30 Nisan 2008 Çarşamba

HOŞGELDİN BEBEK PASTASI-ERKEK BEBEK İÇİN

erkek bebek için
YAMAN ETKİNLİK=HOŞGELDİN BEBEK PASTASI
Bu ay ki etkinliğimizin konusu;Hoşgeldin Bebek.
Ev sahibimiz; Yumurta Sepeti blogundan,yakında anne olacak olan sevgili Aslı.
Böyle bir etkinliğe,bundan daha uygun ev sahibi olamaz diyerek,kolay gelsin dileklerimi iletiyorum.
Konumuz Hoşgeldin bebek ama kapsadığı alan oldukça geniş.
Hoş geldin bebek kurabiyeleri, bebek pastaları, diş buğdayı sofraları, 40 mevlütleri, baby shower partileri, bebek hediyeleri, şekerleri, çikolataları, süslemeleri bebekle ilgili her şey bu etkinlikte yer alabiliyor.
Ben bu etkinlik konusunu duyduğum anda bu pastaya karar verdim.
Bir arkadaşımızın iki kızından sonra bir oğlu dünyaya geldi.
Ben de hem onun için hemde etkinlik için bu pastayı hazırladım.
Süslemeleri hazır kullandım,bebekler gibi saf ve tertemizliği vurgulamak için üzerini ve çevresini beyaz krem şantili ve hindistan cevizli, içini de çekilmiş ceviz içi ve muzlu-çilekli hazırladım.
"Afiyetle Kalın"

HOŞGELDİN BEBEK PASTASI;
Malzemeler;
Pandispanya için;
3 yumurta,
10 kaşık şeker,
10 kaşık un,
1 paket kabartma tozu,
1 paket vanilya.
Üzeri ve çevresi için;
2 poşet krem şanti,
2 bardak soğuk süt,
Şeker hamurundan küçük kalp ve yıldız süsleri,
Çevresi için;1 su bardağı hindistan cevizi.
İçi için;
2 adet büyük boy muz,
250 gram çilek,
1 çay bardağı çekilmiş ceviz içi.
HOŞGELDİN BEBEK PASTASI TARİFİ;
Pandispanya için (18 cm'lik kalıp),yumurta-şeker ve vanilyayı çırpın.
Un ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin ve karıştırın.
Kek kalıbınızı yağlayıp,unlayın.Hazırladığınız hamuru içine boşaltın.
Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
Pişen ve soğuyan pandispanyanızı ortasından ikiye kesin.
Krem şantiyi sütle çırpın.
Kekin içine krem şantiyi sürüp,üzerine çilek ve muzu dilimleyerek dizin.
Çekilmiş cevizi serperek,kekin diğer yarısını üzerine kapatın.
Kekin her tarafını krem şanti ile kaplayıp,istediğiniz gibi süsleyin.
Çevresini isterseniz rendelenmiş çikolata veya çekilmiş kuruyemişle kaplayabilirsiniz.
Ben beyaz ortam bozulmasın diye hindistan cevizi ile kapladım.
"Afiyet Olsun"

29 Nisan 2008 Salı

SARAYDAKİ MÜCEVHER TEKRAR BAŞLIYOR!


Yaşasın!
Sonunda tekrarını versinler diye sabırsızlıkla beklediğim Saraydaki Mücevher dizisi bugün 1.bölümü ile tekrar başlıyor.
Daha önce dizinin başlangıcı okulların ara tatile girdiği Ocak ayına gelmişti.
Kızım ilk bölümlerini "bunu mu izliyeceğiz?" diye diye bana seyrettirmemişti.
Okullar açılınca ben hiç bir bölümünü kaçırmadan izlemeye çalıştım ama yine de eski saati olan 13.30 çoğu zaman dışarda olan işlerimi gördüğüm,misafir geldiği yada gittiğim saate denk geliyordu.
Dizinin tekrarını sabah 5.30'da bile seyrettiğim oluyordu : )
Şimdi benim için mükemmel bir saatte, cuma hariç hafta içi hergün saat 18.00'da tekrar başlıyor.


