30 Aralık 2008 Salı

ÇAY DAVETİ-2


Çay davetleri kategorimize bu sefer masada hazırlanmış bir mönü ile değil, misafirler kalabalık olunca tabakta servis şeklinde bir mönü ekliyorum.
Kurban Bayramından 1 hafta sonra 15 kişilik bir misafir gurubum vardı.
Kalabalık olduğumuz için masa değil tabak hazırladım.
Bir değişiklik yaparak kurabiye yerine fırında kestane kebap yaptım.
Kestane günün konusu oldu diyebilirim.
Herkes çok memnun oldu.
Üstelik tam servise yakın fırından çıkardığım için sıcacıktı.
Aile arasında çok sevilen ve her Ramazan'da mutlaka iftara hazırladığım sebzeli börekte yine sevilerek yendi.
Birde kurban sonrası olduğu için etli börek yaptım, bu vesile ile kesilen kurbanımızdan misafirlerime ikram etmiş oldum.
Gurubumuzun en sevdiği çeşitlerden olan turşuda yine servis tabaklarının yanında yerini aldı.
Tabakta yer alanların isminin üzerine tıklayarak tariflerine ulaşabilirsiniz.

ÇAY DAVETİ MENÜSÜ;


Sebzeli Börek

Etli Börek

Yaprak Sarma

Kumpir

Cevizli Sarma Tatlısı

Kestane kebap ve Turşu.

"Afiyetle Kalın"

24 Aralık 2008 Çarşamba

PASTIRMALI ve SUCUKLU PİZZA


YE#40 PASTIRMA/SUCUK (Esra'nın anısına)
Bu ayın etkinlik konusu pastırma ve sucuk.
Ev sahibimiz sevgili Esra olacaktı ama ne yazık ki Esra'yı kaybettik.
Onun anısına sevgili Nihan ev sahipliğini üstlendi, konu olarakta Esra'nın en sevdiği yiyeceklerden olan pastırma ve sucuk olarak belirledi.
Nihan'a kolay gelsin dileklerimi iletiyorum.
Canım arkadaşım Esra'ya Allah'tan rahmet diliyorum, nur içinde yat.
"Afiyetle Kalın"

PASTIRMALI ve SUCUKLU PİZZA;
Malzemeler;
Pizza hamuru için;
2.5- 3 su bardağı un,
yarım çay bardağı sıvı yağ,
2 çorba kaşığı yoğurt,
yarım çay bardağı süt,
1 adet yumurta,
yarım paket yaş maya,
1 tatlı kaşığı toz şeker,
tuz.
Üzeri için;
10 dilim pastırma,
yarım kangal sucuk,
10 adet sosis,
2 adet domates,
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peynir.
Yapılışı;
Pizza hamurunun malzemelerini yoğurun.
Pizzayı pişireceğiniz tepsiyi pizzanın kolay çıkması için tereyağ ile yağlayıp, hafif unlayın.
Pizza hamurunu merdane ile tepsinin büyüklüğünde açın.
Kenarlarını hafif bombeli yapın ve ortasını bıçakla bir kaç yerinden delin.


Domatesi rendeleyip hamurun üzerine yayın, üzerine 3 adet pastırma dizin.


Sosisleri ve sucukları halka halka doğrayın ve pastırmanın üzerine dizin.


Pastırmanın geri kalanını yuvarlayarak gül şeklinde sucuk ve sosislerin ortasına yerleştirin.
Önceden ısıtılmış fırında pişirin.


Fırını kapatmadan 5 dakika önce rendelenmiş kaşar rendesi ile üzerini kaplayın.
Sıcak sıcak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

