31 Ekim 2008 Cuma

KİNG TOP'LU PASTA

doğum günü pastası
Bugün kızım Hilal'in doğum günü.
Hayırlısıyla 17 yaşına girecek.
Pastayı bugün yapacaktım ama dün "hemen yapalım" diye tutturdu : )
Markete gidip, daha önce planladığımız malzemeleri aldık.
Akşam beraber pastayı yaptık.
Bana en büyük yardımı King Top'ların ambalajını açmak oldu : )
Eşim işten gelip pastayı görünce ilk sözü "üstüne köfte dizmişsiniz gibi görünüyor" oldu.
Ama yerken tadı hiç köfteye benzemiyordu : )
Pastaya kızım karar verdi, en sevdiği abur cuburları pastasının süslenmesinde kullanmamızı istedi.
En sevdiği abur cuburda jelibondur, bir ara Haribo'nun böğürtlen şeklindeki jelibonları ile süslememizi teklif etti.
Aman dedim, ben King Top'a razıyım.
Pasta kekini hazır aldım, kakaolu pasta kekini tercih ettik.
Kenarlarını file fındık ile kapladım.
İçine damla çikolata ve muz yerleştirdim.
"Afiyetle Kalın"

king top
KİNG TOP'LU PASTA;
Malzemeler;
1 adet kakaolu hazır pasta tabanı,
İçinde 20 adet olanlardan 1 kutu King Top,
3 adet muz,
2 su bardağı portakal suyu,
1 çay bardağı damla çikolata,
1 kutu vanilyalı pasta kreması,
1,5 su bardağı soğuk süt,
1 yemek kaşığı margarin,
1 su bardağı file fındık.
Yapılışı;
Pasta tabanının alt katını içinden çıktığı ambalajın üzerine yerleştirin (yüksekte olunca kenarlarını sıvamak, kuruyemiş yapıştırmak daha kolay oluyor)
Hazır pasta tabanları kuru olduğu için portakal suyu veya başka bir meyva suyu ile yada nescafe ile ıslatmak gerekiyor.
Islattığınız kekin üzerine margarin ve soğuk süt ile çırptığınız pasta kremasından sürün.
Üzerine muzları dilimleyip,dizin. Damla çikolataları serpin.
Diğer kekide ıslatıp, muzların üzerine kapatın.
Pasta kreması ile pastanın her yerini kaplayın.
Kenarlarının çok muntazam olmasına gerek yok, kuruyemiş yapıştırınca bütün kusurlar kapanıyor.
File fındığı pastanın kenarlarına yapıştırın.
Pastayı servis tabağına alın.
Üzerine King Top'ları dizin.
King Top'ların aralarını ve pastanın üst ve alt kenarlarını krem şanti ve damla çikolata ile süsleyin.
"Afiyet Olsun"

28 Ekim 2008 Salı

BLOGSPOT YASAĞI KALKTI!

Çok şükür bu yazıyı normal şartlarda Blogspot'ta yazıyorum.

Yasak uygulanmaya başladığından beri hiç tadım tuzum yoktu.

İlk göz ağrım Blogcu vardı ama inanın hiç içimden orada yazı yazmak gelmedi.

Üstelik arkadaşlarımın çogu Blogspot'taydı ve ben hiç birinin sayfasına giremiyordum.

İnşallah başka yasaklarla karşılaşmayız ve yayınlarımıza devam ederiz.
Darısı diğer yasaklıların, özellikle You Tube' un başına!

Hepimize geçmiş olsun.

26 Ekim 2008 Pazar

BLOGSPOT YASAKLANDI!


Büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız!
Sansürcü zihniyet iş başında!
2 gündür Blogger/Blogspot'a uygulanan yasak yüzündan bloglarımıza ulaşamıyor,güncelleyemiyoruz.