Diziyi niye izlemelisiniz;
Bu dizi yemek blogları ve yemek yapmayı sevenler için bir hazine.
Yemek yapım aşamaları, küçük tüyolar, faydalı bilgiler, püf noktaları ve hangi sebze-meyvanın veya baharatın neye iyi geldiği ve faydaları mutfak bölümünde çalışanları eğitirken öyle güzel anlatılıyor ki, eminim dizinin ve başrol oyuncusu Cangema'nın müptelası olacaksınız.
Mutfak bölümünde çalışanların damaklarında ki hassasiyete şaşıracaksınız.
Yemeği sadece tadarak, içindeki malzemeleri, neden ve nasıl yapıldığını en ince ayrıntısına kadar sıralayabiliyorlar.

Dizinin kostümleride çok başarılı, kraliyet ailesinin ihtişamlı giysileri, çalışanların mevkilerine uygun kıyafetleri, hepsi çok güzel.
Keşke Osmanlı Devletinin muhteşem mutfağını gösteren böyle bir dizi bizde de çekilse.
Entrikada bizimkilerinde onlardan aşağı kaldığını sanmıyorum : )
Nedense! bizim yapımcıların ilgisini en çok "Harem" bölümü çekiyor.


SARAYDAKİ MÜCEVHER;
Saray ihtişamının gölgesinde, entrikalarla örülü hayatların iç içe geçmiş hikayesi, bir ailenin kaderini önce mahveder, sonra tamir edip bir mücevhere dönüştürür…
1480’lerde Kore’de geçen 54 bölümlük dizinin öyküsü Chunsoo adlı bir saray muhafızıyla (Cangema'nın babası), saray mutfağının genç ve başarılı aşçılarından Lady Park’ın (Cangema'nın annesi) yollarının kesişmesiyle başlıyor…
Kral daha önce tahtan indirilen kraliçenin zehirle öldürülmesine karar vermiştir.
Bu görevi gerçekleştirecek olan muhafız Chunsoo’dur.
Ancak kraliçe zehri kendi elleriyle içer ve prens olan oğlunun bir gün büyüyüp kral olacağını ve intikamını alacağını söyler.
Öte yandan Lady Park, baş kahya Choi’nin yeğeninin ana kraliçenin yemeğine zararlı maddeler koyduğunu görerek, durumu mutfak müdiresine açıklar.
Baş kahya ve diğer yetkililer bir bahaneyle Lady Park’ı suçlayıp, zehirler.
Ama genç kadının yakın arkadaşı, panzehirini bularak, onu kurtarır.


Dizinin baş kahramanı Cangema hakkında bilgi verecek olursam;
Cangema'nın muazzam bir azmi ve sabrı var.
Sarayda mutfakta çalışanların arasında ki ünvan-makam kavgası, entrikalar, hiç eksik olmuyor.
Ama kızımız Cangema işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor.
Bu arada saraydaki mutfakta eğitime henüz 5 yaşındayken başlıyor.
İlk bölümlerde onu 5 yaşında ki haliyle izleyeceğiz.
Tabi kötü kalpliler onun yakasını bırakmıyor ve Cangema'yı vatan haini bile ilan ediyorlar.
Daha fazla dayanamayan Cangema saraydan ayrılıp, tıp eğitimi alıyor ve saraya önce hemşire, sonra da ilk kadın hekim olarak tekrar geri dönüyor.

Dizi hakkında kısacık bilgi;
Dae Jang Geum, Güney Kore TV kanalı MBC tarafından yapılmış 2003 TV serisidir.
Türkiye'de, 14 Ocak 2008'de Saraydaki Mücevher adıyla TRT 1'de yayınlanmaya başlamıştır.
Joseon Hanedanı'nın Vakayiname'sinde betimlenen tarihi figür gevşekçe temel alınarak oluşturulan hikaye, Kore'nin Joseon Hanedanı'nın ilk bayan saray hekimi Jang-geum'nın (okunuşu: Cangema, oynayan: Lee Young-ae) üzerine odaklanır.
Ana tema, Jang-geum'nın sebatı olmakla beraber geleneksel Kore kültürünün özellikle de Kore saray mutfağının ve tıbbının betimlemesidir.
Bu bilgi; Wikipedia'dan alınmıştır.