22 Aralık 2008 Pazartesi

CEVİZLİ SARMA TATLISI

Hazır baklava yufkası ile tatlı yapmaya devam ediyorum.
Bu bayramda da tatlımı hazır baklava yufkası ile hazırladım.
Geçen sefer baklava olarak hazırlamıştım ama kesmek çok zor geldiği için bu sefer 3-4 santimlik şeritler halinde keserek sarma olarak hazırladım.
Bu tatlıyı hazırlarken şerit olarak kesip,sarabilirsiniz yada yufkaları cevizlerini serperek rulo olarak sarıp, daha sonra hazırladığınız ruloyu 3-4 santim olarak kesebilirsiniz.
Ben ilk denememde rulo olarak hazırlayıp, sonra kesmiştim, 2. yapışımda şerit halinde kesip, sonra sardım ama beni çok uğraştırdı.
Ruloyu 6 yada daha fazla yufka ile hazırlayabilirsiniz.
Şerbet malzemesini ilk seferde yaptığım ölçülerde hazırladım.
Hazır baklava yufkası ile hazırladığım diğer tarif için bakınız;
Hazır Yufkadan Cevizli Baklava

"Afiyetle Kalın"

CEVİZLİ SARMA TATLISI;
Malzemeler;
800 gramlık hazır baklava yufkası,
400 gram tereyağ,
300 gram çekilmiş ceviz,
Şerbet için;
5 su bardağı toz şeker,
4 su bardağı su,
3-4 damla limon.
Üzeri için;
1 çay bardağı toz antep fıstığı.
Yapılışı;
Önce şerbeti hazırlayın, şerbet malzemelerini kaynatın.
Ocağı kapatmadan önce 3-4 damla limon sıkın, hazırladığınız şerbeti soğumaya bırakın.
Hazır baklavalık yufkalardan bir tane alıp setin üzerine serin ve üzerine erittiğiniz tereyağından sürün.
Yağladığınız yufkanın üzerine tekrar bir yufka daha serip, onu da yağlayın.
3. yufkanın üzerine çekilmiş ceviz serpin ve üzerine bir yufka daha serin.
Aynı şekilde 2 yufkayı da üzerine serip, yağlayın.
6. yufkanın üzerine de ceviz serpip, hazırladığınız yufkaları rulo yaparak sarın.
İsterseniz 8 yufkaya kadar dizebilirsiniz.
Hazırladığınız ruloyu 3-4 santim olarak kesin, yağladığınız fırın tepsisine dizin.
Bütün yufkaları bu şekilde hazırlayıp, fırın tepsisine dizdikten sonra üzerlerine tereyağ gezdirip, önceden ısıtılmış fırında pişirin.
Tereyağ çok çabuk yanabileceğinden tepsiyi fırının alt gözlerine yerleştirmemekte fayda var.
Fırından çıkan tatlıların üzerine soğuyan şerbeti gezdirin.
Biraz dinlenip, şerbetini çeken ve soğuyan tatlılarınızın üzerine 1 çay kaşığı toz antep fıstığı serpip, servis yapın.
"Afiyet Olsun"

19 Aralık 2008 Cuma

KEKİKLİ YÜREK

Yürek, Kurban Bayramı sonrası verilebilecek bir tarif.
Bazı evlere kurban dışında neredeyse hiç "sakatat " girmez.
Bazı evlerde ise sakatat vazgeçilmezdir, kurbanı beklemeye gerek yoktur, sık sık alınır.
Bizde bayramdan bayrama sakatat yiyen guruptayız.
Aslında eşim sakatatı çok sever ama belli bir yaştan sonra dikkat etmek gerektiğini düşündüğü için eskisi gibi üzerine düşmüyor.
Tanıdığım en sıkı yürek sever ise abim.
Abim yüreği çok sever ama kuzu yüreğini tercih eder, pazar kahvaltılarında en sevdiği şeydir diyebilirim.
Yürek pişirmek için fazla bilgiye ve ekipmana gerek yok, ya kavurarak yada yağda kızartıp, kekik serperek hazırlayabilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"
KEKİKLİ YÜREK;
Malzemeler;
1 adet dana yüreği yada 3-4 adet kuzu yüreği,
3-4 kaşık zeytinyağı,
Tuz-karabiber-kekik-toz kırmızı biber.
Yapılışı;
Yüreği, içindeki kanın boşalması için kesip, dilimleyerek 1 saat suyun içinde tutun.
Suyunu iyice süzerek 3-4 kaşık yağı kızdırdığınız tavada, sürekli karıştırarak kavurun.
Piştikten sonra tuzunu ve baharatını ekleyerek, sıcak sıcak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

