26 Temmuz 2011 Salı

MİKRODALGA FIRINDA KEK

Kastamonu'da ki tatilimiz halen devam ediyor.
Oğlumun evinde 2.haftamıza başladık.
Hava çok sıcak olduğu için mümkün oldukça şehir merkezine gitmiyoruz.

Hafta içi, oğlumun Kuzeykent'te ki evinde serin serin vakit geçiriyoruz.
Hafta sonu Çatalzeytin'de ki köyümüze ve Abana'ya gidiyoruz.
Bugün Salı Pazarı var, birazdan kızımla birlikte pazara gitmek için evden çıkacağız.
İnşallah tatilimiz bitmeden hava biraz serinlerde, bizde kızımla planını yaptığımız Kastamonu turuna çıkabiliriz.
Bugünlerde fırsatını bulup yemek bloguma uğrayamıyorum.
Bu aralar İsmek Sergisi yüzünden öncelik sergi blogumda, bugün yayınladığım iğne oyası branşına ait 3.bölüm ile birlikte sergi resimleri sona erdi.
Bakınız; Muhterem'le Sergiye-2011 İsmek Feshane Sergisi
Artık gezi blogumda gezi yazılarıma tekrar başlayacağım ve önceliği Kastamonu tatilimize ait resimlere vereceğim.
Güncelleme;
Bu yazıda bahsettiğim Kastamonu tatilimizi ayrıntıları ile bol resimli olarak gezi blogumda yayınladım.
Bakınız; Kastamonu Tatilimiz


Asıl konumuza dönersek;
Mikrodalga fırın için iyi düşünmeyenlerden birisi de benim.
Mümkün oldukça eve almayacağım fakat oğlumun evinde mikrodalga fırın var.
(Arçelik MD 500)
Deneme amaçlı 2 kere kek yaptım.
İlk yaptığım keki ne siz sorun, ne ben söyleyeyim.
Tamamen acemilikten bir kalıp kek çöpe gitti 😔
Klasik kek hamuru hazırlayıp, kalıba döktüm ve mikrodalga fırına yerleştirdim.
Ayarını 600 Watt 8 dakikaya ayarladım.
Süre dolunca baktım benim kek bembeyaz duruyor.
Biraz daha süre ekledim, yine bembeyaz kaldı, 1-2 dakikalık ek süre daha ekledim.
Artık dayanamayıp keki çıkardım, bir de ne göreyim benim kek kupkuru taş gibi olmuş😧
Sonuçta dışından bakınca bembeyaz irmik tatlısı gibi görünen, içi çok sert bir kurabiyeye benzeyen ucube bir şey çıktı ortaya.
Meğer mikrodalga fırınlarda kekte kızarma olmuyormuş, ben süreyi uzattıkça kekin bütün nemi gitmiş ve kupkuru kalmış.
Farkında mısınız, hemen hemen bütün mikrodalgada kek tarifleri ya kakaolu, yada browni tarzı ıslak kekten oluşuyor.
Mikrodalga kek kızartmadığı için kek bembeyaz kalmasın diye bu şekilde pişiriliyormuş.
Ben de dün akşam yeniden mikrodalgada kek pişirmeye ve ilkinin olumsuzluğunu üzerimden atmaya karar verdim😊
Islak kek tarifim ile hamuru hazırladım, 800 Watt'ta 8 dakika pişirdim.
Sonuç: Harika!
Sünger gibi yumuşacık bir kek üstelik sadece 8 dakikada ortaya çıktı.
O kadar nemli ve yumuşaktı ki, üzerine dökmek için ayırdığım sosu bile tamamen dökmeyip sadece sos amaçlı 2 kaşık kullandım.
Üzeri için hindistan cevizi almıştım ama kekin güzel çıkığını görünce sevinçten tamamen unutmuşum😊
"Afiyetle Kalın"
MİKRODALGA FIRINDA KEK;
Malzemesi;
3 Adet yumurta,
1,5 su bardağı toz şeker,
1 su bardağı süt,
1 su bardağı sıvı yağ,
1,5 su bardağı un,
3 çorba kaşığı kakao,
1 paket kabartma tozu,
1 paket vanilya,
Süslemek için;
1 çay bardağı hindistan cevizi.