 
Dizi ile ilgili daha fazla bilgi edinmek ve daha çok resim görmek için Türkçe forum sayfasına girebilirsiniz.
Forum sayfası için tıklayın.

"İyi seyirler"

25 Nisan 2008 Cuma

SULTAN BÖREĞİ


YE # 33 BÖREKLER = SULTAN BÖREĞİ
Yemek etkinliğimizin bu ay ki konusu; Börekler.
Ev sahibimiz; Leziz blogunun sahibi, Özlem.
Özlem'e kolay gelsin dileklerimi iletiyorum.
Etkinliğe "sultan böreği" tarifi ile katılıyorum.
Bu tarifi yıllar önce gazetenin verdiği Emine Beder kitaplarından öğrenmiştim.
Bu böreği, içinin malzemesinin bolluğu ve doyurucu özelliği sayesinde akşam yemeğinde de kullanabilirsiniz.
Gül böreği şeklinde sararak çay davetinizde daha kolay servis yapabilirsiniz.
Üzerinde ki kaşar peynirin rendelenmesi gerekiyor, o gün benim rendelemeye vaktim yoktu, bende eriyeceğini düşünerek birer dilim kaşar yerleştirdim.
Kaşar peynirde erimeyip, kızarmayı tercih etti, ortaya bu görüntü çıktı.
"Afiyetle Kalın"

 
SULTAN BÖREĞİ;
Malzemeler;
1 kilo yufka,
İç malzemesi;
250 gram kuşbaşı et,
1 kutu bezelye konservesi,
2 adet havuç,
1 orta boy soğan,
sıvı yağ,tuz.
Beşamel sos için;
1 yemek kaşığı margarin veya tereyağ,
3 yemek kaşığı un,
2 su bardağı süt,tuz.
Üzerine;
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peynir.

SULTAN BÖREĞİ TARİFİ;
Küçük doğranmış etleri kavurup, yumuşayıncaya kadar pişirin.
Etler piştikten sonra, yarım çay bardağı sıvı yağ ekleyin.
Soğanları küçük doğrayıp, etlerle birlikte kavurun.
Bezelyeyi, garnitürlük doğradığınız havuçları, tuzunu ve istediğiniz baharatı ekleyerek iç malzemenizi pişirin.


Yufkaları yarım yarım keserek, bir kasenin içine serin.
İçine pişirdiğiniz soğumuş olan bezelyeli içten, 1-2 kaşık ekleyip, yufkaların kenarlarını içine doğru katlayıp, yağlı kağıt serilmiş yada yağlanmış fırın tepsisine ters çevirerek yerleştirin.


Beşamel sosu yapmak için;
Yağı eritin, unu ilave edip, biraz kavurun.
Ilık sütü karıştırarak ekleyin, tuzunu ilave edin.
Muhallebi kıvamına gelince ocağı söndürüp, blendırla iyice çırpın.
Hazırladığınız bohça şeklinde ki böreklerin üzerine birer kaşık beşamel sostan yayın.


Kaşar peyniri rendeleyip, beşamel sosun üzerine serpin.
Önceden ısıttığınız orta hararetteki fırında hazırladığınız böreği pişirin.
"Afiyet Olsun"

22 Nisan 2008 Salı

IBATECH 2008 PASTA FUARI

17-20 Nisan 2008 tarihlerinde İstanbul Expo Center'de "IBATECH Ekmek, Pasta ve Teknolojileri Fuarı" vardı.
Bu fuarı Ocak ayında duymuş, "mutlaka gitmeliyim" demiştim ama heyhat balık hafızam sayesinde unutmuşum.
Pazar günü blog manşete girip, bu fuarla ilgili blogcu arkadaşların başlıklarını görünce "olamaz, bugün fuarın son günü"dedim.
Allah'tan eşim Yenibosna tarafına gidiyordu, fırsatı kaçırmadan hemen organize olduk.
Sağolsun kızımla beni fuar alanına Yeşilköy'e bıraktı.
Fuarı gezdik, çok güzel saatler geçirdik.
Dönüşte metro ile kendimiz döndük.
Aklınızda bulunsun Metronun havaalanı hattının fuar merkezi ve İstanbul Gösteri Merkezi'nin (eski Mydonose Showland) tam önünde bir durağı mevcut.

