30 Mart 2007 Cuma
ALDIM-KULLANDIM-MEMNUNUM
28 Mart 2007 Çarşamba
ISIRGAN OTU
26 Mart 2007 Pazartesi
ETLİ SULTANİ BEZELYE
Şahsen ben çok severim, semtimizde haftada 3 pazar kuruluyor, bu bezelyeyi almak için mutlaka birinden birine uğrarım.
Piyasaya ilk çıktığında fiyatı 3-3.5 YTL'yi buluyor, fiyatının düşmesine fırsat kalmadan kartlaşıp, ortadan kayboluyor.
1-2 haftadır tezgahlarda boy gösteriyor, şunun şurasında daha ne kadar körpe olarak bulabileceğiz.
Zamanı tükeniyor, yapmak isterseniz elinizi çabuk tutun.
24 Mart 2007 Cumartesi
KATMERLİ
Bazen içine kıymalı patates püreside koyup, kıvırıp açarak pişiriyoruz.
Bu katmerliyi ocağın üzerinde, teflon tava ile yapabilirsiniz.
Lezzetini arttırmak için tavadan almadan önce sıvı yağ yerine tereyağ sürebilirsiniz.
Ben yumuşak olması için piştikten sonra üst üste diziyorum.
Bizim evde pazar kahvaltılarında en sevilen hamur işi katmerlidir.
"Afiyetle Kalın"
KATMERLİ;
1 kilo un,tuz,
2 su bardağı sıvı yağ.
Yapılışı;
Undan bir kase kadar açmak için ayırın.
Hamurları büyük bezelere ayırın, ayırdığınız un yardımıyla hamurları açın.
Açtığınız yufkanın üzerine fırçayla sıvı yağ sürün, eğer iç malzemeli yapacaksanız, malzemeyi yufkayı kıvırmadan önce yerleştirin.
Yağladığınız yufkayı rulo yapıp, kıvırarak gül böreği gibi sarın.
Hazırladığınız yağlanmış, rulo yapılıp gül böreği gibi sarılmış hamurları teflon tavanızın boyutlarında tekrar açın.
Teflon tavanızı ocağın üzerinde ısıtın, içine ikinci defa açtığınız yufkayı yerleştirip, pişirin.
Kızaran yufkanın arkasını çevirin, pişen tarafına sıvı yağ sürün.
"Afiyet Olsun"
20 Mart 2007 Salı
ZEYTİNYAĞLI BAKLA
Olmazsa olmazı dereotudur, sarımsaklı yoğurtta çok yakışır.
Ben doğal rengi ve haliyle sevdiğim için salçasız pişiriyorum.
"Afiyetle Kalın"
Malzemesi;
1 Kilo Bakla,
1 adet kuru soğan,
Yarım çay bardağı zeytinyağı,tuz,
1 Demet dereotu.
Yapılışı;
Baklaları yanlarında ki kılçığını da çıkararak ayıklayın.
Tencerede küçük doğradığınız soğanları zeytinyağında kavurun, ayıkladığınız baklaları ekleyin.
Tuzunu ve suyunu ekleyerek pişmeye bırakın.
Dereotunu incecik kıyın.
"Afiyet Olsun"
19 Mart 2007 Pazartesi
HODAN-ISPIT, İVRİMCE OTLARI
ISPIT-KALDİRİK-HODAN-FODAN-ZILBIT-TOMARA vs.
İlk tarifini verdiğim ot, Ispıt diye bilinen, aslında adı Hodan olan ama bizim oralarda şive sonucu fodanda denilen bir ot.
Bizde bazı kişilerde -H- harfi nasıl oluyorsa -F-olarak konuşuluyor.
Mesela Hüseyin bir bakmışsınız Füseyin olmuş yada hortum olmuş, fortum: )
Yıllarca Hodanı Fodan bilmemin sebebi de bu şive meselesi, internette fodan diye bir ot yok, hodan diye var.
O zaman anladım ki benim aslında Fodan diye bildiğim Hodandan başka bir şey değil.
Bazı komşularımızda bu otu Ispıt diye biliyor.
Tabi Hodanı bulmak hiç kolay olmadı, Cumartesi akşamı bulup, pişirip, resmini çektim.
Bulmam başlı başına olay zaten.
