19 Mart 2007 Pazartesi

HODAN-ISPIT,İVRİMCE OTLARI

YE # 20 YURDUMUZUN YENİLEBİLİR OTLARI
Bu ay ki yemek etkinliğimizin konusu "Yurdumuzun Yenilebilir Otları"
Ev sahibimiz Asya bahar aylarında ortaya çıkan otları düşünerek bu konuyu seçmiş, doğrusu hodan-ıspıtı bulmam hiç kolay olmadı.
İvrimce yayınlanmayı bekleyen resimlerimin arasında vardı.
Asya'ya teşekkür edip, kolay gelsin diyorum.
Asya'nın sayfasına uğrayıp, diğer tarifleri de görebilirsiniz.
http://benimmutfagim.wordpress.com/

ISPIT-HODAN-FODAN-ZILBIT vs.
İlk tarifini verdiğim ot, Ispıt diye bilinen, aslında adı Hodan olan ama bizim oralarda şive sonucu fodanda denilen bir ot.
Bizde bazı kişilerde -H- harfi nasıl oluyorsa -F-olarak konuşuluyor.
Mesela Hüseyin bir bakmışsınız Füseyin olmuş yada hortum olmuş, fortum: )
Yıllarca Hodanı Fodan bilmemin sebebi de bu şive meselesi, internette fodan diye bir ot yok, hodan diye var.
O zaman anladım ki benim aslında Fodan diye bildiğim Hodandan başka bir şey değil.
Bazı komşularımızda bu otu Ispıt diye biliyor.

Tabi Hodanı bulmak hiç kolay olmadı, Cumartesi akşamı bulup, pişirip, resmini çektim.
Bulmam başlı başına olay zaten.
Cumartesi günü sabah 9'da Sarıyer Yeniköy'e gitmek için yola çıktık ama inanılmaz bir trafik vardı.
Sanki herkes Maslak civarına gitmek için yola çıkmış gibiydi.
Trafik sıkışıklığı yüzünden ilerleyemiyorduk, arabada can sıkıntısından laflıyorken, konu yemek etkinliğinde ki yenilebilir otlara geldi.
Annemle, hepimizin büyüğü Meliha abla otobanda yol kenarında ki yenilebilir otları saymaya başladılar.
Bu konuda inanılmaz bilgileri var, en az 3-4 çeşit yenilebilir ot gördüler.
Bir de her tarafı hodana benzeyen, kedi başı diye bilinen mor çiçekli bir ot kaplamış durumda.
Tabi onca egsoz ve kükürtün altında kalan otlardan kimseye hayır gelmez.
Yeniköy'e vardık, öğleden sonra konu yine hodana geldi, ben yine kısaca durumu anlattım "pazarlarda bulamadığımı ama en çok hodanın tarifini vermek istediğimi" söyledim.
Sağolsun Fatma abla "ben bahçeye biraz ekmiştim, istersen senin için toplayalım" dedi.
Hemen bahçeye gittik, Fatma abla hodanları toplayıp, verdi.
1 aydır aradığım hodan, hiç ummadığım bir şekilde artık elimdeydi.
Çiçekleri daha güzel ve diriydi ama yolculuk esnasında soldular.
Tekrar teşekkür ederim Fatma abla.
Pazarlarda satılan hodanlar daha saplı oluyor, benim resmini çektiğim, bahçeden topladığımız hodanın yaprakları daha çok.

HODAN HAKKINDA BİLGİLER ;
Hodan bitkisi saponin, yapışkan bitki sıvısı, tanen, esanslar ve çeşitli mineraller içerir.
Körpe yaprakları salata, peynir ve diğer bazı yiyeceklere katılır.
Bazı yerlerde sebze olarak yenir.
Balarılarının beslenmesine çok yararlı olur.