Bizler kendi halinde fikirlerini paylaşan, yemek tarifleri veren, gezi yazıları yazan, örgü-dantel örnekleri veren, bebeğinin gelişimini sanal günlükte tutan, günlük sıkıntılarını arkadaşları ile paylaşan, mizah yazıları yazan, dekorasyon fikirleri veren v.b. bireylerdik.
Kadın yada erkek, yetişkin veya çocuk.
Hepimizin ortak noktası blog yazarı olmaktı.
Hepimiz sık sık sayfalarımızı güncelleyip,emek vererek bugünlere geldik.
Birileri bir hata yaptı ve bunun cezasını hepimize kestiler!
Hepimizin emeği bir günde yok sayıldı.
Yani yaşın yanında kuruda yandı.

Eskiden televizyonda bir program ceza aldığında bütün kanal kapatılırdı.
You Tube'da da aynı şey oldu, ceza alan video değil, bütün You Tube yasaklandı.
Cezalı video yayından kalktığı halde You Tube hâlâ yasaklı.
Şimdi sıra Blogger/Blogspot'ta,bazı bloglar maç yayınlarına yer verdiği için hepimiz birden cezalandırıldık.

Blogspot ne zaman açılacak, ne yapacağız hiç bilmiyorum.
Açılan imza kampanyalarına katılmaktan başka şimdilik elimden bir şey gelmiyor.
Bu yasağa karşı yapılacak her kampanyada varım.

Yasağa rağmen You Tube olduğu gibi Blogspot'a girmenin bazı yolları var.
Blogspot'ta ki Muhterem'le Afiyetle'ye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu konuda en güzel yazılardan birini Misss gibi sitesinin sahibi Zerrin yazdı.
Aşağıda yazının bir bölümünü bulabilirsiniz.
Yazının tamamını ve yapılan yorumları okumak için tıklayın.

* Eğer bir sitenin içeriğinden dolayı kapatılıyorsa blogspot, neden sadece o sayfaya erişim engellenmiyor. Engellenebileceğini hepimiz biliyoruz.

* Tüm blogerlar engelleniyor ama hiç bir açıklama yapılmıyor. Türkiye’de blog tutanların akıbeti konusunda bilgi verilmiyor.

* Saçmalığın en önemlisi de bence bu. Rahatsız olunan site içeriği Türkiye’deki kullanıcılar tarafından görülemiyor. Ama tüm dünyadaki kullanıcılar bunu görüyor. Kendi içimizde engellemenin gayesi nedir ki..

* Düşünce fikir özgürlüğü gibi söylemler nerede kaldı. Yasaklayarak ne yapabiliriz. Tamam bizim en önemli değerlerimize hakaret edilmiş olabilir, v.s. kapatılmasını haklı görenlerde olabilir. Ama bu hakaret içeren o siteye gereğinden daha fazla değer vermek değil mi. Şu anda o tür blogların dünyada daha popülerleşmesine neden olmuyormuyuz?? Youtube kapatıldığında aynı şey olmadı mı. Neden kapatıldığını merak eden kullanıcılar o videoları popülerleştirmediler mi? Belkide hiç kimsenin ilgilenmeyeceği videolar izleme rekorları kırmadı mı?

Neler yapmalıyız?

* Öncelikle www.ktunnel.com gibi sitelere girip bloglarınızın adreslerini adres çubuklarına girerek bloglarınıza ulaşabilirsiniz. Eğer yedeğiniz yoksa tüm yazılarınızı word dosyasına kopyalamanızı öneririm.

* Mutlaka sesimizi duyurmalıyız. Bir imza kampanyası düzenlendi. Lütfen destek olalım. Buraya.

* Ayrıca kapatılmanın nedeni anlaşıldı. Haberi okumak için buraya.

* Sansüresansür diye bir site mevcut. Göz atmak isterseniz buraya.
-------------------------------------------------------------------------------------
Bu vesile ile kürkçü dükkanına geri dönmüş oldum.
Şimdilik yazılarıma yine Blogcu'da devam edeceğim.
Muhterem.