Cumartesi günü sabah 9'da Sarıyer Yeniköy'e gitmek için yola çıktık ama inanılmaz bir trafik vardı.
Sanki herkes Maslak civarına gitmek için yola çıkmış gibiydi.
Trafik sıkışıklığı yüzünden ilerleyemiyorduk, arabada can sıkıntısından laflıyorken, konu yemek etkinliğinde ki yenilebilir otlara geldi.
Annemle, hepimizin büyüğü Meliha abla otobanda yol kenarında ki yenilebilir otları saymaya başladılar.
Bu konuda inanılmaz bilgileri var, en az 3-4 çeşit yenilebilir ot gördüler.
Bir de her yeri hodana benzeyen, kedi başı diye bilinen mor çiçekli bir ot kaplamış durumda.
Tabi onca egsoz ve kükürtün altında kalan otlardan kimseye hayır gelmez.
Yeniköy'e vardık, öğleden sonra konu yine hodana geldi, ben yine kısaca durumu anlattım "pazarlarda bulamadığımı ama en çok hodanın tarifini vermek istediğimi" söyledim.
Sağolsun Fatma abla "ben bahçeye biraz ekmiştim, istersen senin için toplayalım" dedi.
Hemen bahçeye gittik, Fatma abla hodanları toplayıp, verdi.
1 aydır aradığım hodan, hiç ummadığım bir şekilde artık elimdeydi.
Çiçekleri daha güzel ve diriydi ama yolculuk esnasında soldular.
Tekrar teşekkür ederim Fatma abla.
Pazarlarda satılan hodanlar daha saplı oluyor, benim resmini çektiğim, bahçeden topladığımız hodanın yaprakları daha çok.
12 Mart 2007 Pazartesi
ÇUPRA (ÇİPURA)
Bende onun için her iki ismini de yazdım.
Çupra için söyleyebileceğim tek şey, tadına baktım ve bana tavuk yiyormuşum gibi geldi.
Mezgit için tavuk balığı derler ama bence çupra da aynı tavuk tadında.
Tadına baktım ama gerisi gelmedi, hâlâ balık yiyemiyorum.
Bu arada yeri gelmişken anlatayım;
Bundan 1 ay kadar önce, eşim ve kızımla bir yere gittik.
Dönüşte Kumkapı balık halinin önünden geçerken eşim "buraya gelmişken, bari taze balık alalımda pişirirsin" dedi.
Bende "olur alalım, pişiririm, yersiniz" dedim ve balık haline girdik.
Tezgahlar arasında dolaşırken bir baktık atv kameraları balıkçılarla
röportaj yapıp, çekim yapıyorlar.
Nasıl olsa balıkçılarla konuşuyorlar deyip, biz alışverişe devam ettik.
Eşim istediği balıkların siparişini verdi, siparişlerin hazırlanmasını beklerken
bir baktım, muhabir bana mikrofon uzatmış, soru soruyor.
Bizimkilere baktım, baba-kız ortalıkta yoklar.
Mecburen muhabirin sorduğu sorulara sanki balığı çok yiyormuşum gibi cevap verdim.
Muhabirle aramızda geçen 10 saniyelik konuşma;
Muhabir:Balık fiyatlarını nasıl buluyorsunuz, ucuz mu?
Muhterem:Ucuz değil aslında, hamsinin kilosu 7 Milyon! olmuş (heyecandan 7 ytl, diyeceğime 7 milyon demişim)
pekte ucuz değiller ama yinede taze olduğu için buradan geçiyorken alışveriş yapmadan durmuyoruz.
Aslında daha çok konuştuk, küresel ısınmadan balıkların etkilenip, etkilenmediğini bile konuştuk,
ben balık yiyemediğimi bile söyledim ama sadece bu kadarını yayınlamayı uygun görmüşler.
Onlar gitti ben bizimkileri arıyorum, meğer muhabirin bize doğru geldiğini gören kızım "saçım-başım düzgün değil, beni çekmesinler" diye ortadan kaybolunca eşimde onun peşinden gitmiş.
Muhabirle konuşmakta bana kaldı.
Dün tekrar Kumkapı'ya uğradık, balıklar pahalıydı mesela çuprayı 12 ytl'ye aldım ama herkes balık alışverişi için tezgahların önünü doldurmuştu.