16 Aralık 2008 Salı

ETLİ BÖREK

Hayırlısı ile bir Kurban Bayramını ve 9 günlük tatili geçirdik.
Dünden itibaren çalışanlar işe, okuyanlar okuluna gitmeye başladı.
9 günlük tatilden sonra eminim herkes için okula yada işe gitmek çok zor olmuştur.
Kurban Bayramında şehir dışına çıkmadık ama burada da çok yoğun günler geçirdik, misafirlerimiz oldu, misafirliğe gittik yani sürekli bir hareket halindeydik.
Ne yazık ki böreklerden-sarmalardan ve tatlılardan uzak duramadık.
Bu tarifteki etli börek bizim evde severek yeniliyor.
İç malzemesi sırf soğanlı-etli içten oluşuyor ama siz içine etin yanısıra mantar-domates-biber ekleyebilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"
ETLİ BÖREK;
Malzemeler;
300 gram sotelik et,
2 adet kuru soğan,
3-4 yemek kaşığı sıvı yağ,
Tuz-karabiber,
1 kilo yufka.
Üzerine ve içine sürmek için;
2 yemek kaşığı yoğurt,
1 adet yumurta,
1 çay bardağı sıvıyağ.
TARİFİ;
Sotelik doğranmış etleri suyunu salıp,çekinceye kadar pişirin.
Etler yumuşamadıysa su ekleyerek tekrar suyunu çektirin.
Etler yumuşadıktan sonra küçük doğradığınız soğanları ve 3-4 yemek kaşığı sıvı yağı ekleyip, kavurun.
Tuzunu ve karabiberini ekleyip, hazırladığınız içi soğumaya bırakın.
Yufkaları setin üzerine serip,tam ortasından + şeklinde kesin, yani gül böreği saracakmış gibi dört parçaya ayırın.
Yoğurt-yumurta ve sıvı yağı karıştırarak harç hazırlayın.
Yufkaların içine fırça yardımı ile bu harçtan sürün.
Yufkanın geniş olan tarafına 1 yemek kaşığı hazırladığınız içten yerleştirip, kenarını içeriye katlayın ve büyük bir sigara böreği gibi sarın.
Yağlanmış fırın tepsisine hazırladığınız börekleri dizin.
Üzerine yoğurtlu harçtan sürün,isterseniz çörek otu-haşhaş tohumu-susam serpebilirsiniz.
Önceden ısıtılmış fırında börekler kızarıncaya kadar pişirin.
Sıcak olarak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Pazar günü gittiğim Gülhane Parkı'nın bugünlerde nasıl göründüğünü merak ediyorsanız bakınız;

7 Aralık 2008 Pazar

HAYIRLI BAYRAMLAR

Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar,
sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmenizi dilerim.

4 Aralık 2008 Perşembe

YEŞİL MERCİMEK ÇORBASI


Yeşil mercimek çorbası, kırmızı mercimek kadar olmasada pek çok ailenin masasında kendisine yer bulur.
Erkeklerin askerlik ve yurt anılarını anlattığı zaman yeşil mercimeğin adı "kara şimşek" olarak geçer.
Gaz yapsada : ) besleyici özelliğini, sağlam bir protein kaynağı olduğunu unutmamak lazım.
Koyu renkli bir su bıraktığı için çorbayı pişirmeden önce ayrı bir tencerede haşlarsanız, çorbanızın suyu daha berrak olur.
Sadece yeşil mercimek ve pirinç ile de pişirebilirsiniz.
Yada bu tarifte gördüğünüz gibi havuç, patates, biber ekleyerek bol sebzeli de pişirebilirsiniz.
Ayrıca bakınız; Erişteli Yeşil Mercimek Çorbası
"Afiyetle Kalın"