Fuardan bahsedecek olursak, davetiyeniz varsa ücretsiz kayıt yaptırarak girebiliyorsunuz.
Davetiyeniz yoksa kişi başı 10 Ytl ödemek gerekiyor.
Bildiğim kadarıyla bu fiyat fuardan fuara değişiyor.
Fuarın bir konusu da ekmek makinaları, fakat sanayi tipi ekmek makinaları hiç ilgimizi çekmediği için o standları fazla dolaşmadık.
Pasta ile ilgili neredeyse bütün standları dolaştık.
"Fo" standını çok beğendik, öyle bir organizasyon vardı ki, spot ışıklar, müzik, pasta ustalarının şovu, standın çevresinde pasta ustaları, gözünüzün önünde çeşit çeşit pastalar yapıyorlar.
Şeker hamuru ve marzipandan model yapanlar da vardı.
Birde dekor şekerinin yapılışı vardı o da çok ilginçti.

Karayip korsanı "Jack Sparrow"

Kırmızı başlıklı kız.


Taş devri.





Marzipan hamurundan Kız kulesi.


Yukarıda ve aşağıda ki resimde gördüğünüz pastaları "Fo" standında ki ustalar gözümüzün önünde yaptılar.
Üstte ki pasta, pasta jeli ile hazırlandı.

Bu pasta ise sadece krem şanti ve krem şanti torbasının ucunda ki duylar ile ortaya çıktı.
Bu yöntemle şeker hamurundan, sert kaplamalardan hoşlanmayanlar için çok güzel pastalar ortaya çıkarıyorlar.
Bu iki pastanın yapım aşamasının tek tek resimlerini çektim.
İzleyeceğiniz video da mevcuttur.


Model ve figür çalışması.


Görmüş olduğunuz Sultanahmet Camisi'nin ve Boğaz Köprüsünün maketi "dekor şekeri" ile hazırlanmış.

Elbette resimlerin hepsi bu kadar değil, çeşit çeşit pasta görmeye nefsiniz dayanabilecekse : ) 50 Cent'in Candy Shop şarkısı eşliğinde hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.
Dailymotion;

IBATECH Pasta Fuarı 2008 ile muhteremlegeziye

You Tube;
 

"Afiyetle kalın, ağzınızın tadı bozulmasın"

18 Nisan 2008 Cuma

ŞEHRİYELİ BULGUR PİLAVI

Bugünlerde pirinç fiyatları aldı başını gidiyor.
Açıklamalara göre stoklarda sıkıntı yokmuş, sıkıntı varmış gibi gösterip fiyatı yükseltip, bizim kaygıyla pirinç almamızı bekliyorlarmış, pirinç almazsak fiyatın düşeceğini de söylüyorlar.
Kaç gündür bunları duyuyoruz.
Madem öyle bizde o zaman bulgur yeriz.
Üstelik faydaları saymakla bitmiyor.
Sofra dergisinin Mart sayısında bulgur dosyası vardı ve bulgurun faydalarını, adının nerden geldiğini ve nasıl üretildiğini anlatan bir yazı hazırlamışlardı.
Sofra dergisinden aldığım bir kaç başlığı sizinle paylaşmak istiyorum.

BULGURUN SAĞLIĞA FAYDALARI;
*Bulgur doymamış yağ içerir ve toplam yağ oranı da düşüktür. Ayrıca kolesterol içermez.
*Buğday, imalatında ki pişirme ve kurutma işlemlerinden dolayı, bazı besin maddelerinin emilimini engelleyen fitik asit barındırmaz.
*Yüksek oranda mineral ve selüloz barındırdığından, besin emilimini hızlandırır.
*Lif bakımından zengindir. Kabızlığı önler, bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltır.
*Vejeteryenler için önemli bir besin kaynağıdır.
*Radyasyon emmediği gibi, radyasyona karşı da dayanıklıdır.
*İçeriğinde ki folik asitten dolayı, hamile kadınlar ve çocuklar için yararlıdır.
  Hamilelik sırasında annenin vücüdunda meydana gelebilecek folik asit yıkımını önler.
  Folik asit, bebeğin hamileliğin ilk 3 ayında gerçekleşen beyin gelişimini sağlar.
*Bulgur kepekli olduğu için, posa yönünden zengindir.
  Bulgurda ki kepek suda çözünmediğinden, şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve yağların              yükselmesini önler.
BULGURUN BESİN DEĞERİ;
*Üretimi sırasında pişirme işleminden geçen bulgurun, pişirme suyunda çözülen vitamin ve diğer besin maddeleri yeniden buğday tanelerinin içine emilir, besin kaybı olmaz.
Bu işlem aynı zamanda bulgurun pastörize olmasını da sağlar.
Bu nedenle bulgur diğer bakliyatlara göre daha dayanıklıdır.
*Bulgurun besin değeri diğer tahıllara göre daha yüksektir. İçeriğinde ki protein, kalsiyum, potasyum ve fosfor, pirinçten daha yüksek, B vitaminleri ve demir miktarı ise pirinç ve makarnadan 3-5 kat fazladır.