Tezgahlar ve insanlar cıvıl cıvıldı.
"Afiyetle Kalın"
ÇUPRA;
Malzemeler;
4 adet çupra, (kişi sayısına bağlı)
2 Adet fırın poşeti,poşetin içine serpmek için 2 yemek kaşığı un,
Tuz ve her bir balığa bir çay kaşığı tereyağ.
ÇUPRA TARİFİ;
Balıkçıda temizlettiğiniz çupraları yıkayın, tuzunu ekleyip, üzerini keskin bıçakla kesin.
Fırın poşetine birer kaşık un serpiştirin, yoksa poşete yapışabilirler.
Balıkların içine birer kaşık tereyağ ekleyin.
İkişerli olarak balıkları poşete yerleştirin.
Poşetin ağzını klipsiyle bağlayıp, tepsiye yerleştirin.
Poşeti bir iki yerinden delmeyi unutmayın.
Fırında pişen balığı yeşillikle birlikte servis yapın.
"Afiyet Olsun"

*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Köyümüzün doğal güzelliklerini çiçeğini ve böceğini! görmek istermisiniz?
Bakınız; Çatalzeytin-Doğal Yaşam
8 Mart 2007 Perşembe
MUHALLEBİLİ PASTA
MUHALLEBİLİ PASTA;
Bu pasta içinde ki muhallebisi ve keki meyva suyuyla ıslandığı için pamuk gibi oluyor.
Hazır pandispanya kullandım,muhallebi beyaz olduğu için pandispanyayı kakaolu aldım.
Farkında olmadan 3 dilimli pastaban almışım ama daha haşmetli ve güzel oldu.
Keki ıslatmak için bu sefer hazır elma suyu kullandım.
Muhallebi artarsa hiç üzülmeyin,çocuklar bir çırpıda bitirir.
Malzemesi;
1 adet hazır kakaolu pasta tabanı,
Keki ıslatmak için;
2 su bardağı elma suyu,
Muhallebi için;
2 yemek kaşığı margarin,
2 su bardağı süt,
2 çay bardağı un,
2 çay bardağı şeker,
1 paket vanilya.
1 Paket kakaolu pasta kreması ve 1 bardak süt,
1 tatlı kaşığı margarin.
1 poşet beyaz krem şanti,
1 çay bardağı soğuk süt.
Yapılışı;
Muhallebi için margarini eritin,unu ekleyip kavurun.
Karıştırarak sütünü ve şekerini ilave edin.
Blendırla pütürsüz olacak şekilde çırpın,vanilyayı ekleyin.
Muhallebi kıvamına gelince ocağı kapatıp,karıştıra karıştıra muhallebiyi soğutun.
Pasta tabanının alt bölümünü servis tabağına yerleştirin,1 bardak meyva suyu ile ıslatın.
Üzerine muhallebiden sürüp,diğer tabanı üzerine kapatın,pasta tabanınız
üçlüyse tekrar muhallebi sürüp,son pasta tabanını üzerine kapatın.
Kakaolu pasta kremasını 1 su bardağı süt,1 tatlı kaşığı margarin ile
pütürsüz olacak şekilde çırpın.
Pastanızın üzerini ve yanlarını pasta kreması ile kaplayın.
En sonunda beyaz krem şantiyi 1 çay bardağı soğuk süt ile çırpın ve pastanızı süsleyin.
"Afiyet Olsun"
|


5 Mart 2007 Pazartesi
PORTAKALDA KABAK TATLISI
Hemen portakalları oymaya başlayın.
Bu tatlı sizi hem fazla kabak tatlısından kurtaracak, hemde yepyeni bir tatlı yapmışsınız gibi olacak.
İçinde ki portakal parçaları, iri ceviz parçaları ve krem şanti sayesinde çocuklar ve ev halkı seve seve yiyecektir.
Tamamen orjinal, doğaçlama ortaya çıktığı için hiç kimsenin bilmediği bir tarif oldu. Keşke bu tatlıyı kabak etkinliğinde yapsaydım diye çok iç geçirdim, etkinlikte benim pasta da dahil olmak üzere çok sayıda kabaklı pasta tarifi vardı.
Bu tatlıyı yapmak için lazım olan kabak tatlısı tarifi 👉BURADA
"Afiyetle Kalın"



.jpg)