YEŞİL MERCİMEK ÇORBASI;
Malzemeler;
1 su bardağı yeşil mercimek,
1 çay bardağı pirinç,
1 adet orta boy soğan,
1 adet havuç,
1 adet patates,
1 adet yeşil biber,
1 adet kırmızı biber,
1 yemek kaşığı biber salçası,
Tuz ve zeytinyağı.
TARİFİ;
Mercimekleri ayrı bir tencerede 10-15 dakika kaynatın.
Soğanları küçük doğrayıp, tencerede zeytinyağında kavurun.
İçine salçayı ilave edin.
Üzerine 5-6 su bardağı su ilave edin.
Su kaynayınca soyup, zar büyüklüğünde doğradığınız sebzeleri, pirinci ve haşlanmış yeşil mercimeği ilave edin.
Tuzunu ve istediğiniz baharatlarıda ekleyerek kısık ateşte bütün sebze ve bakliyat pişinceye kadar kaynatın.
Sıcak sıcak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

3 Aralık 2008 Çarşamba

TAVUK CİĞERİ

Sakatat çoğu kimsenin sevmediği bir yemek çeşididir.
Bu sevmeyenler gurubunu da daha çok kadınlar oluşturur.
Benimde sevmediğim sakatatlar var, mesela böbrek-kelle-paça-dalak-işkembe-kokoreç gibi.
Yürek-karaciğer ve tavuk ciğerini ise severek yerim.
Ama onlarda ayda yılda bir tükettiğim sakatatlar.
Karaciğeri yahni olarak değil Arnavut ciğeri olarak severim, tavuk ciğerinde de mutlaka kekik olmalı.
Şimdi Kurban Bayramı yaklaşıyor, her tür sakatat ve et evlere girecektir.
Diğer sakatat tariflerim burada

"Afiyetle Kalın"

Bir kaç yıl önce bir yemek fotoğrafçısının röportajını okumuştum.
Resmini çekerken en zorlandığı yemeğin et yemekleri olduğunu söylemişti.
Pişince rengi kahverengiye dönen etler resimde istediği gibi çıkmıyormuş.
Tamamen katılıyorum, et resmi çekmek çok emek istiyor.
Olduğu gibi tabağa dizmek yetmiyor,rengini vurgulamak yada açmak için mutlaka yan ürünler kullanmak gerekiyor.
Bu arada resimde gördüğünüz soğanları zeytinyağında biraz kavurdum.
Bu tavuk ciğerini gündüz pişirdiğim için çiğ soğan kullanamadım, kavurunca ağızda kokmadığı için soğanı kavurarak servis yaptım.
Soğan çiğ olsaydı, bembeyaz görüntüsü ile bizim tavuk ciğerleri daha bir ortaya çıkardı diye düşünüyorum.


TAVUK CİĞERİ;
Malzemeler;
Yarım kilo tavuk ciğeri,
Yarım çay bardağı zeytinyağı,
Kekik, sumak, kırmızı biber, tuz.
Servis için;
Yarım demet maydanoz,
3 adet orta boy soğan,
Domates.
Yapılışı;
Tavuk ciğerini ve yüreğini suyun altında hem yıkayıp, hemde yağ ve damarlarından temizleyin.
Yüreği ciğerden ayırın, ciğeri en fazla ikiye bölün.
Yarım çay bardağı zeytinyağında çok fazla karıştırmadan pişirin.
Tuz-kekik-sumak ekleyip, hassas olan ciğerleri dağıtmadan karıştırın.
Servis tabağına ince doğradığınız maydanozları, piyazlık doğradığınız ve sumak eklediğiniz soğanları yerleştirin.
Eğer soğanın ağzınızda kokmasını istemiyorsanız, soğanı 4-5 kaşık zeytinyağında kavurup, öyle servis yapabilirsiniz.
Servis tabağına yerleştirdiğiniz soğanların üzerine domatesleri ve tavuk ciğeri ile yüreklerini yerleştirip, sıcak veya soğuk olarak servis yapın.
"Afiyet Olsun"