Diğer bulgur pilavı tariflerim için bakınız;

Domatesli bulgur pilavı

Müceddere (yeşil mercimekli bulgur pilavı)

"Afiyetle Kalın"

ŞEHRİYELİ BULGUR PİLAVI;
Malzemeler;
2 su bardağı pilavlık bulgur,
1 çay bardağı tel şehriye,
1 yemek kaşığı tereyağ,
Yarım çay bardağı sıvı yağ,
Tuz-isteğe bağlı 1 adet tavuk bulyon tableti.
Yapılışı;
Tereyağ ve sıvıyağı pilav tenceresinde eritin.
Eriyen yağın üzerine tel şehriyeleri atıp, renkleri açık kahverengiye dönene kadar kavurun.
Ayıklayıp yıkayıp, iyice süzdüğünüz bulguru kavrulmuş tel şehriyenin içine ekleyin.
Bulguruda biraz kavurduktan sonra üzerini bir parmak aşacak kadar (tahminen 4 su bardağı) su ekleyin.
Tuzunu ve iyice ufaladığınız tavuk bulyonu ekleyip, kapağını kapatın.
Kaynadıktan sonra ocağın ısısını düşürüp, suyunu çekinceye kadar pişirin.
"Afiyet Olsun"

*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Lalerin şenlendirdiği Gülhane Parkı gezimizin 2. bölümünü ve hazırladığım videoyu izlemek için Bakınız; Muhterem'le Geziye-Gülhane Parkı'nda Lale zamanı 2. bölüm.

14 Nisan 2008 Pazartesi

SEBZELİ ŞİŞ KÖFTE

Artık havalar ısınmaya başladı,yakında mangal sefaları başlar.
Evinizde müsait bir balkon yada terasınız-bahçeniz varsa değmeyin keyfinize.
İstanbul'da çoğu evde (benim evim de dahil) böyle bir seçenek yok.
Ben şanslıyım terası olan abim ve bahçesi olan eniştem sayesinde mangal keyfini yapabiliyoruz.
İstanbul'da hafta sonları bütün çayır çimen-park-yol kenarları aklınıza gelebilecek her yeşillik mangal yapanlarla dolu.
Hatta Emirgan-Çamlıca gibi büyük parklarda mangal yapmak yasak olduğu halde, bizim cin fikirli insanlarımız parkın dış kapısında yada kenarlarını çevreleyen duvarın hemen öbür tarafında ki kaldırımda mangal yapıp, içeridekilere pişen mangalı uzatıyor.
Sanırım yasak parkın içini kapsadığı için hemen dibinde yapınca sorun olmuyor ama yine her yer duman altı oluyor.
Tarifimize gelirsek, bu şiş köfteyi yapmaya niyetlendiğimde malzemelerini aldım, evde şiş var diye yeni şiş almadım.
Her şeyi hazırladım tam şişlere dizeceğim, bir baktım ki benim şişler küçük boymuş, onun için fazla köfte yada sebze sığmadı.
Size tavsiyem büyük boy şişlerle bu tarifi denemeniz.
Ben bu şişi fırının ızgarasında pişirdim, diğer şiş tarifim için bakınız; Tencerede Kuzu Şiş
Yanına yapacağınız pirinç pilavı ile yemeğinizi tamamlayabilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"