MİKRODALGA FIRINDA KEK TARİFİ;
Süt, sıvı yağ, toz şekeri ve kakaoyu karıştırın.
Bu karışımın 1 çay bardağını daha sonra kekin üzerine döküp, ıslatmak için ayırın.
Kalan karışıma yumurtaları, unu, vanilyayı ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin ve iyice çırpın.
Yağlanmış ve unlanmış kek kalıbına karışımı boşaltın.
Not;
Silikon kalıp kullanıyorsanız yağlayıp, unlamanıza gerek yok.
Keki, 800 Watt'ta 8 dakikaya ayarladığınız mikrodalga fırında pişirin.
Keki fırından çıkardıktan sonra biraz soğumasını bekleyip, kalıptan çıkarın.
Üzerine, ayırdığınız 1 bardak kakaolu karışımı dökün.
Hindistan cevizi ile süsleyip servis yapın.

"Afiyet Olsun"

15 Temmuz 2011 Cuma

HAYIRLI KANDİLLER!

Mübarek Berat Kandilimizi kutlar, Hayırlara vesile olmasını dilerim.

Bu yazıyı Kastamonu'dan oğlumun evinden yazıyorum.
Bu sabah, Kurban Bayramı'ndan beri göremediğim oğluma, kızımla birlikte tatilimizi geçirmek için geldik.
Eşim işleri yüzünden gelemedi.
İstanbul'un kavurucu sıcağı ve yapış yapış neminden sonra burası bize Cennet gibi geldi.
Niyetimiz bütün tatili burada geçirmek.
İnternet bağlantısı olduğu için fırsat bulduğum anda sayfamı güncelleyip, buralarda olacağım.
Şimdi hasret giderme vakti : )

"Afiyetle Kalın"

9 Temmuz 2011 Cumartesi

KANATLI, MANTARLI PATLICAN

Yaz aylarının vazgeçilmez sebzelerinden olan patlıcanı, çeşitli sebzelerle yada etlerle pişirebilir, istediğiniz şekli verebilirsiniz.
Geçen yaz patlıcanla yapılan 8 farklı tarif vermişim, bu yaz da şimdiden patlıcanlı tarifler birikmeye başladı.
Her şekle giren, her duruma uyum sağlayan patlıcanla yemek yapmaya ve tarif denemeye bayılıyorum : )
Bugün ki tarifte bol bol domates kullandım, salça eklemedim.
Daha koyu bir renginin olmasını isterseniz 1 yemek kaşığı salça ilave edebilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"

KANATLI, MANTARLI PATLICAN;
Malzemeler;
Yarım kilo tavuk kanat,
4 adet patlıcan,
300 gram kültür mantarı,
1 adet kuru soğan,
3 adet domates,
1 adet kırmızı biber,
2 adet yeşil biber,
Tuz, kekik, zeytinyağı.

TARİFİ;
Patlıcanları alacalı soyup, tuzlu suda 10 dakika bekletin.
Kanatları ocakta ütüleyip, iyice yıkayın.
Kanatları tencerede ısınmış olan zeytinyağında harlı ateşte soteleyin.
Küçük küçük doğradığınız soğanları ilave edin.
Kırmızı ve yeşil biberin tohumlarını çıkarıp, şerit şerit doğrayın ve soğanla birlikte biraz kavurun.
Mantarları yıkayıp, tencereye ekleyin.
Domatesin kabuklarını soyup, küp küp doğrayın ve tencereye ilave edin.
Patlıcanları tuzlu sudan iyice sıkarak çıkarın ve bıçakla uzunlamasına dörde bölerek yarım parmak büyüklüğünde doğrayın, tencereye ilave edin.
Tuzunu, 1 tatlı kaşığı kekiği ve istediğiniz baharatı ilave ederek kısık ateşte pişirin.
Not;
Domatesin suyu ve mantarın saldığı su yüzünden yemeğe ayrıca su eklemenize gerek yok.
Ocak çok açık olursa yemek hızla su kaybedeceği için, mutlaka kısık ateşte pişirin.
"Afiyet Olsun"

7 Temmuz 2011 Perşembe

ENGİNARLI PİLAV

Enginar sezonunun son tarifi, bu tarif olacak.
Enginarlı pilav yaparken enginarları ufak ufak doğrayıp, pilava ekleyebilirsiniz.
Ya da bu tarifte olduğu gibi bütün olarak tencereye yerleştirip maklube gibi tencereyi ters çevirerek servise hazırlayabilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"

ENGİNARLI PİLAV;
Malzemeler;

6 adet çanak şeklinde enginar,
Yarım limon,
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı,
Pilav için;
3 su bardağı pilavlık pirinç,
1 yemek kaşığı tereyağ,
Yarım çay bardağı sıvı yağ,
2 yemek kaşığı kuş üzümü,
6-7 dal dereotu, tuz.


