatma ablaya ve bugünlerde annesinin rahatsızlığı yüzünden zor günler geçiren
Eylül'e armağan ediyorum.
Gül tatlısının tarifi
Bu gül tatlılarını da blogların gülleri olan Pembeli-Özlem-Güliz-Sibel-Lale-Disal-Süheyla ve Melisa'ya armağan ediyorum.
Savyer bisküvili tatlı tarifi
Bu tatlı üzerinde ki sos olmadan aynı lezzeti vermez.Savyer bisküvileri blog farzedersek,üzerinde ki sosla, blog dünyasına o güzel espirili yazı ve yorumlarıyla lezzet katan arkadaşlarıma Halenze-Ayşe-Esra-Zerrin-Özlem'e armağan ediyorum.
1.1- Daha önce yaşadığınız 3 şehir?
İstanbul,İstanbul,İstanbul.
1.2- Tatil için gittiğiniz, gördüğünüz ve önermek istediğiniz 3 yer?
Abana-İnebolu-Çatalzeytin.Maviyi ve yeşili seviyorsanız,mutlaka görün.
1.3- Yaşamak istediğiniz (görmek istediğiniz de olur) 3 yer?
Doğrusu hep İstanbul'da yaşamak istiyorum ama İngiltere ve Japonya'yı da görmek hiç fena olmazdı.Ramses serisini okuduktan sonra Mısır'da çok cazip geliyor.
2.1- Şu andaki mesleğiniz nedir?
20 yıllık ev hanımı : )
2.2- Dünyaya yeniden gelseydiniz, hangi mesleği yapmak isterdiniz?
Kesinlikle Tıp ve Cerrahlık.İdolüm E.R dizisinde ki cerrah Elizabeth Cordey.
2.3- '' Kesinlikle ben yapamazdım'' dediğiniz meslek nedir?
Hukuk.Bana tıp terimlerini ezberlemek,yasaları ezberlemekten daha kolay geliyor.
3.1- Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri?
"Fırın küreği tam düzeldiğinde,ekmek yapacak hamur bitermiş.
İnsanın işi tam düzeldiğinde,ne yazık ki ömür bitermiş."
3.2- Bir kitaptan alınma, çok sevdiğiniz bir cümle, paragraf veya bir bölüm?
Mavi saçlı kız,kitabını bilirmisiniz?
16 yaşında ki Burçak Çerezcioğlu'nun,lösemiye yakalanıp,hayatını kaybettikten sonra tedavi sürecini ve yazdığı günlükten bölümlerin olduğu bir kitap.
Her anne babanın kabusu olan çocuğuma bir şey olursa korkusu, Burçak'ın babası tiyatro sanatçısı Mehmet Çerezcioğlu'na aşağıda okuyacağınız cümleleri yazdırmış.
*Sabaha değin oturup,bekliyorum karanlıkta,
Başına karanlık bir şeyler gelmesin diye...
*Sabahları hasta uyanmanı istiyorum,
Hastaysan eğer,yaşıyorsun demektir.
*Karışık bir oda da yaşanmışlık vardır,
Ben düzeni severdim. Al işte...
*Balkonun demirine yaslanıp,durdum kaç gece,
Büyükayı yıldızı orda gökyüzünde ,
Sen içerde uykudaydın.
O balkon yok artık,
Demirin soğukluğu içimde,
Bütün yıldızlar gökyüzünde gene,
Herkes uykuda....
Ama sen yoksun içerde.
3.3-Çok sevdiğiniz bir şiirin, bir bölümü?
GİDENLER;
Ne olur beni de götür gittiğin yere baba,
Bak gözlerim ağlamaktan oldu heba,
Öteler nasıldır?gidenler ne yapar?
Ne bir mektup,ne selam,ne de bir haber var.
Gidenler ne söyler?kalanlara mesaj var.
Kalanlardan gidenlere en derin dualar,dualar.
Kusura bakmayın 3. bölümün cevapları çok hüzünlü oldu ama siz sordunuz ben cevapladım.
"Afiyetle Kalın"
Blogcu'da ki yorumlar;
13 Yorum