SEBZELİ ŞİŞ KÖFTE;
Malzemeler;
500 gram köftelik kıyma,
1 paket köfte harcı,
1 adet yumurta,
1 adet rendelenmiş soğan,
yarım demet ince kıyılmış maydanoz,
10-15 adet çöp şiş.
Arpacık soğan,
küçük kiraz domates,
Küçük boy mantar,
3-4 adet sivri biber.
Yapılışı;
Köftelik kıymanın içine rendelediğiniz soğanı,ince kıyılmış maydanozu,yumurtayı ve köfte harcını ekleyin,köfte harcı kullandığımız için 1-1.5 çay bardağı su ekleyip,iyice yoğurun.
Yoğurduğunuz köfteyi ister yuvarlak top şeklinde, isterseniz üzerine bastırarak daire şeklinde hazırlayın.
Şişlere sırayla arpacık soğan-biber-domates-köfte gibi yada daha çok köfte, daha az sebze olarakta dizebilirsiniz.
Önceden ısıttığınız fırında ızgara bölümüne dizerek (ızgaranın altına içinde su olan tepsi koymayı unutmayın! )
hazırladığınız şişleri pişirin.
"Afiyet Olsun"

* Muhterem'le Geziye güncellendi.
İstanbul'da ki lale festivali devam ediyor, Gülhane Parkında ki laleleri görmek istermisiniz?
Bakınız ;Muhterem'le Geziye-Gülhane Parkı'nda lale zamanı

13 Nisan 2008 Pazar

KİVİLİ GÜLLÜ TARTÖLET

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 20
20. etkinliğimizin ev sahipliğini "Mucizem beni bul" blogunun sahibi arkadaşımız yapıyor.
Bu tarifi leziz blogunun sahibi hemşerim-arkadaşım Özlem'de görmüştüm.
Özlem kivilerin çok zor kıvrıldığından ve sabit durduramadığından bahsetmiş,gerçekten biraz zor şekil alıp,aldığı şekli pek muhafaza edemiyorlar ama şekil ve görüntü çok güzel oluyor.
Bu tartölette krem şanti kullandım ama isterseniz ortasına muhallebi yerleştirebilirsiniz.
Muhallebisi için bakınız; Vişneli tartölet.
"Afiyetle Kalın"

KİVİLİ GÜLLÜ TARTÖLET;
Malzemeler;
150 gram eritilmiş margarin
1 yumurta
Yarım su bardağı toz fındık
Yarım tatlı kaşığı tarçın
2,5 su bardağı un,(hamurun kıvamına göre arttırmanız gerekebilir)
İç malzemesi;
1 su bardağı soğuk süt,
1 poşet krem şanti.
Üzeri için;
3-4 adet kivi,
Dr. Oetker tart jölesi.

TARİFİ;
Tartölet hamurunun malzemelerini mikserle karıştırıp,yoğurun.
Bardak ağzı veya kalıpla kesip, yağlayıp, unladığınız tartölet kalıplarına hamurları yerleştirin.
Önceden ısıtılmış fırında kurabiye kıvamında pişirin.
Süt ile krem şantiyi çırpın.
Hazırladığınız tartöletlerin içini krem şanti sıkarak doldurun.
İnce ve yuvarlak doğradığınız kivileri gül tatlısındaki gibi 3 tanesini üst üste gelecek şekilde yerleştirip, yuvarlayarak gül şekline getirin.
Krem şantilerin üzerine hazırladığınız kividen gülleri yerleştirin.
Güllerle uğraşamam derseniz, normal yarım ay şeklinde doğrayıp,dizebilirsiniz.
Tart jöleyi üzerinde ki tarife göre pişirip, kivilerin üzerine kaşık yardımı ile dökün.
" Afiyet Olsun"

11 Nisan 2008 Cuma

PORTAKALLI-ÇİKOLATA SOSLU MUHALLEBİ


Bu muhallebinin içinde hem portakal kabuğu rendesi, hemde portakal suyu var.
Portakalın mis gibi kokusu ve muhallebinin lezzeti, üzerindeki çikolatalı sosla birleşince ortaya müthiş bir tat çıkıyor.
Sosun üzerine rendenin ince tarafından portakal kabuğuda rendeleyebilirsiniz,hindistan cevizi veya kuruyemişle de süsleyebilirsiniz.
Muhallebiyi yaparken topaklanmaması için, blender veya mikser kullanmanızı öneririm.
"Afiyetle Kalın"

