29 Haziran 2008 Pazar

MUHTEREM'LE AFİYETLE 2 YAŞINDA!


*Resimler Medium boyutudur,üzerine tıklayıp,büyütebilirsiniz.
MUHTEREM'LE AFİYETLE 2 YAŞINDA !...
29 Haziran 2006 tarihinde blog dünyasına adım attım.
İnsanlık için küçük ama benim için büyük bir adım oldu : )
Blog açmayı Mayıs 2006'da düşünmeye başlamıştım ama bir türlü cesaret edemiyordum.
Kızımın ısrarları sonucunda (kızım bana benzemez biraz gözü karadır) onun yardımıyla ilk olarak "Blogcu.com" da Muhterem'le Afiyetle'yi açtık.
Blogcu'da da çok güzel günlerimiz oldu ama geçen yaz bitmek bilmeyen sorunlar yüzünden Blogspot'a geçtim.
İlk günler Blogspot'un düzenine alışmakta zorlansamda alıştım, buraya geçtiğime hiç pişman olmadım.
Geçen yıl 1. yıl dolayısıyla aşağıda ki kolaj resmi hazırlamıştım.
Bu yılda geleneği bozmayıp,1 yıl içinde yayınladığım yemeklerden 2.yıl kolajı hazırladım.


Geçen yıl yazdığım yazıyı okumak için tıklayın.

"Afiyetle Kalın"

28 Haziran 2008 Cumartesi

ERİTME ÇİLKOLATALI MUHALLEBİ


YEMEK ETKİNLİĞİ # 35 = ÇİKOLATA
Bu ayın yemek etkinliğinin konusu;Çikolata.
Etkinliğimizin ev sahibi Sevda Mavisi blogundan Sevda'ya kolay gelsin dileklerimi iletiyorum.
Çikolatayı neredeyse hepimiz çok sevip, bayıla bayıla yiyoruz.
Kilo yapıyormuş, şekerimizi yükseltiyormuş pek umursamıyoruz, bizi ilgilendiren tarafı çikolatanın salgıladığı mutluluk hormonu : )
Biz mutlu olmak için çikolata yiyoruz (bahanemiz sağlam).
Bizim evde de çikolata çok sevilir, eve aldığım çikolataları köşe bucak saklamam gerekiyor ki, lazım olduğunda elim boş kalmasın.
Eşim ve kızım tablet çikolata bulamasalar damla çikolatalarımı bulup, afiyetle yiyorlar.
Baba-kız bu konuda çok güzel işbirliği yaparlar : )
Tarifimize gelirsek;
Sütlü muhallebi pişirip, tart kalıbına döktüm.
Soğuyunca servis tabağına ters çevirip, yerleştirdim.
Soğuması için fazla zaman tanımamışım demek ki, biraz yayıldılar.
Üzerinde ki tart kalıbından dolayı oluşan boşluğa 2 tablet çikolatayı eritip, döktüm.
Üzerine evde olan Raffaello'lardan yerleştirdim.
Raffaello yerine Ülker'in King Top'undan da yerleştirebilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"


ERİTME ÇİKOLATALI MUHALLEBİ;
Malzemeler;
100 gram margarin,
1 litre süt,
1,5 su bardağı un,
1 su bardağı toz şeker,
1 paket vanilya,
1 limonun kabuğunun rendesi,
2 paket tablet çikolata,
6-7 adet Ülker King Top.
Yapılışı;
Margarini eritip,unu ilave edin.
Sürekli karıştırarak 3-4 dakika kavurun.
Ilık olan sütü unun üzerine karıştırarak ilave edin.
Topaklanmaması için sürekli karıştırın.
Topaklanma olduysa el blendırı ile çırpın.
Şekerini-vanilyasını-limonun rendelenmiş kabuğunu ekleyip,koyulaşıncaya kadar pişirin.
Tart kalıbını veya başka bir kalıbı ıslatın.
Pişen muhallebiyi kalıba dökün, ılındıktan sonra soğuması için buzluğa yerleştirin.
2-3 saat dolapta kalıp, soğuyan muhallebiyi servis tabağına ters çevirerek aktarın.
Tablet çikolataları benmari usulü eritin.
Muhallebinin üzerine erimiş çikolatayı döküp, King Top'la veya kuruyemişle süsleyin.
"Afiyet Olsun"