2 Aralık 2008 Salı

GARNİTÜRLÜ PATATES SALATASI


Patates salatasını nasıl hazırlarsınız?
Bol kıvırcık-soğan ve limonla mı?
Bir adı da "Paşa Pilavı" olan haşlanmış yumurta ve taze soğanla mı?
Yoksa garnitürle mi?
Ben garnitürlü olanını tercih ediyorum.
Eskiden mayonez ekliyordum ama sıcakta mayonez yumurta kokunca bir bıraktım, bir daha hiç eklemedim.
Şimdi yağ-tuz-limon eşliğinde kendi doğal rengi ile servis yapıyorum.
Hazır garnitürler patates-havuç ve bezelye içeriyor, isterseniz garnitürü hazır almadan kendiniz hazırlayabilirsiniz.
Zaten ana malzememiz haşlanmış patates, küçük zar şeklinde doğranmış havuçları haşlayarak havucu elde edip, bezelye için konserve bezelye kullanabilirsiniz.
Közlenmiş kırmızı biber-mısır konsevesi ve salatalık turşusu da ekleyip, dereotu veya maydanoz doğradınız mı salatanız hazır demektir.
"Afiyetle Kalın"

GARNİTÜRLÜ PATATES SALATASI;
Malzemeler;
6-7 adet haşlamalık patates,
2 adet zar boyutunda doğranmış havuç,
1 su bardağı bezelye konservesi,
1 küçük kutu mısır konservesi,
Közlenmiş kırmızı biber,
5-6 adet kornişon turşu,
5-6 dal maydanoz veya dereotu,
2 adet taze soğan (isteğe bağlı),
Sos için;
Zeytinyağı-limon ve tuz.
TARİFİ;
Patatesleri haşlayıp, soğumasını bekleyin.
Patatesi sıcak doğradığınız zaman dağılma ihtimali çok yüksek, onun için mümkün olduğunca erken haşlayıp, soğuması için bekleyin.
Soğuyan patatesleri küçük küçük doğrayın.
Doğradığınız patateslere bezelyeyi, zar büyüklüğünde doğradığınız ve haşladığınız havuçları, mısırı, yine zar büyüklüğünde doğradığınız kırmızı biber ve kornişon turşularını, incecik doğradığınız maydanozu ve taze soğanı ekleyin.
Tüm malzemeyi karıştırın.
1 çay bardağı zeytinyağı, 1 limonun suyunu ve tuzunu ekleyip, karıştırın.
"Afiyet Olsun"

28 Kasım 2008 Cuma

ÇİKOLATALI MEYVALAR

YE # 39 ÇOCUK YEMEKLERİ=ÇİKOLATALI MEYVALAR
Bu ay ki yemek etkinliğimizin konusu ; Çocuk yemekleri.
Ev sahibimiz ; Mimar aşçı blogundan Kübra'ya kolay gelsin dileklerimi iletiyorum.
Bu etkinlik sayesinde iştahsız çocuklara yemek yedirecek tarifleri, sevmedikleri ama faydalı olan sebze meyvayı yedirme yöntemlerini öğreneceğiz.
Oğlum ve kızımda hiç iştah sorunlarımız olmadı ama çevremde pek çok annenin elinde kaşıkla çocuğunun peşinden koştuğunu biliyorum.
Bu tarifte çikolata sosuna ve kuruyemişe bulanmış meyvalar var.
Çocuklar muzu hiç işlem yapmasanızda severek yer ama elma-armut gibi meyvaları pek tercih etmezler.
Resimde gördüklerinizin arasında elma-armut-muz-kivi var.
Çocuklar çikolata bulanan her meyvayı severek yiyeceklerdir.
Köfte sevmeyen, yemek istemeyen çocuklar için de bakınız; Çubuklu köfte
"Afiyetle Kalın"
ÇİKOLATALI MEYVALAR;
Malzemeler;
Mevsim meyvaları elma-armut-muz-kivi-portakal,
1 su bardağı süt,
Yarım paket çikolata sosu,
50 gram çikolata,
Çöp şiş,
Üzerini süslemek için; Kuruyemiş.
TARİFİ;
Çikolata sosunu süt ile pişirin.
Sıcakken içine çikolatayı ekleyin, karıştırarak erimesini sağlayın.
Meyvaları soyup, istediğiniz gibi kesin.
Geniş olan elma ve armuttan kurabiye kalıplarının yardımı ile şekiller çıkarabilirsiniz.
Kestiğiniz meyvaları çöp şişe geçirin.
Çikolata sosuna batırıp, sosun kuruması için yağlı kağıdın üzerine bırakın.
Sosun üzerine kuruyemiş serpmeyi unutmayın.
Portakalı ortadan kesip, yarısını servis tabağına ters olarak yerleştirin.
Çevresine yarım ay şeklinde doğradığınız kivileri dizin.
Sosu kurumuş ve sertleşmiş olan meyvaların şişlerini portakala batırıp, servis yapın.
"Afiyet Olsun"

