20 Ekim 2008 Pazartesi

ŞEHRİYELİ KUZU KULAĞI SALATASI

Kuzu kulağını bilir misiniz?
Benim daha önce bildiğim ama hiç kullanmadığım bir ottu.
Denedikten sonra (özellikle şehriyeli salatasını) vazgeçemediğimiz bir lezzet oldu.
Kuzu kulağının en ilginç özelliği ekşi tadı.
Salatanıza limon eklemenize gerek kalmayacak kadar ekşi bir tadı var.
Bahar aylarında tezgahları süslemeye başlar, sonra bir görünüp, bir kaybolur.
Bugünlerde yine tezgahlardaki yerini aldı.
Kuzu kulağını diğer otlardan nasıl ayırt edeceksiniz;
Koyu pembe köklerinden ve parlak ve narin olmayan sağlam yapraklarından.


Kuzu kulağı salatası için öneriler;
Ben ilk yaptıklarımda sadece kuzu kulağı,taze soğan ve beyaz peynir kullanıyordum.
Sonra yemek dergilerinden birinde şehriyeli bir tarif gördüm onu yapmaya başladım.
Birde taze soğan yerine küçük bir kuru soğanı, yağda hafif kavurup, ekliyorum.
Şehriye olarak yıldız şeklinde olanı kullanırsanız, yeşil yaprakların üzerinde çiçek açmış gibi çok hoş bir görüntü elde edersiniz.
Beyaz peynirden asla vazgeçmeyin,renk vermesi için taze reyhan kullanın.
Kurutulmuş domateste kullanabilirsiniz.
Süslemek için cherry domateste çok yakışıyor.
Not;
Kuzu kulağı hakkında yazılan bilgilerin arasında "romatizma-böbrek-gut hastalığı olanların kuzu kulağı yememesi" öneriliyor.
"Afiyetle Kalın"


ŞEHRİYELİ KUZU KULAĞI SALATASI;
Malzemeler;
1 demet kuzu kulağı,
1 çay bardağı haşlanmış yıldız şehriye,
100 gram beyaz peynir,
1 adet küçük kuru soğan,
3-4 kaşık zeytinyağ,tuz.
Yapılışı;
Kuzu kulağını iyice yıkayıp,süzün.
Sert olan saplarını isterseniz koparıp,atın.
Yapraklarını elinizle iri iri koparak salata kasesine yerleştirin.
Kuru soğanı çok küçük doğrayarak,yağda hafifçe kavurun.
Soğanları soğuduktan sonra salatanın içine ekleyin.
Haşlanmış şehriyeyi ve salatanın tuzunu ekleyip,karıştın.
Servis tabağına yerleştirdikten sonra üzerini taze reyhan yaprakları ve beyaz peynir dilimleri ile süsleyin.
NOT;
Bu tarif için kuzu kulağı yerine roka da kullanabilirsiniz..
"Afiyet Olsun"

15 Ekim 2008 Çarşamba

MANTAR DOSYASI


1. resim; Kanlıca mantarı kavurması.
Bayram tatilinde köye gitmenin en güzel tarafı bu mantarlar oldu.
2 gün yağan yağmur sonrası çevremizde pek çok mantar çeşidi gördük, tabi mantar bilinmedikten sonra oldukça tehlikeli bir yiyecek.
Bir bilene sormadan, kendimiz hiç bir mantarı toplamadık ve yemedik.
Ben zaten yemenin değil, resimlerini çekmenin derdindeydim.
Mantarlar hayrete düşüren yapıları ve görüntüleri ile beni hep büyülemiştir.
Keşke daha çok çeşitte mantar görüp, resimlerini çekebilseydim.
Resimlerini çektiğim diğer mantar çeşitlerini Muhterem'le Geziye sayfamda görebilirsiniz.


8 Ekim 2008 Çarşamba

YUMURTALI İVRİMCE

muhteremle afiyetle
Tatil bitti, çok şükür artık evdeyim.
Bayram tatilinde çileli bir yolculukla memlekete gittik.
Giderken Pazar gününü tercih ettiğimiz için inanılmaz bir trafik vardı.
Gişelerde O.G.S 'siz araçların yol açtığı izdiham yüzünden memlekete 3-4 saat geç ulaştık.
Anlaşılan herkes yola çıkmak için bizim gibi Pazar gününü tercih etmişti.
Otobanda inanılmaz bir trafik vardı, trafik kazaları, dinlenme tesislerinde tuvalet kuyrukları, L.P.G için girilen 10-15 araçlık kuyruklar, hepsini bu yolculukta gördük.
6 Ekim Pazartesi günü İstanbul'un kurtuluş günü olduğu için İstanbul'da okullar kapalıydı.
Dönüş için Pazartesi gününü aynı sıkıntıları çekmemek için seçtik.
Çok rahat, bomboş yollarda yolculuk yaparak sağ salim evimize döndük.
Bu tatilden memnun musun? diye sorarsanız, çok memnunum.
Memleketimi ilk defa bu mevsimde gördüm.
Yağan yağmurlar sebebi ile otlar yeşermiş, köyümüzü daha yeşil gördüm.
Ağaçlar ise yavaş yavaş kızıl-kahve ve sarı tonlarına bürünmeye başlamışlardı.
Hele yağmur sonrası çıkan mantar çeşitlerine inanamazsınız.
Yürüyemeyeceğim için dağlara çıkmadığım halde evin çevresinden bile pek çok mantar çeşidi bulduk.
Çoğunun resmini çektim, ayrı bir yazı olarak hazırladım, mantar resimlerini görmek için, bakınız;
"Afiyetle Kalın"