http://muhteremleafiyetle.blogcu.com/

23 Ekim 2008 Perşembe

KIYMALI TEPSİ BÖREĞİ

Misafiriniz geç haber verdiğinde, yada ani bir misafir geldiğinde yapacağınız böreğin şekli bile değişir.
Ben genelde gül böreği gibi yada tepsiye dolama şeklinde börek yaparım ama vaktim yoksa hemen tepsiye dizerek böreği hazırlarım.
Tepsinin içinde börek kesmek en sinir olduğum işlerden birisidir.
Neyse ki son yıllarda mutfak makasları çıktıda tepsideki börekleri hem çok kolaylıkla kesip, hemde tepsiye zarar vermemiş oluyoruz.
Bu böreği istediğiniz içle hazırlayabilirsiniz.
"Kıymalı ağır olur,istemem" derseniz, ıspanaklısını yapabilirsiniz.
Bakınız; Ispanaklı Börek

KIYMALI TEPSİ BÖREĞİ;
Malzemeler;
1 kilo yufka,
İç malzemesi için;
300 gram kıyma,
2 adet kuru soğan,
2 adet domates,
2 adet sivri biber,
Tuz, sıvıyağ, karabiber.
Üzerine ve içine sürmek için;
1 adet yumurta,
1 çay bardağı süt,
yarım çay bardağı sıvı yağ.
TARİFİ;
Önce iç malzemesini hazırlayın.
Küçük doğradığınız soğanları sıvı yağda pişirin.
Üzerine yine küçük küçük doğradığınız domates ve biberi ekleyin.
Kıymayı-tuzu ve karabiberi ilave edip, kıyma pişinceye kadar kavurun.
Fırın tepsisini yada dikdörtgen şeklindeki Borcamın dibini yağlayın.
İlk yufkayı tepsiye kenarları dışarı sarkacak şekilde serin.
Üzerine 1-2 kaşık sütlü, yumurtalı, yağlı karışımdan gezdirip, üzerine 1 yufka daha yerleştirin.
İkinci yufkanın üzerine hazırladığınız kıymalı içten yerleştirin.
Üçüncü sırada yufka ve karışım, dördüncü yufkadada iç yerleştirin.
Kenarlardan sarkan yufkayı tepsinin içine toplayıp, üzerine son yufkayı yerleştirin.
Artan sütlü yumurtalı karışımı en üstteki yufkanın üzerine sürün, gerekirse bu karışımın içine 1 yumurta daha ilave edebilirsiniz.
Önceden ısıtılmış fırında börek kızarıncaya kadar pişirin.
Sıcak olarak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

20 Ekim 2008 Pazartesi

ŞEHRİYELİ KUZU KULAĞI SALATASI

Kuzu kulağını bilir misiniz?
Benim daha önce bildiğim ama hiç kullanmadığım bir ottu.
Denedikten sonra (özellikle şehriyeli salatasını) vazgeçemediğimiz bir lezzet oldu.
Kuzu kulağının en ilginç özelliği ekşi tadı.
Salatanıza limon eklemenize gerek kalmayacak kadar ekşi bir tadı var.
Bahar aylarında tezgahları süslemeye başlar, sonra bir görünüp, bir kaybolur.
Bugünlerde yine tezgahlardaki yerini aldı.
Kuzu kulağını diğer otlardan nasıl ayırt edeceksiniz;
Koyu pembe köklerinden ve parlak ve narin olmayan sağlam yapraklarından.


Kuzu kulağı salatası için öneriler;
Ben ilk yaptıklarımda sadece kuzu kulağı,taze soğan ve beyaz peynir kullanıyordum.
Sonra yemek dergilerinden birinde şehriyeli bir tarif gördüm onu yapmaya başladım.
Birde taze soğan yerine küçük bir kuru soğanı, yağda hafif kavurup, ekliyorum.
Şehriye olarak yıldız şeklinde olanı kullanırsanız, yeşil yaprakların üzerinde çiçek açmış gibi çok hoş bir görüntü elde edersiniz.
Beyaz peynirden asla vazgeçmeyin,renk vermesi için taze reyhan kullanın.
Kurutulmuş domateste kullanabilirsiniz.
Süslemek için cherry domateste çok yakışıyor.
Not;
Kuzu kulağı hakkında yazılan bilgilerin arasında "romatizma-böbrek-gut hastalığı olanların kuzu kulağı yememesi" öneriliyor.
"Afiyetle Kalın"