25 Kasım 2008 Salı

MUHALLEBİ ÜZERİNDE KABAK TATLISI

Kabak tatlısı artınca yaptıklarımdan birisi bu tariftir.
Diğeri de Portakalda Kabak Tatlısıdır.
Bu tarifi uygularken muhallebiyi tepsiye döküp, üzerini kabak tatlısı ile kaplayabilirsiniz.
Ya da bu şekilde kaselere-kuplara doldurup, üzerine kurabiye kalıbının yardımı ile kabak tatlısını şekilli bir şekilde yerleştirebilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"

MUHALLEBİ ÜZERİNDE KABAK TATLISI;
Malzemeler;
1 yemek kaşığı margarin,
1 bardak un,
1 litre süt,
1 bardak toz şeker,
1 paket vanilya,
Yarım çay bardağı kurutulmuş meyva veya meyva şekerlemesi,
4-5 dilim kabak tatlısı,
Yaprak şeklinde gofret.
Yapılışı;
Margarini eritip, içine unu ekleyin ve biraz kavurun.
Ilık durumdaki sütü una ekleyin, sürekli karıştırarak topaklanmasını engelleyin.
Topaklanırsa blender ile çırpın.
Un ve sütün içine şekeri, vanilyayı ve meyva kurusunu ekleyin.
Koyulaşıp muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin.
Muhallebiyi kuplara paylaştırın.
Kabak tatlısını ezerek püre yapın.
Kurabiye kalıbının içine kabak tatlısı püresi yerleştirerek şekil verin.
Kalıptan çıkardığınız kabak tatlısı püresini, muhallebinin ortasına yerleştirin.
Yaprak şeklinde ki gofret veya kuruyemişle süsleyip, servis yapın.
"Afiyet Olsun"

21 Kasım 2008 Cuma

ÇAY DAVETİ

Çay Davetleri adında yeni bir kategori açmaya karar verdim.
Misafir geleceği zaman "ne yapsam" telaşı hepimizde var, en azında bu kategoride çayın yanında yapabileceğiniz mönüleri bir arada bulabilirsiniz.
Çay misafirlerinizi nasıl ağırlarsınız?
Masada açık büfe tarzı mı, yoksa mutfakta hazırlanmış tabakların sehpa üzerinde servisi mi?
Ben masa başında olanları çok seviyorum.
Misafir sayısı kalabalık değilse mutlaka masa açarım.
Ama misafirin sayısı 10'u geçiyorsa mecburen sehpa üzerinde, mutfakta hazırlanmış tabak usulü oluyor.
Tabakların önceden hazırlanmış olarak gelmesinin bir kaç kötü yönü var.
Tabağınızdaki her ürünü sevmeyebilirsiniz, yada sevdiğiniz üründen bir kaç tane daha almak isteyebilirsiniz.
Eğer benim gibi çekingen biriyseniz gıkınız çıkmaz : )
Ben yabancı bir yerdeysem şekerimi bile isteyemem, beğendiğim böreğin 2. dilimini mi isteyeceğim, ağzımı bile açamam : (
Ama masada olan üründen almak çok daha kolay.

Misafirlerimi masada ağırlamayı seviyorum ama onların yanında masanın resmini çekemiyorum.
Yemek masam salonda olduğu için masa misafirlerin yanında hazırlanmış oluyor.
Sonrada "durun, ben bir masanın resmini çekeyim" diyemiyorum.
İçim gidiyor ama diyemiyorum.
Yine şu çekingenlik meselesi : (
Bu masanın resmini misafirlerim biraz geciktiği için çekebildim.

Gelelim masamıza;
Bu masa 10 Haziran 2008 günü kuruldu.
Hava sıcak olduğu için çok ağır şeyler hazırlamadım.
Mesela o gün serin serin semizotu salatası çok rağbet görmüştü.
Tariflerine yazıların üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.