TARİFİ;
Enginarları yarım limon sıkılmış, zeytinyağlı suda hafif diri kalacak şekilde haşlayın.
Haşladığınız sudan kaşıkla çıkarıp, pilavla birlikte pişireceğiniz tencerenin dibine içi yukarı bakacak şekilde dizin.
Not;
Haşlama suyunu sakın dökmeyin.


Pilav tenceresinde 1 kaşık tereyağ ve biraz sıvıyağı eritin.
İçine, ayıklayıp yıkayıp, iyice süzdüğünüz pirinci ekleyin ve pirinçleri kavurun.
Kavrulan pirince kuş üzümünü, incecik doğradığınız dereotunu, üzerini biraz geçecek kadar enginarın haşlama suyunu ve tuzunu ilave edin.


Hazırladığınız pirinci diğer tencerede ki enginarların üzerine yayın.


Enginarlı pilavı kısık ateşte, hiç karıştırmadan ağır ağır pişirin.
Suyu az gelirse ilave edebilirsiniz.
Pilav piştiği zaman tencere ile kapak arasına kağıt havlu yerleştirip, 10-15 dakika dinlendirin.


Demlenen ve biraz soğumuş olan pilavı servis tabağına tencereyi ters çevirerek yerleştirin.
Not;
Pilavın düzgün çıkabilmesi için piştiği tencerede biraz soğuması gerekiyor.
Üzerini isterseniz sebzelerden kestiğiniz çiçeklerle süsleyebilir, ya da sade olarak servis yapabilirsiniz.


"Afiyet Olsun"

4 Temmuz 2011 Pazartesi

ÇAY DAVETİ-14

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba : )
Bu aralar hayat benim için çok hızlı geçiyor.
Geçen hafta yeğenim dünyaya geldi, 1 gün hastanede 4 gün evde kızkardeşimin yanında kaldım.
Ayrıca kuzenimin düğünü, kınası derken nasıl yoğun günler geçirdiğimizi tahmin edersiniz.
Daha önceden bu yoğunluğun geleceğini bildiğim için son yazılarımı boş bir vakit bulduğumda hazırlayıp, tarihlerini ayarlıyordum ve yazılar otomatik olarak yayına giriyordu.
Gezi blogumda ise işler daha da vahimdi, İsmek Feshane resimlerini görmek için her gün bloguma uğrayanları boş çevirmemek için, bir gün sabahtan akşama kadar bilgisayarın başında oturup 1 haftalık yazıyı hazırlayıp, otomatik yayınlama yaptım.
"Ne var bunda?" diyebilirsiniz fakat her yazıda 60-70 resim kullandığımı bunların tek tek düzenlenip, bloga yüklendiğini düşünürseniz verdiğim emeği anlayabilirsiniz.
Şimdi de her an tatile çıkabiliriz stresi ile Feshane resimlerini son sürat düzenlemeye devam ediyorum.
Bu arada, bu yıla ait sergi resimlerini görmek isterseniz, bakınız;
Muhterem'le Geziye-2011 İsmek Feshane Sergisi
Ayrıca,
Muhterem'le Afiyetle'nin yıldönümünü kutlayan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Gelelim bugünkü konumuza, bugün bir çay daveti mönüsü paylaşacağım.
Kuru dolmaları annem yaptı, diğerlerini ben hazırladım.
Bu mönüyü Perşembe toplantımız için hazırlamıştım.
Tatile gireli uzun zaman oldu ama ben daha yeni yayınlıyorum : )
"Afiyetle Kalın"

Pratik Yufka Mantısı


Şerit Poğaça


Kuru Dolma


Çikolatalı Rulo


Gül Tatlısı