11 Nisan 2007 Çarşamba

KİREN (KIZILCIK) TARHANASI

Şimdilik son yöresel yemeğim kiren yada diğer adıyla kızılcık tarhanası.
Annem her yaz normal tarhana yapınca "hastalıkta sağlıkta evde bulunsun" diyerek biraz da kiren tarhanası yapar.
Nezle-grip-ishal gibi hastalıklarda çok iyi sonuç verir.
Hastalandığımız zaman mutlaka hazırlayıp, içeriz.
Şifası kirenden midir? yoksa içinde ki bol sarımsaktan mıdır? bilmem ama bildiğim tek gerçek insanı hemen kendine getirdiğidir : )
Lezzet dergisi yıllar önce yöre yemekleri ansiklopedisi vermişti.
Karadeniz bölgesinin tarifleri arasında bu tarhanada vardı.
Birde "şifalı olduğu için bu tarhanaya doktor tarhanası da denir" diye küçük bir not yazmışlardı.
"Afiyetle Kalın"

kiren ağacı
*Kızılcık veya kireni ağacın dalında gördünüz mü?
Bu sene ki yaz tatilimizde kiren ağacı bulmuşken resmini çekip, buraya eklemeye karar verdim.

KİREN TARHANASI;

kiren tarhanası
Tarhananın yapılışı;
3 Kilo kiren yada kızılcık, bol sarımsak ve tuz ile yumuşayıncaya kadar 10 gün bekletilir.
Daha sonra çektiği kadar un ilave edilip, yoğurulur.
Temiz bir sofra bezinin üzerine, hamur parçalar halinde serilir.
Güneş rengini alıp soldurduğu için, mutlaka gölgede kurutulur.
Kuruyan hamur parçaları ovalayarak ve robottan geçirerek incecik un haline getirilir.

Çorbanın Yapılışı;
Çorba tenceresine 2-3 kaşık sıvı yağ dökün.
Üzerine 5 bardak su ilave edip, 4 kaşıkta tarhana ekleyin.
Su kaynayıncaya kadar topaklanmaması için sürekli karıştırın.
İçine bol sarımsak rendeleyip, tuzunu ilave edin.
Piştikten sonra sıcak sıcak servis yapın.
" Afiyet Olsun"

*Muhterem'le Geziye güncellendi.
1-15 Nisan tarihleri arasında Türk ve İslam Eserleri müzesinde ki "Bir Kul, Bir Resul" sergisine gitme imkanınız yoksa, sizin için hazırladığım bol resimli yazıyı ve video klibi görmek için, bakınız;

10 Nisan 2007 Salı

MISIR BULGURLU KARALAHANA

Bir Karadenizlinin karalahanadan uzak durması düşünülemez.
Karalahana bahçesinden ve mutfağından eksik olmaz.
Çorbasından, sarmasına, yemeğine kadar her çeşidi yapılır.
Bu yemeğe biz bulgurlu mancar yada saçaklı diyoruz.
Mısır bulguru ve haşlanmış karalahanadan yapılıyor.
Lahana "azman" denilen biraz göbekli olan körpe karalahanadan olmalıdır.
Bol baharat özellikle kırmızı biber ve karabiberle sıcak sıcak yenir.
Sağolsun annem sık sık pişirir, resimde gördüğünüz yemeği de yine annem pişirdi.
"Afiyetle Kalın"

MISIR BULGURLU KARALAHANA;
Malzemeler;
1 kilo göbekli karalahana,
1 su bardağı mısır bulguru,
2 adet kuru soğan,
2 yemek kaşığı salça,
Sıvı yağ,tuz ve baharat.
Yapılışı;
Karalahanaların saplarını ve yapraklarını ayrı ayrı doğrayın.
Önce saplarını sonra yapraklarını haşlayın.
Suyunu süzüp, pişireceğiniz tencereye aktarın.
Karalahanaya biraz su ve mısır bulgurunu ekleyin.
Tavada sıvıyağda küçük doğradığınız soğanları kavurun, salçasını ve baharatını ekleyin.
Tencerede pişmekte olan karalahananın üzerine döküp, iyice karıştırın.
Sıcak sıcak servis yapın.
"Afiyet Olsun"


*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Kastamonu yazımızın 2. ve son bölümünde Kastamonu'ya özgü ürünler, gelenekler ve yemeklerden oluşan bir dosya hazırladım.
Bakınız;