25 Haziran 2008 Çarşamba

CUPCAKE FESTİVALİ


CUPCAKE FESTİVALİ= ÇİKOLATA SOSLU CUPCAKE
Yaman etkinliğimizin bu ay ki konusu cupcake (kapkek).
Etkinliğimizin ev sahibi Hayatın Tatları blogundan Zerrin'e kolay gelsin dileklerimi iletiyorum.
Konumuza gelirsek, tepside-kalıpta-kapta farketmez, hepsi bildiğimiz kek.
Kap keklerin en sevdiğim tarafı, servisinin daha kolay olması.
Kekinizi şeker hamuru veya kuruyemişle süsleyerek yada bir sos dökerek lezzetine lezzet katabilirsiniz.
Bu etkinlik için şeker hamuru ile süslenmiş kapkekler düşünüyordum ama eşim şeker hamurunu pek sevmediği için çikolata soslu hazırladım.
Kek hamurunu katı kıvamlı değil, daha akışkan yaptım.
Hamuru katı değil sıvı kıvamda olunca fırında pişme süresi daha da uzadı.
Kağıt kalıp yerine cam kaplarda pişirdim.
Kısık ayarda ağır ağır pişti ve kabardı.
Keki inanılmaz yumuşaklıkta, sünger gibi oldu.
"Afiyetle Kalın"


ÇİKOLATA SOSLU CUPCAKE;
Malzemeler;
4 adet yumurta,
1,5 su bardağı toz şeker,
1 su bardağı sıvı yağ,
1,5 su bardağı süt,
1 paket vanilya,
1 paket kabartma tozu,
3- 3,5 bardak un,
Sos için;
2,5 su bardağı süt,
1 tablet çikolata,
1 paket çikolatalı sos,
1 poşet krem şanti,
1 su bardağı soğuk süt.


CUPCAKE TARİFİ;
Yumurtaları şeker ile çırpın.
Sıvı malzemeleri ekleyip, karıştırmaya devam edin.
Un, kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek sıvı haldeki karışıma ekleyin.
Yumurtanın büyüklüğü, bardağın ebatları un miktarında değişiklik yapmanıza sebep olabilir.
Kek hamurumuzun kıvamı çok koyu değil, akışkan olacak.
Eğer cam kap kullanacaksanız, kapları yağlayın ve yarısına kadar kek hamuru doldurun.
Kapları fırın tepsisine dizin.
Önceden ısıttığınız düşük ısıda ki fırında, kapağını açmadan pişirin.
Benim fırınım doğalgazlı, o yüzden çok uzun sürede yaklaşık 1,5 saatte pişti.
Elektirikli fırında bu süre daha kısa olacaktır.
Çikolatalı sos için, sütü ve çikolatalı sosu tencerede kaynatın ve içine 1 tablet çikolata ekleyin.
İyica karıştırarak çikolatayı eritin.
Çikolatalı sosu kap keklerin üzerine dökün.
Krem şantiyi 1 su bardağı soğuk sütle çırpın ve buzdolabı poşetine doldurun.
Poşetin dibine kürdanla bir delik açın, sıkarak çikolatalı sosun üzerinde şekiller yapın.
"Afiyet Olsun"

23 Haziran 2008 Pazartesi

TEPSİDE KUMPİR

Patates hepimizin, özellikle çocukların çok sevdiği bir sebze.
Kumpirde yine çok sevilir ama büyük patatesleri evde pişirmenin zorluğundan dolayı genelde dışarıda yenilir.
Kızımla Bakırköy'e gittiğimizde benden istediği tek şey kumpir oluyor.
Kumpirin içi için pek çok seçenek var.
Acılı ezmeden-zeytin ezmesine-kısıra kadar ne ararsanız kumpirin içinde.
Eskiden içine eklenecek malzemeyi seçmemiz için küçük bir liste veriyorlardı.
Kumpirin içinde ne olmasını istiyorsanız, işaretliyordunuz.
Artık başa çıkamıyorlar demek ki, sipariş verdiğinizde herkese aynı malzemelerden hazırlanmış kumpir geliyor.
Daha önce evde patates közleyerek-fırınlayarak hiç kumpir yapmadım.
Bu tarifi internette görünce çok hoşuma gittiği ve pratik olduğu için denedim ve çok memnun kaldım.
Üst malzemesi konusunda özgürsünüz, ben klasik turşu-garnitür-sosis-mısır ile üstünü hazırladım.
Çay misafirlerinize salata olarak servis yapabilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"


