3 Şubat 2007 Cumartesi

BLOG OYUNU; MİMLENMEK

Dün mahmure blogundan Sinem ve esramutfakta61 blogundan Esra beni mimlemişler.
Bizde oyuna katılalım ve kendimizi anlatalım.
Ben tanıtma işini biraz okunması kolay olsun diye fotoroman tarzında hazırladım.
2 Ekim 1970 Yılında İstanbul'da doğdum. 
İsmimi Rahmetli babacığım "Resul-i Ekrem ve Nebiyyi Muhterem" hitabına uyarak vermiş.
Abim Ekrem, ablam Fatma, kızkardeşim Tuğba ile 4 kardeşiz.
İsmimi çocukken sevmezdim ama şimdi çok seviyorum.
Tabii bu ismi duyupta beni erkek zanneden de var, ağır oturaklı bir hanım olarak düşünende var.
Ağır olan ismim, ben eğlenceli bir tipim : )
Evliyim, Safa isminde bir oğlum, Hilal isminde bir kızım var.
Bir gün internette ayva tatlısı tarifi ararken karşıma Hatice'nin Portakal Ağacı çıktı.
O güne kadar hiç blog dünyasıyla tanışmamıştım.
Hatice'nin verdiği linklerle iyice bu işin içine daldım. 
Dijital fotoğraf makinası da alınca, bende blog dünyasına katıldım.
29 Haziran 2006 tarihinde yemek tarifleri blogum Muhterem'le Afiyetle'yi, 16 Eylül 2006 tarihinde de
gezi yazı ve resimlerinden oluşan Muhterem'le Geziye blogumu açtım.
Terazi burcuyum; iyi yada kötü bütün özelliklerini taşırım.

En iyi huyum; 
Ağzı sıkı iyi bir sırdaşım.
Asla laf taşımam, bu huyumu bilenler sırrını ve derdini bana anlatır.
Eğlenceli ve iyi huylu olduğumu söylerler.
En kötü huyum; 
Çekingenim, hep karşımdakinin atağa geçip, benimle iletişim kurmasını beklerim.
Yemek konusunda 3 B'yi yiyemem; Balık, Bal, Bamya
Kolleksiyoncuyum; 
Özellikle kağıt ürünlerinde kendimi tutamam.
Peçete (tariflerde ki peçeteler kolleksiyonumdan),
kartpostal, davetiye, dergi hep ana malzemesi kağıt olan ürünler, galiba bende selülöz bağımlılığı var : )

Arşivciyim; 
Mühim bir olay olduğunda mutlaka o günün gazetesini saklarım. 
Turgut Özal'ın öldüğü haftanın bütün gazeteleri duruyor.
11 Eylül, Marmara depremi, önemli olaylar mutlaka arşivimde yer alır.
Gazete saklamak zor olduğu için yıl sonunda yıllık almaya çalışıyorum.
Aldığım ve okuduğum dergilerin hiç birini atmam, özel dolabında saklarım.

Okumak ve yazmak; 
Hayatımın vazgeçilmez ikilisi.
Yazmayı da çok severim 16 yaşımda günlük tutmaya başlamıştım, geçmişi okumak çok güzel oluyor.
Okumak; 
Okumayı her zaman çok sevdim, küçükken annemin pazardan aldığı sebzelere sarılı gazeteden kese kağıtlarını bile okumadan atmazdım.
Bugün bile eve alınan gazeteyi okumayı bitirmediysem atamam, mutlaka okuyup öyle kaldırırım.
Kitap okumak en sevdiğim işlerden birisi.
Benim çevrem okumayı değil, elişi yapmayı seviyor, benim boşa zaman harcadığımı düşünüyorlar.
Kitap olarak biyografileri çok severim ama güncel kitaplarıda okurum.

İtiraf ediyorum; Ben Harry Potter kitapları okuyorum, çocuk kitabı gibi gelebilir ama olayların kurgusu tıkır tıkır öyle güzel işliyor ki kitabı okuyorken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.
Kitapları çıktığı gün alırım, yanımda kızım oluyor, kasiyer kızıma aldığımızı zannediyor ama ben okuyorum.
Okumayı bitiremediğim tek kitap; 
Orhan Pamuk-Benim Adım Kırmızı.
Ne kadar uğraşsam da kitabı bitiremedim, başıma ağrılar girdi, boğuldum.
Beni çok zorlayan ama severek okuduğum kitap;
Joanne Greenberg-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim.
Tam bir psikolojik kitap, İçinde iki karakteri barındıran bir genç kızın akıl hastanesindeki tedavi sürecini anlatıyor.
Kitabı bitirdiğimde enkaz gibiydim, Necati Cumalı'nın Zeliş kitabını okuyarak rahatlamıştım.
En etkilendiğim kitap; 
Adı Aylin.
Klasik bir cevap belki ama kitabın başında Aylin'in öldüğünü
öğrendiğim halde kitabı 10-11 saatte soluksuz okuyup, en sonunda ölümünün anlatıldığı bölümde hüngür hüngür ağlamıştım.

En son okuduğum kitaplar; 
Jane Austen-Aşk ve Gurur,
Tess Gerritsen-Cerrah, Mary Roach-Kadavra,
İsmail Bilgin-Sarıkamış.
 
Gelelim televizyona;
Ekranda ki kadın ve sabah programlarına tahammül edemiyorum.
Onların olduğu saatte işim yoksa ya film takar seyrederim yada bloglarımın güncellemesini yapıp,
blogcu arkadaşları ziyaret ederim.

Dizi deyince E.R 'ı tek geçerim.
Blogumun ilk profil logosu E.R dizisinin logosuydu.
E.R Hayatta vazgeçemediğim tek dizidir.
CNBC-e dizimizi cumartesi günlerine ve saat 18'e aldı.
İnatla en koşturmalı gün (ya misafir geliyor yada biz gidiyoruz) ve saatte (Ramazanda tam iftara denk gelmişti)
vermeye devam ediyor. 

Diğer dizilerim;Yaprak Dökümü ve Hatırla Sevgili .

Yemek işine gelince; İyi yemek yapmak bizde aile mirası, rahmetli ananem çok güzel yemek yaptığı için, düğünlerde kullukçuluk yapardı.
Annemde çok güzel yemek yapar, bende onlardan bir şeyler kapabildiysem ne mutlu bana.
"Afiyetle Kalın"

2 yorum:

  1. Canım tam bir terazi kadınısın seni okurken kendimi gördüm sevgili burçdaşım... Seni bu okyanusda bulmak çok güzel sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  2. Muhteremcim, kendini ne güzel tanıtmışsın.
    Seninle tanışmayı isterim.
    www.lezzetlisanatlar.gmail.com'dan görüşebiliriz.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil

Yorum yazmak için;
Google hesabınız yoksa "Anonim" bölümünü işaretleyerek yorum yazabilirsiniz.
İsminizi yazmayı unutmayın!...