6 Nisan 2007 Cuma

ETLİ EKMEK


Kastamonu'nun yöresel yemeklerine devam ediyoruz.
Etli ekmek, Kastamonu denilince tirit kadar meşhur bir yemektir.
Yapılışı kolay, çiğ böreğin biraz daha büyüğü ve mayasız olanı.
En mühimi iç malzemesi, kıyması biraz sulu olmalı, ister su ekleyerek,
isterseniz domatesi bol tutarak kıymayı sulu hale getirebilirsiniz.
Piştikten sonra tereyağı ile yağlayıp, geniş şeritler halinde kesebilirsiniz.
Dışarıda etli ekmek yediğinizde servisi hep böyle geniş şerit şeklinde kesilmiş olarak yapılıyor.
"Afiyetle Kalın"

ETLİ EKMEK;
Malzemeler;
1 kilo un,
2 adet yumurta,tuz.
İç malzemesi;
Yarım kilo kıyma,
3 adet domates,
3 adet sivri biber,
3 adet kuru soğan,
tuz,karabiber,tereyağ.
TARİFİ;
İç malzesi için, soğanları-domatesleri-biberleri robotta iyice kıyın.
Hazırladığınız malzemeyi kıymanın içine ekleyip, tuzunu ve karabiberini ekleyin.
Undan açmak için bir miktar ayırın, kalanına 2 yumurta, tuz ve su ilave ederek, kulak memesi kıvamında hamur hazırlayın.
Hamuru mandalina büyüklüğünde pezilere ayırın.


Un yardımıyla hamurları teflon tavanıza sığacak büyüklükte açın.



Açtığınız yufkanın yarısına kıymalı harçtan yayın.



Diğer yarısını üzerine kapatıp, kenarları açılmasın diye parmaklarınızla bastırın.



Teflon tavanızı ocağın üzerinde ısıtın, hazırladığınız yufkayı içine koyup, pişirin.


Arkasını çevirdiğiniz zaman tereyağ sürün.
Diğer tarafına da pişince tereyağ sürüp, sıcakken geniş şeritler halinde kesip, servis tabağına alın.
"Afiyet Olsun"

5 Nisan 2007 Perşembe

ÇOCUKLUK KAHRAMANLARIMIZ


img49/3779/kahramanlar5cr1.jpg
CİMCİME
İnsanlar yemek blogu olduğumuzdan yakında şüphe edecekler, hemen hemen her hafta yeni bir oyunla karşılaşıyoruz.
Bu sefer ki konumuz; Çocukluk Kahramanlarımız.
Bu oyunu ilk kez büyülü mutfak kokusu Esra'da gördüm ve bu konu ile ilgili yazı yazmam için önce Halenze daha sonra birdebenvarim tarafından davet edildim.
Bu vesile ile eski dostları gördük, zamanında çok sevdiğimiz ama unuttuğumuz kahramanlar, farklı bloglarda karşımıza çıktılar.
Birde bu oyun sayesinde harika bir blogla tanıştım, çocukluğu 80'li yıllarda geçen herkesin hatırlayabileceği çizgi film ve dizi filmleri tanıtan bir blog.
Çocukluğumuzun çizgi filmleri için buraya,
Çocukluğumuzun tv programları için buraya, tıklayabilirsiniz.

Benim en sevdiğim çizgi kahraman, televizyondan değil Milliyet Çocuk dergisinden.
Derginin yeni sayısını iple çekerdim, içinde Red Kit'in maceraları bile vardı.
Cimcimeyi o kadar çok severdim ki, onun olduğu sayfaları koparıp, kendime bir cimcime albümü hazırlamıştım.
Niye bütün dergiyi saklamamışım bilmem?
Albüme ne oldu diyecek olursanız, benden okumak için alan biri tarafından kaybedildi, albümümü bir daha göremedim : (
Kahraman olarak Cimcimeyi tanıtmaya karar verdiğimde şöyle bir araştıma yapayım dedim, resimlerini ve bir kaç kare maceralarını görünce eski günlere geri döndüm.
Mesela en altta ki arabanın içinde geçen serüveni çok iyi hatırlıyorum.
Cimcime ve arkadaşları yağmurdan kaçıp, sığındıkları arabada uyuya kalıyorlar, aileleri de onları arıyordu.
img180/8971/kahramanlar4te2.jpg
Cimcime kimdir?
70'li yılların sonunda ve 80'lerin başında Milliyet Çocuk dergisinde yayınlandı.
Orjinal ismi Stefi, çizeri İtalyan Grazia Nidasio.