Yalancı Su Böreği (makarnalı börek)


Tepside Kumpir.


Semizotu Salatası.

"Afiyetle Kalın"

19 Kasım 2008 Çarşamba

SOĞAN SALATASI


Soğan salatası belki tek başına tercih edilmez ama özellikle tüm "balık" yemeklerine,
"Arnavut ciğeri" ne ve daha pek çok yemeğe eşlik eder.
Tabi bu salatayı evde olduğunuz, dışarı çıkmadığınız bir akşam yemenizde toplum açısından fayda var : )
Damak tadınıza göre nar ekşisi ekleyebilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"

SOĞAN SALATASI;
Malzemeler;
2 adet kırmızı balık soğanı,
2 adet beyaz soğan,
4-5 dal maydanoz,
1 yemek kaşığı sumak,
3 yemek kaşığı nar ekşisi,
3 yemek kaşığı zeytinyağ,
Tuz, limon dilimleri.
Yapılışı;
Kuru soğanları soyup, yıkayıp, piyazlık doğrayın.
Üzerine biraz tuz serpip, ovun.
İncecik doğradığınız maydanozları ,sumağı ekleyip, karıştırın.
Nar ekşisi ve zeytinyağı ile karıştırın.
Limon dilimleri ile süslediğiniz tabağa yerleştirip, servis yapın.
"Afiyet Olsun"

17 Kasım 2008 Pazartesi

KABAK TATLISI

Tam balkabağı mevsimindeyiz, her yerde kabak bulmak mümkün.
Kabağı bütün de alabilirsiniz, kesilip-doğranmış olarakta alabilirsiniz.
Kabak tatlısı bizim evde sevilerek tüketiliyor, hamur tatlısı olmadığı için evdekiler daha bir gönül rahatlığı ile yiyorlar.
Ben kabak tatlısını klasik usulde değil, portakal suyu ile pişiriyorum.
Klasik usülde pişirmek için;
Kabakları doğrayıp, üzerine toz şekeri serpiyorsunuz (2 kilo kabak-2 kilo toz şeker)
1 gece bekletip, saldığı su ile ağır ateşte pişiriyorsunuz.
Benim tarifimde kabağı doğrayıp, üzerine portakal suyu döküp, şekerini ekliyorsunuz ve ağır ateşte pişiriyorsunuz.
Eğer kabak tatlınız artarsa, artan tatlıyı değerlendirmenin çeşitli yolları var.
Birinden biri mutlaka sizin için, özellikle portakalda kabak tatlısını tavsiye ederim.
Bakınız;
Portakalda Kabak Tatlısı

Kabaklı Pasta

Muhallebi Üzerinde Kabak Tatlısı

"Afiyetle Kalın"
KABAK TATLISI;
Malzemeler;
2 kilo kabak,
2 kilo toz şeker,
2 bardak portakal suyu,
Servis için;
Ceviz, kaymak, tarçın.
TARİFİ;
Kabakları iri dilimler halinde doğrayıp, karnıyarık tenceresi gibi dibi geniş bir tencereye dizin.
Üzerine toz şekeri serpin, portakal suyunu ekleyip, tencereyi ocağa yerleştirin.
Kısık ateşte kabaklar pişinceye kadar ağır ağır pişirin.
Soğuyan kabakları tabaklara yerleştirin.
Kaymak ve ceviz ile servis yapın.
Birde tarçın serperek yemenizi öneririm.
"Afiyet Olsun"

13 Kasım 2008 Perşembe

BLOG OYUNU= HURAFELER

Yepyeni bir blog oyununda sobelendim.
Sobe sahibimiz yeni anne olan Mavi ve Portakal blogundan Fatoş.
Fatoş, yeni doğan kızı için Su Defnesi isminde bir blog oluşturdu.
Konumuz; Hurafeler ama hamilelik ve lohusa hurafeleri.
Ben bu işleri atlatalı çok oldu ama yinede bildiklerimi yazayım.