TEPSİDE KUMPİR;
Malzemeler; (büyük dikdörtgen Borcam için)
1 kilo haşlamalık patates,
250 gram sosis,
3 adet domates,
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peynir,
Tuz,sıvıyağ.
Üzeri için;
1 kavanoz garnitür,
1 kutu mısır konservesi,
5-6 adet salatalık turşusu,
1 kavanoz közlenmiş kırmızı biber turşusu,
Ketçap-mayonez.


Yapılışı;
Patatesleri yıkayın ve haşlayın.
Sıcakken soyup,püre yapın.
İçine isterseniz 1-2 kaşık tereyağ yada 1 çay bardağı sıvı yağ ve tuz ekleyip,yoğurun.
Yağlanmış Borcam'a hazırladığınız patates püresini yayın.
Üzerine rendelenmiş kaşar serpin.
Domatesleri rendeleyin,yarım çay bardağı sıvı yağ ile birlikte kavurmaya başlayın.
Halka halka doğradığınız sosisleri domateslerin içine ekleyip,birlikte pişirin.
Pişen domatesli sosisleri sıcakken,kaşarların üzerine yerleştirin.


Salatalık turşusunu ve kırmızı biber turşusunu zar ufaklığında doğrayın.
Garnitür ve mısırın suyunu süzerek hepsini karıştırın.
Hazırladığınız üst malzemesini sosislerin üzerine yayın.


Mayonezi buzdolabı poşetine koyup, altına kürdanla bir delik açın.
Mayonez kendi kabından daha kalın ve kontrolsüz aktığı için bu poşet yöntemi ile çok rahat süsleme yapabilirsiniz.
Poşeti sıkarak kumpirin üzerine şeritler ve şekiller çizebilirsiniz.
Kumpiri bu şekilde mayonez ve ketçapla süsleyip, servis yapın.
"Afiyet Olsun"