PORTAKALLI-ÇİKOLATA SOSLU MUHALLEBİ;
Malzemeler;
125 gram margarin,
1.5 su bardağı un,
1 su bardağı nişasta,
2 bardak toz şeker,
2 paket vanilya,
1 su bardağı portakal suyu,
1 portakalın kabuğunun rendesi,
2 litre süt.
Çikolata sosu için;
1 paket Dr.Oetker çikolata sosu,
1 su bardağı süt.
TARİFİ;
Margarini eritip,içine unu ekleyip,biraz kavurun.
Ilık olan ve içinde nişastayı erittiğiniz sütü azar azar ekleyip,topaklanmaması için sürekli karıştırın.
Topaklanma olduysa mikser veya blendır yardımıyla pürüzsüz hâle getirin.
Henüz sıvı halde ki karışıma portakal kabuğu rendesi ve portakal suyunu ekleyin.
Şeker ve vanilyayı da ekleyerek sürekli karıştırarak pürüzsüz bir muhallebi yapın.
Küçük bir tencerede süt ile çikolatalı sosu pişirin.
Muhallebiyi kaselere paylaştırıp,üzerine hazırladığınız çikolatalı sostan bir iki kaşık dökün.
Portakal kabuğu veya hindistan cevizi serperek servis yapın.
"Afiyet Olsun"


*Muhterem'le Geziye güncellendi.
5 Nisan 2008 Cumartesi günü 3.Uluslararası Lale Festivali İstanbul'da başladı.
Festival kapsamında Sultanahmet meydanı da vardı.
Festivalden haberler, Lalelerden oluşan resimleri görmek ve hazırladığım videoyu izlemek için bakınız;
Muhterem'le Geziye; İstanbul'da Lale Zamanı-Sultanahmet



9 Nisan 2008 Çarşamba

MANTILI, NOHUTLU ÇORBA


Bu senenin en popüler çorbası sanırım bu "mantılı nohutlu çorba" olmuştur.
Aslında bu çorba tarifiyle yemek etkinliğine katılacaktım ama bu sene çok gündemde olduğu için bu tarif ile katılan çok olur diyerek Anadolu çorbası ile katıldım.
Türk milleti olarak mantıyı her şekilde ve her yerde sevdiğimiz için çorbaya dahil etmekte de geç kalmadık : )
Bu çorbayı yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli husus; mantılarını, servis yapmadan 15-20 dakika önce ekleyip pişirmenizdir.
Erken ekleyip bekletirseniz, mantılar şişecek ve görünümü hiç hoş olmayacaktır.
Bu arada resimde görünmesi için ben tepeleme doldurdum, kase onun için bu kadar kalabalık görünüyor.
Nohutu daha önceden düdüklüde haşlayıp, porsiyonlar halinde buzluğa kaldırabilir, canınız istediğinde hemen bu çorba için kullanabilirsiniz.
Birde mutlaka üzerine salçalı-naneli-yağ kızdırıp dökün, rengine ve tadına müthiş bir katkı sağlıyor.
Ayrıca diğer nohut yemeği için bakınız; Etli nohut
"Afiyetle Kalın"

MANTILI NOHUTLU ÇORBA;
Malzemeler;
1 su bardağı haşlanmış nohut,
1.5 su bardağı hazır mantı,
1 orta boy soğan,
1 yemek kaşığı biber salçası,
zeytinyağ ve tuz.
Üzeri için;
Yarım çay bardağı zeytinyağı,
2 yemek kaşığı kuru nane,
1 yemek kaşığı biber salçası,
İsteğe bağlı,kırmızı pul biber.
Yapılışı;
Derin bir tencerede küçük doğradığınız soğanları kavurun.
Kavrulan soğanların üzerine 1 yemek kaşığı salça ilave edin.
Haşlanmış nohutu,tuzunu ve nohutların üzerini 2-3 parmak aşacak kadar suyunu ilave edip,kaynamaya bırakın.
Servise 15-20 dakika kala mantıları ilave edin.
Küçük bir tavada yağı kızdırıp,salça-pul biber ve naneyi biraz kavurduktan sonra çorbanın üzerine dökün.
Fazla bekletmeden hemen servis yapın.
"Afiyet Olsun"