İlk olarak Valentina Mela Verde adıyla yayınlanmaya başlamış, daha sonra karakterler arasından cimcime öne çıkmış.
Köpeği kuçu, arkadaşları gözlüklü ve mıymıy, ablası, abisi, ev hanımı annesi ve babasıyla site içinde ki bir dairede yaşıyorlar.

Babasının tipi, tipik bir Türk erkeğini andırırdı.
Genelde bahçıvanlı tulumlar giyerdi, annesi titiz bir ev hanımıydı, ablası çok güzeldi ve cimcime bir bölümde bu konuya epey kafayı takmıştı.
Mısır püskülü gibi saçlarım var diye söylenip duruyordu.
Müthiş bir hayal gücü vardı.
Duyduğu her şeyden etkilenip, hemen hayal kurmaya başlardı.
img264/8661/kahramanlar3yu2.jpg
İnternette Cimcime hakkında bulduğum bilgiler;
1976 da, ülkesinde (İtalya) tanınmış bir çizer olduğu anlaşılan bayan Grazia nidasio tarafından yaratılmış, Stefi adli küçük bir kızın günlük hayatını, tuttuğu günlüğe bağlı olarak anlatan çizgi serisi.
80 lerde Milliyet Çocuk dergisinde Cimcime olarak yayınlandı.
Stefi, yani Cimcime bir apartman dairesinde, karakteri pek vurgulanmamış ama sakin ve okuryazar bir baba, bira
z daha klasik bir anne, güzelliğine meraklı bir kız kardeş ve aklı havada, spora meraklı bir ağabey ile yaşamaktadır.
Arkadaşları, durmadan kavga ettiği zeki ve her şeyi bilen çocuk gözlüklü, ve mıymıy isimli safça bir kızdır.
Kuçu isminde bir köpeği olan, püskül saçlara sahip ve bu durumdan hoşnut olmayan cimcime, iyi bir gözlemcidir, büyüklerin dünyasındaki saçmalıkları tespit edip bunları kendince yorumlamakta üstüne yoktur.
Zaten serinin konsepti, cimcimenin bu tespitleri üzerinedir.
img264/5923/kahramanlar1wt0.jpg
"Benimde anlatacaklarım var, benim kahramanımı kimse anlatmadı " diyorsanız, mimlendiniz.
Hemen kahramanınızı yazmaya ve anlatmaya başlayın.

4 Nisan 2007 Çarşamba

TİRİT

Sanırım Kastamonu'lu olduğumu bilmeyen kalmadı.
Eğer bilmeyen varsa da bu yemeği görünce şıp diye nereli olduğumu anlayacaklardır.
Kastamonu denince ilk akla gelen yemek Tirit, Etli Ekmek ve Kuyu Kebabı(büryan)dır.
Tirit için Google'da araştırma yapayım dedim ama gördüm ki tirit diye verilen tarifler, daha çok bayat ekmekleri israf etmemek için yaptığımız bizim papara dediğimiz yemekten başka bir şey değil.
Bizim oralarda tirit, rulo yapılmış kuru yufkanın üzerine kemikli et suyu dökerek yapılır.
Bir de bazı yerlerde yufka yerine Kastamonu'ya özel susamsız simitle yapılır.
Kuru yufkayı köy böreğinde tarif etmiştim, elde incecik açılıp sacta kurutularak elde ediliyor.
Tabi bu işi yapabilen genç nesil arasında ben ne yazık ki yokum.
Sağolsun anneciğim bize bu yufkayı açıp, börekte yapıyor, tiritte.
Şimdi diyeceksiniz ki kuru yufkayı nereden bulabilirim?
Benim gibi yapın, hazır yufka alın rulo yapıp, aynı uzunlukta kesin ve fırına verip, kurutun.
Yada yufkacıya tiritlik yufka istediğinizi söyleyip, yufkaları biraz daha fazla pişirmesini sağlayın.
Kastamonu'ya ait yemek tariflerim devam edecek.
* Tiridine Bandım türküsünü buradan dinleyebilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"