19 Haziran 2008 Perşembe

SOFRADAKİ ANADOLU


Bu ay ki Sofra dergisinin içinden "Sofradaki Anadolu" isimli etkinlik için giriş bileti çıktı.
Açıkçası bu bileti görene kadar böyle bir etkinlikten haberim yoktu.
Dergiyi ayın ilk günlerinde aldığım için "etkinlik tarihine kadar kendimi ayarlar, etkinliğe giderim" diye düşündüm.
Ama son günü olan 15 Haziran Pazar gününe kadar hiç fırsat bulamadım.
Pazar günü kızımla gitmeye niyetlendik ama ulaşım benim gözümü korkuttu.
Hava çok sıcaktı ve aktarmalarla günümün çoğu yollarda geçecekti.
Meğer Taksim'den etkinlik için servis kalkıyormuş.
Biletin üzerinde servis konusu yazmıyordu ve internet adresini incelediğimde de servis kalktığını gözden kaçırmışım.
Ben gitmekten vazgeçince, sağolsun eşim "ben sizi götürürüm" dedi.
Eşim uzun zamandır pazar günleri gezmektense evde kalmayı tercih ettiği için, biz hep kızımla çıkıyorduk, eşimi pazar günü oralara sürüklemeyeyim diye düşünüp, teklif etmemiştim.
Tabii otobüslerde uğraşmaktansa rahat rahat arabayla gitmek çok iyi oldu.
Giderken sıkıcı otoban yolculuğu yapmaktansa,geze geze sahil yolundan gidip, araba vapuru ile karşıya geçtik.
O güne ait ayrıntıları, resimleri ile birlikte Muhterem'le Geziye sayfasında görebilirsiniz.
Etkinliğe giriş ücretsizdi ve çok kalabalıktı.
Çadır iki bölüme ayrılmıştı, Anadolu Kileri bölümünde yöresel ürünleri satın alınabiliyor, peynir gibi bazı ürünlerin tadına bakılabiliyordu.
Trabzon tereyağları, Çorum leblebisi, Isparta'nın güllerinden hazırlanmış güzellik ürünleri, Boyut yayınlarının yemek kitapları, pestiller, kuruyemişler, baharatlar, zeytinyağları ve daha pek çok ilimizin ürünleri Anadolu Kilerinde satışa sunulmuştu.
Katılımcıların listesini buradan öğrenebilirsiniz.
Anadolu Sofrasının olduğu bölümün ortasına masalar ve sandalyeler yerleştirilmişti ve standlardan yemeğini alanlar, burada yiyebiliyordu.
Fakat o kadar kalabalıktı ki bırakın masada oturmayı standların önünden zor geçtik.
Bazıları yemeğini paket yaptırıp, dışarıda ki çimenlere serilip, oturarak yemeği tercih etti.
İzmir standında gözüme çarpan kabak çiçeği dolmasıydı.
Kuru Kahveci Mehmet Efendi standında Türk kahvesi pişirilip, servis yapılıyordu.
Tekirdağ köfteleri, Güllüoğlu'nun baklavaları standlarda yerini almıştı.
Bir Kastamonu'lu olarak Anadolu Sofrasının olduğu bölüme geçtiğimizde soluğu Kastamonu Valiliğinin standında aldık.
Valilik broşür ve kitapçıklar dağıtarak Kastamonu'nun tanıtımına katkıda bulundu.
Kastamonu standının yemeklerini Kadıköy'de restoranı bulunan "Güler Osmanlı Mutfağı" hazırlıyordu.
Islama-Etli ekmek-Sarma-Padişah tatlısı gibi yemekler hazırlanmıştı.
Güler Osmanlı Mutfağı'nın Kastamonu mutfağı için hazırladığı mönüyü buradan öğrenebilirsiniz.
Biz yemekle ilgili bir etkinliğe gittiğimizi unutup, Kadıköy'de yemek yediğimiz için sadece Padişah tatlısından aldık.
Padişah tatlısı bana irmik helvasıymış, arasında ki beyazlıkta kaymakmış gibi geldi.
Tatlının kıvamını ve tadını çok güzel ayarlamışlar.
Arasında ki bembeyaz kaymağın görüntüsü ve tadıyla müthiş olmuştu.

Emeği geçen herkese teşekkürler.


"Afiyetle Kalın"

16 Haziran 2008 Pazartesi

İSMEK FESHANE SERGİSİ 2008-OSMANLI MUTFAĞI


İsmek Feshane Sergisinde yer alan mutfakla ilgili diğer bir bölümde Osmanlı Mutfağı'ydı.
Osmanlı Mutfağı yemekle birlikte aşçınında verdiği emekle bir nevi piştiği bir branş.
Yapılan yemeklerin hepsi emek-sabır ve zaman isteyen yemekler.
Günümüzde özel günler dışında bu yemekleri yapmak için vakit ayırmıyoruz.


Konu hakkında hazırlanan kitapçığın kapağında "Orta Asya'dan günümüze,yer sofrasından masa kültürüne geçiş" yazıyordu.
Stant tam bu konu üzerine dekore edilmişti.
Hem yer sofrası,hemde masa hazırlanmıştı.
Kullanılanılan eşyalardan,en küçük aksesuara kadar hepsi özenle seçilmişti.
Stantın içi çok kalabalıktı,o yüzden geniş açı ile hepsini bir arada çekemedim.
Fakat ayrı ayrı da olsa ortamı, aksesuarları ve özellikle yemeklerin resmini çektim.


Sofrada ki mönü;
Arap aşı çorbası,
Erikli sarma,
Çılbır,
Katmerli veya gözleme,
Kalbuni Pilav,
İrmik Helvası.


Bu resimler de hazırlanan masayı görebilirsiniz.
Kullanılan örtü-peçete-peçetelik-tabak-bardak ve tüm aksesuarlar masanın görkemini ortaya çıkarıyordu.


Özellikle tabaklara bayıldım : )
Masada ki mönü;


İncikli sultan sarma



Ciğerli gömlek kebabı,



Zeytinyağlı çeşitleri,



Tatlı çeşitleri,



Saray helvası.


Ayrıca Türk mutfağının vazgeçilmezi Türk kahvesi masada ki yerini almıştı.
Peçetelikler kuş şeklindeydi.


Bu resimlerle ortamın nasıl olduğunu tahmin edebilirsiniz.