4 Nisan 2008 Cuma

MAYALI GÖZLEME


Cuma günleri yada hafta sonu kahvaltılık tarifler veya balık tarifi vermeyi seviyorum.
Sanki hafta sonu aile günü olduğu için bu tür şeyler hep hafta sonu yapılıyormuş gibi geliyor bana.
Özellikle pazar kahvaltıları ailenin bir arada olduğu ve kahvaltı sofrasında mutlaka özel bir şey olması gereken bir gün.
Hepimiz mayalı yada mayasız gözleme yapıyoruz.
Hatta içine peynir-patates-ıspanak-pırasa gibi bir iç yerleştirip daha da güzelleştiriyoruz.
Bu tarifte ki gibi sade bir gözleme yaptıysanız onu dürüm olarak kullanabilir, arasına bol yeşillikle birlikte hazır döner veya kavrulmuş et veya kıyma yerleştirip, dürüm yaparak servis yapabilirisiniz.
"Afiyetle Kalın"


MAYALI GÖZLEME;
Malzemeler;
1 kilo un,
1 paket dr. Oetker kuru maya,
tuz.

TARİFİ;
Gözlemeleri açmak için undan bir kase ayırın.
Geri kalan una toz maya ve tuz ekleyip, ılık su ile yoğurun.
Kulak memesi kıvamında bir hamur olması gerekiyor.
Hamuru bezelere ayırıp, yuvarlayın.
Bezelerin üzerini havlu veya peçete ile örtüp, yarım saat mayalanmaya bırakın.
Kabaran bezeleri ayırdığımız un yardımıyla, servis tabağı büyüklüğünde açın.
Teflon tava veya varsa sac üzerinde açtığınız gözlemeleri pişirin.
Pişen sıcak gözlemelerin üzerine tereyağ sürüp,sıcak sıcak servis yapın.
Hemen servis yapmayacaksanız soğuyup, sertleşmemesi için bir bez peçete veya temiz bir mutfak havlusunun altında muhafaza edin.
"Afiyet Olsun"

2 Nisan 2008 Çarşamba

PRATİK MANTI

 Mantıyı sevmeyen yoktur ama zahmetli işçiliği her zaman yapmamıza engel olur.
Peki o zaman ne yapacağız,yalancı mantı (Bodrum makarnası)-sosyete mantısı-pratik yufka mantısı diye tarifler uydurup, nefsimizi körelteceğiz.
Bu tariflerin ortak yönü ise üzerinde ki sarımsaklı yoğurt, salçalı sos ve nanedir.
Bu tarifi çay misafirlerinize yapabilirsiniz.
Tarifi Oktay Usta'nın yemek kitabından aldım.
"Afiyetle Kalın"

PRATİK MANTI;
Malzemeler;
2 adet yufka,
1 çorba kasesi yoğurt,
2 diş sarımsak,
tuz-kırmızı toz biber, kuru nane,
1 çorba kaşığı tereyağ,
1 çay kaşığı biber salçası.
TARİFİ;
Yufkayı tezgahın üzerine yayın.
Bir kasenin içine su koyup,fırçayla yufkanın her yerini ıslatın.
İki taraftan yufkayı sararak rulo yapın,ortada buluşan ruloyu birleşme noktasından keserek ayırın.
Hazırladığınız ruloları 1 parmak kalınlığında doğrayın.
Bol kızgın yağda patates kızartır gibi kızartın.

Fazla yağını emmesi için kağıt havlu veya kağıt üzerine çıkarın.
Servis yapacağınız zaman kaselere paylaştırıp, üzerine sarımsaklı yoğurt dökün.
Tereyağ veya sıvıyağı kızdırıp, içine toz kırmızı biber-biber salçası ve naneyi ekleyin.
Hazırladığınız sosu pratik mantının üzerine paylaştırıp, servis yapın.
"Afiyet Olsun"