*Muhterem'le Geziye'de Kastamonu'yu tanıtıyorum, en son hazırladığım yazının konusu da Kastamonu'ya ait gelenekler ve yöresel yemekleri oldu.
Bakınız; Kastamonu Denilince Akla Gelenler 
Kastamonu hakkında yazdığım, en güncel, bol resimli yazıların tümünü KASTAMONU kategorisinde görebilirsiniz.
TİRİT;
Malzemeler;

4 Adet yufka,
1.5 kilo kemikli et,
Tuz, karabiber.
Yapılışı;
Kemikli etleri yıkayıp, üzerini geçecek kadar suyunu ve tuzunu ekleyin.
Etleri düdüklü tencerede iyice pişirin.


Yufkaları rulo yapın, aynı boyda kesip Borcam'a dizin.


Yufkaları orta hararette ki fırında iyice kurutun.
Servis yapacağınız zaman yufkaların üzerine et suyunu döküp, etini de ayrı bir tabakta servis yapın.
Bu yemeğin olmazsa olmazlarından biride karabiberdir.
Yufkasına yemeden önce karabiber serpmeyi unutmayın.
"Afiyet Olsun"

2 Nisan 2007 Pazartesi

SULTANİ BEZELYE SALATASI

Sultani, nam-ı diğer yaprak bezelye için son günler, taneleşip-kartlaşmasına ve ortadan kalkmasına az bir zaman kaldı.
Sultani bezelyeyi yapmak-denemek istiyorsanız, elinizi çabuk tutun.
Daha önce etli yemeğinin tarifini vermiştim, şimdi de hafif bir salatasının tarifini vermek istiyorum.
Bebek mısır turşusu ve közlenmiş kırmızı biberin verdiği tatla harika oluyor.
Sizde kendi damak zevkinize uygun sebzelerle kendi salatanızı oluşturabilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"


SULTANİ BEZELYE SALATASI;
Malzemeler;

250 gram sultani bezelye,
1 kase haşlanmış ince doğranmış havuç,
1 kase ince doğranmış kırmızı biber turşusu,
1 kase ince doğranıp,haşlanmış mantar,
1 kase doğranmış bebek mısır turşusu,
1 kase soya filizi konservesi,
Taze nane yaprağı,
Yarım çay bardağı zeytinyağ-tuz.
Yapılışı;
Bezelyenin başlarını ve yanlarında ki kılçıklarını temizleyin.
5 dakika kadar haşlayıp, soğutun.
Diğer malzemeleri istediğiniz ölçülerde doğrayıp, bezelyelerle birlikte harmanlayın.
Taze nane yapraklarını doğrayın,zeytinyağını ekleyin.
Közlenmiş kırmızı biber ve bebek mısır turşusunun tuz oranını dikkate alarak tuzunu ekleyin.
"Afiyet Olsun"

1 Nisan 2007 Pazar

KORE USULÜ SOSLU ERİŞTE


Sofra dergisinin Nisan sayısını aldınız mı?
Derginin bu ay ki hediyesi işte bu, Kore Usulü Hazır Soslu Erişte.
Aynı Noodle'a benziyor,onun kıvırcık olanı.
Bunun sosu da yanında, sosun içeriği de özel baharat karışımlı çorba tozu ve kurutulmuş sebzeden oluşuyor.
Baharatın acı olduğunu belirtmek isterim, şöyle bir yakıp geçiyor.
Bir de bu erişteyi çorba gibi sulu pişiriyorsunuz ve suyunu süzmeden yiyorsunuz.

 Sofra dergisi dışında nereden bulabilirim? diye sorarsanız, Migros'larda mevcut, ben hep Migros'ta görüyordum, bilmediğim için almıyordum.
"Afiyetle Kalın"
*Aman Dikkat! Bugün 1 Nisan, şaka kurbanı olmayın.
KORE USULÜ HAZIR SOSLU ERİŞTE;
Yapılışı;

1 paket için 3 su bardağı suyu kaynatın.
Erişteyi ve içinden çıkan çorba tozu ve baharat karışımını da ekleyin.
3 dakika kaynatın,sıcakken çorbası ile birlikte,(içine ekmek kıtırı da atabilirmişsiniz) servis yapın.
"Afiyet Olsun"