"Afiyetle Kalın"

13 Haziran 2008 Cuma

İSMEK FESHANE SERGİSİ 2008-YEMEK BRANŞI


İsmek,geleneksel hâle gelen Feshane sergilerinin 11.sini 7 Haziran'da Feshane Kültür Merkezi'nde açtı.
Geçen yıl ki sergiye gidememiştim ama teyzemin kızının çektiği resimleri gezi sayfamda yayınlamıştım.
İstatistiklerime bakıp, İsmek sergilerine çok talep olduğunu görünce bu yıl ki sergiyi kendi gözlerimle görüp, resimlerini çekmeye karar verdim.
Çarşamba günü sergiye gittim, hafta sonu olmadığı için çok kalabalık değildi, rahat rahat dolaştık.
Bol bol resim çektim yaklaşık 1.100 adet : )
Kendini kaptırmak buna deniyor herhalde, bilgisayara yüklemem bile uzun bir zaman aldı.
Sergiye gidecekseniz rahat ayakkabılar giymeyi, yanınıza su almayı ihmal etmeyin.
Çok büyük bir mekan ve gezilecek o kadar çok bölüm var ki yorgunluktan bitâb düşebilirsiniz.
II.Mahmut salonunu, Haliç salonunu, Küçük Bedesteni ayrı ayrı gezin.
Serginin 7-15 Haziran 2008 tarihleri arasında olacağını ve Pazar günü son gün olduğunu hatırlatmak isterim, gitmek için bu fırsatı kaçırmayın.


Sergide çok sayıda branş var ama Muhterem'le Afiyetle bir yemek sayfası olduğu için sergide ki yemek branşının hazırladığı stanttan resimler yayınlamak istedim.
Birde Osmanlı Mutfağı'na ait bir stant vardı, onun resimlerini de yine buradan yayınlayacağım.
El işleri ve diğer branşları Muhterem'le Geziye sayfamda görebilirsiniz.
Bakınız; Muhterem'le Geziye-İsmek Feshane Sergisi-2008


Feshane'ye nasıl gidebilirsiniz?
(bu yazı Feshane'nin kendi sitesinden alınmıştır)
Feshane'ye Taksim, Levent,Mecidiyeköy,Eminönü ve Atatürk Havalimanı gibi önemli merkezlerden çevre yolu kullanılarak 5 ile 25 dakikada ulaşmak mümkündür.
Üsküdar'dan Feshane'nin komşu olduğu Eyüp iskelesine her saat başı karşılıklı şehir hatları vapur seferleri vardır. Ayrıca İstanbul'un çeşitli noktalarından özel tekne seferleriyle konuklarınızı doğrudan Feshane'nin kendi iskelesine ulaştırabilirsiniz.
E-5 ve TEM Oto Yollarına direk bağlantıya sahip olması Feshane'nin bir başka avantajıdır.

*Üstteki yazıyı Feshane'nin kendi sayfasından aldım,yazıda sadece özel araba-tekne veya vapur seferlerinden bahsedilmiş.
İyi güzelde biz her zaman özel arabayı bulamıyoruz,üstelik Avrupa yakasında oturanlar için tekne ve vapur durumu yok.
Bende yazıya İ.E.T.T'nin Eminönü'nden kalkan otobüs hattının numarasını vererek,otobüsle gelmek isteyenlere bir kolaylık yapayım dedim.
İ.E.T.T 'nin Eminönü'nden kalkan 399 B - 399 C - 399 D hat numaralı otobüsleri Feshane'nin tam önünde ki duraktan geçiyor.
Ayrıca aktarmalı olarak pek çok seçenek var.
İ.E.T.T'nin Oraya nasıl giderim? sayfasına tıklayarak,bulunduğunuz yerin durağını ve gitmek istediğiniz durağı yazarak hatları öğrenebilirsiniz.



Yemek sunumları;


















Pastalar;




Bunlar da ekmek çeşitleri,altta ki ekmekler jöleli ekmek çeşitleriymiş, sanırım sadece show amaçlı standlarda güzel bir görüntü vermesi için hazırlanıyorlar.





Masa düzenlemesi;

Bir sonra ki yazı ve resimlerimiz Osmanlı Mutfağı ile ilgili hazırlanan stanttan olacak.

"Afiyetle Kalın"