ŞEHRİYELİ KUZU KULAĞI SALATASI;
Malzemeler;
1 demet kuzu kulağı,
1 çay bardağı haşlanmış yıldız şehriye,
100 gram beyaz peynir,
1 adet küçük kuru soğan,
3-4 kaşık zeytinyağ,tuz.
Yapılışı;
Kuzu kulağını iyice yıkayıp,süzün.
Sert olan saplarını isterseniz koparıp,atın.
Yapraklarını elinizle iri iri koparak salata kasesine yerleştirin.
Kuru soğanı çok küçük doğrayarak,yağda hafifçe kavurun.
Soğanları soğuduktan sonra salatanın içine ekleyin.
Haşlanmış şehriyeyi ve salatanın tuzunu ekleyip,karıştın.
Servis tabağına yerleştirdikten sonra üzerini taze reyhan yaprakları ve beyaz peynir dilimleri ile süsleyin.
NOT;
Bu tarif için kuzu kulağı yerine roka da kullanabilirsiniz..
"Afiyet Olsun"

15 Ekim 2008 Çarşamba

MANTAR DOSYASI


1. resim; Kanlıca mantarı kavurması.

Bayram tatilinde köye gitmenin en güzel tarafı bu mantarlar oldu.
2 gün yağan yağmur sonrası çevremizde pek çok mantar çeşidi gördük, tabi mantar bilinmedikten sonra oldukça tehlikeli bir yiyecek.
Bir bilene sormadan, kendimiz hiç bir mantarı toplamadık ve yemedik.
Ben zaten yemenin değil, resimlerini çekmenin derdindeydim.
Mantarlar hayrete düşüren yapıları ve görüntüleri ile beni hep büyülemiştir.
Keşke daha çok çeşitte mantar görüp, resimlerini çekebilseydim.
Resimlerini çektiğim diğer mantar çeşitlerini Muhterem'le Geziye sayfamda görebilirsiniz.

Amanita Caesarea

Üst resimde gördüğünüz tepsideki mantarların kırmızıya yakın rengi olanı, bu yıl ilk kez karşılaştığım yumurta mantarı.
Bu mantarın Latince ismi Amanita Caesarea, İmparator Mantarı olarak da bilinir.
Diğeri ise doğal mantarların içinde en sevdiğim tür olan kanlıca mantarı.
Bu mantarları halam bulmuş, pişirirsiniz diye bırakmıştı.
Halamın mantar bilgisine güvenirim, yıllardır topladığı mantarları yiyoruz ve İstanbul'da ki evine ziyarete gittiğimizde bile turşusunu kurduğu mantarlardan mutlaka bizede verir.
1. resimdeki körpecik kanlıca mantarlarını da yine halamın verdiği mantar turşusu ile pişirdim.

Amanita Caesarea
Yumurta mantarını ve kanlıca mantarını bol soğanla pişirip, servis yaptım.


Üst resimde ki mantarın ismi ak mantar, bazı yerlerde adı "ak melki-koç-koçak mantarı" olarak geçiyor.
Kanlıca mantarı ile aynı ailedenmiş.
Süt gibi bir sıvısı var, tadının acı olduğu söyleniyor.
Hatta bazı yerlerde adı "biberli" diye geçiyormuş.
Mantar toplamaya çıktığımız gün en çok topladığımız mantar çeşidi bu oldu.


Ak mantar daha önce görmediğim tatmadığım bir mantar türü hele birde "tadı acıdır, tadı pek iyi değildir" dendi o yüzden pişirmeye niyetim yoktu.
Fakat turşusunun tadının çok iyi olduğunu, turşu olarak daha çok tüketildiğini söylediler.
Bende verilen tarifle bu mantarın turşunu kurdum, şimdi turşunun olmasını ve tadına bakmayı bekliyorum.
Ak Mantar turşusu için; Ak mantar, sarımsak, sirke ve su kullanmadan Fersan turşukurdan yararlandım.
Bu mantar çürümekte olan yaprakların altında büyüdüğü için üzeri çok kirli, temizlemek için suyun içinde beklettim, hatta sünger ile üzerini biraz ovdum.
Temizlenen mantarları çok az haşladım, soğuttum ve sarımsak ile birlikte hazır turşukur suyu kullanarak hazırladım.
O an elimde yoktu ama daha sonra turşunun üzerine kereviz sapıda ekledim.
"Afiyetle Kalın"