Tıbbi Etkileri ve Kullanımı;
Yabani hodan tıbbi yönden, kültürü yapılanlara oranla daha fazla etkilidir.
Bitkinin çok çeşitlilik gösteren tıbbi etkilerini ve bundan yararlanma yöntemlerini şöylece sıralayabiliriz:
• Soğuk algınlığı ve gribe karşı etkilidir.
• Terletici ve ateş düşürücüdür.
• Solunum yollan hastalıklarına iyi gelir. Öksürüğü keser.
Balgam söktürür. Akciğer zarı yangılarını (satlıcan) azaltır.
• İdrar söktürücüdür. Kanı temizler.
• Bebek emziren annelerde süt gelişini artırır.
• Adrenalin bezeleri için iyi bir güçlendirici toniktir. Özellikle kortizon ve steroidle yapılan tedavilerden sonra hodan alınması bünyeye iyi gelir.
• Uzun yıllardan beri geleneksel kullanımıyla, cesareti artırır. Sinirsel gerginlikleri en aza indirger. Streslere karşı bünyede direnç sağlar.
Bütün böyle durumlar için hodanın çiçek açtığı zamanlarda kuru bir günde yaprak ve çiçekleri toplanır.
Yırtık ve bozuk yaprakları seçilerek atılır.
Kalanları yaprak-çiçek karışımı yapılarak gölgede kurutulur.
Karışımdan 2 tatlı kaşığı alınıp, üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• Hodan yara ve yanıklara iyi gelir. Bunun için yapraklarıyla yara lapası yapılır ve dıştan uygulanır.
• Kuru ve duyarlı ciltlere iyi gelir. Cildi yumuşatır. Bunun için yukarıda tarifi verilen infüzyon dıştan uygulanır.
• Mineral yönünden zengin olan hodan, tuzsuz diyetlerde salata ve yemeklere katılan körpe yapraklarıyla, bedenin tuz eksiğini tamamlar.

YUMURTALI HODAN;
Hodanların önce saplarını daha sonra yapraklarını olmak üzere doğrayıp,haşlayın.
Küçük doğradığınız soğanları,domatesi sıvı yağda kavurun.
Kavrulan domates ve soğanın üzerine haşlayıp,suyunu sıktığınız hodanları ekleyin.
Tuzunu ve baharatını ekleyin, birazda hodanı kavurup, içine 2-3 yumurta kırıp, karıştırarak pişirin.
" Afiyet Olsun"

İVLİMCE veya İVRİMCE;
Her yörenin kendine özgü otları ve bitkileri var.
Mesela bizde (Batı Karadeniz-Kastamonu) İvrimce diye bilinen bu otu siz farklı bir isimle biliyor olabilirsiniz.
Ben İvlimce adında hiç bir bilgi bulamadım,eğer size tanıdık geliyorsa sizin bildiğiniz ismi yazarsanız sevinirim.
Sanırım çoğu yörede ismi değişmeyen, hep aynı isimle bilinen ender bitkilerden birisi Isırgan otudur.
Birde bizde müzlümek- müzdelek yada diken ucu diye bilinen sarmaşığa benzeyen bitkinin adı, bazı yerlerde Melevcan diye geçiyor.
İvlimceyi, birazda ısırgan otuyla bu yaz Abana'da annem pişirmişti.
Bende resmini çektim ama yazısını yazıp, sayfada yayınlamak kısmet olmadı.
Kısmet yemek etkinliğineymiş.
Otlar temizlenip, haşlanmak için tencereye girince, çok keskin! kokmaya başladı.
Bende anneme"Eyvah! bu daha pişiyorken böyle kokuyorsa tadı nasıldır?" dedim.
Annemde "kara lahana, karnıbahar nasıl pişiyorken keskin! kokuyorsa buda öyle kokuyor, yoksa tadı kötü değil"dedi.
Gerçekten de tadı hiçte kötü değil, gayet lezzetliydi.
Not;
Sanırım İvlimce-İvrimce olabilir, yine şive meselesi.
Bir de diğer adı, kelebek otuymuş.

İVRİMCE KAVURMASI;
İvrimce ve ısırgan otunu ayıklayıp, temizleyin.
İri iri doğrayıp, haşlayın.
Tencereye sıvı yağ dökün.
İçine 3-4 adet taze soğan doğrayıp, kavurun.
Haşladığınız İvlimce ve Isırgan otunu da tencereye ekleyip, tuzunu ve baharatını atın.
5 dakika daha pişirin.
"Afiyet Olsun"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yazmak için;
Google hesabınız yoksa "Anonim" bölümünü işaretleyerek yorum yazabilirsiniz.
İsminizi yazmayı unutmayın!...