Diğer mantar tariflerim için, bakınız;

Köfteli Mantar Kebabı

Fırında Beşamelli Mantar 

Mantarlı Pide

Hellim Peynirli Mantar

Mantar Mantısı

Kanlıca Mantarlı Makarna

Kremalı Mantarlı Makarna

Mantarlı Tavuklu Güveç

Kaşarlı Mantar 2

Köy Mantarı

Arpacık Soğanlı Mantar Sote

Fırında Kaşarlı Mantar

Mantar Çorbası

Mantarlı Pilav

Mantar Soslu Makarna

Mantarlı Gül Böreği

Kanatlı, Mantarlı Patlıcan

Brokoli ve Mantarlı Fırın Makarna 

Mantarlı Biberli Sosis

Mantarlı Yumurta


*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Doğal ortamda ki halleri ile mantar çeşitlerini görmek isterseniz, bakınız;
Muhterem'le Geziye-Doğal Mantarlar

8 Ekim 2008 Çarşamba

YUMURTALI İVRİMCE


Tatil bitti, çok şükür artık evdeyim.
Bayram tatilinde çileli bir yolculukla memlekete gittik.
Giderken Pazar gününü tercih ettiğimiz için inanılmaz bir trafik vardı.
Gişelerde O.G.S 'siz araçların yol açtığı izdiham yüzünden memlekete 3-4 saat geç ulaştık.
Anlaşılan herkes yola çıkmak için bizim gibi Pazar gününü tercih etmişti.
Otobanda inanılmaz bir trafik vardı, trafik kazaları, dinlenme tesislerinde tuvalet kuyrukları, L.P.G için girilen 10-15 araçlık kuyruklar, hepsini bu yolculukta gördük.
6 Ekim Pazartesi günü İstanbul'un kurtuluş günü olduğu için İstanbul'da okullar kapalıydı.
Dönüş için Pazartesi gününü aynı sıkıntıları çekmemek için seçtik.
Çok rahat, bomboş yollarda yolculuk yaparak sağ salim evimize döndük.
Bu tatilden memnun musun? diye sorarsanız, çok memnunum.
Memleketimi ilk defa bu mevsimde gördüm.
Yağan yağmurlar sebebi ile otlar yeşermiş, köyümüzü daha yeşil gördüm.
Ağaçlar ise yavaş yavaş kızıl-kahve ve sarı tonlarına bürünmeye başlamışlardı.
Hele yağmur sonrası çıkan mantar çeşitlerine inanamazsınız.
Yürüyemeyeceğim için dağlara çıkmadığım halde evin çevresinden bile pek çok mantar çeşidi bulduk.
Çoğunun resmini çektim, ayrı bir yazı olarak hazırladım, mantar resimlerini görmek için, bakınız;
"Afiyetle Kalın"

Memlekete gidilirde yöresel yemekler yapılmaz mı?
İvrimce yaz boyunca evin çevresinde gördüğüm otlardan birisiydi.
Fakat yazın hiç toplayıp, pişirmek kısmet olmadı.
Bu seferki gidişimde Emine halam bir kucak toplayıp, bıraktı.
İstanbul'a dönerken yanımda getirip, hemen pişirdim.
Daha önce İvrimcenin kavurmasını yapmış "Ye# 20 Yurdumuzun Yenilebilir Otları " etkinliğine bu tarifle katılmıştım.

YUMURTALI İVRİMCE;
İvrimceleri doğrayıp, çok az haşlayın.
Küçük doğradığınız soğanları,domatesi sıvı yağda kavurun.
Kavrulan domates ve soğanın üzerine haşlayıp,suyunu sıktığınız ivrimceleri ekleyin.
Tuzunu ve istediğiniz baharatını ekleyin, kavurun.
Kavrulan ivrimcelerin içine 2-3 yumurta kırıp, karıştırarak pişirin.
"Afiyet Olsun"
*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Yolculuğumuzu resimleri ile birlikte görmek için bakınız;