HURAFELER;
Hurafelere çoğu zaman inanırız, bazıları saçmadır, bazıları gelenek ve göreneklerimizden yerleşmiştir, bazılarıda dini inanışlarımız sebebi ile yaygınlaşmıştır.
Bazıları zararsızdır, yapsanız bir şey kaybetmezsiniz ve içiniz rahat eder.
Mesela "şeytan kulağına kurşun" deyip, tahtayı tıklatmak gibi.
Birde "bu yazıyı 9 kişiye gönder yoksa belalar başını bırakmaz, yapmayanların evinde yangın çıktı" gibi yazılar bulunan mektuplar var.
Onlara inanmıyorum ama mektup, posta kutumda yada kapımın eşiğine bırakıldıysa eve almaya çekinip, hemen başka bir posta kutusuna bırakıyorum.
Şimdi bu yazılar mektup olarak değil, e-mail olarak geliyor : )
Batıl inançların çoğuna inanmam, bazısını âdet yerini bulsun diye yaparım.
Sobe konusu olan hamilelik ve lohusa hurafelerine benim bildiklerimi yazıyorum,eğer sizin bildiğiniz ilginç ve değişik hurafeler varsa sobelendiniz, yazın hepimiz öğrenelim.

HAMİLELİK ve LOHUSALIK HURAFELERİ;
*Kadın kocasını çok severse bebek babaya,erkek karısını çok severse bebek anneye benzer.
*Birde "ye tatlıyı doğur atlıyı,ye ekşiyi doğur Ayşe'yi" derler.
*Hamile iken ayva veya muşmula yiyenin bebeği gamzeli olur.
*Hamile iken midenin ekşimesi bebeğin saçlarının çıktığının bir işaretidir.
*Hamile iken saç kestirilmez,yoksa bebeğin ömrü kısalır.
*Hamile iken bebek ilk kıpırdadığında kime bakıyorsanız,ona benzer.
*Lohusa, eve gelen misafirin ardından "güle güle" demez,yoksa sütü de misafir ile birlikte gider.
*Bebek ayaklarının altından öpülürse kısmeti kesilir.
*Adetli bir kadın kırkı çıkmamış bebeğe bakarsa bebeğin yüzünde sivilceler çıkar.
*Bebeğin kırkı çıkmadan tırnağı kesilmez.
*Tırnağı ilk kez kesileceği zaman babasının cebinden para aldırılır.
*Göbek bağı çocuğun okuması için okul bahçesine,dindar olması için cami bahçesine gömülür.
*Yada evine düşkün olması için göbek bağı evde bırakılır.
*Hatırlarsanız Gülben Ergen'in oğlu Atlas'ın göbek bağı nereye gömüldüğü konusunda magazin gündemini epey meşgul etmişti : )
*Bebek sarılık olmasın diye üzerindeki çamaşırlarından bir kaçı yada yüz örtüsü sarı olur.

"Afiyetle Kalın"

8 Kasım 2008 Cumartesi

PATATES KÖFTESİ


PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ= 29
29. P.D.Ç.S.Etkinliğine Karabiberin Mutfağı isimli blogun sahibi olan arkadaşımız ev sahipliği yapıyor, kolay gelsin dileklerimi iletiyorum.
Bugün tarifini vereceğim patates köftesi, mercimek köftesinin patates ile hazırlanmış halidir.
Yıllar önce Lezzet dergisinden öğrenmiştim.
Patates köftesini çay mönülerinde salata olarak hazırlayabilirsiniz.
"Afiyetle Kalın"


PATATES KÖFTESİ;
Malzemeler;
5 adet haşlanmış patates,
2 su bardağı ince bulgur,
2 yemek kaşığı biber salçası,
1 adet kuru soğan,
3-4 dal taze soğan,
Yarım çay bardağı sıvıyağ,
Arzuya göre baharat (karabiber-kırmızı biber-kimyon)
Tuz.
Servis için;
Kıvırcık yaprakları ve limon.
TARİFİ;
Patatesleri haşlayın,sıcakken soyup, ezerek püre yapın.
Bulguru temizleyip,yıkayın.
Üzerini geçmeyecek kadar kaynar su ilave edin.
Suyunu çekinceye kadar ocakta bir iki taşım kaynatın.
Bu işlemle pişen bulguru patatese ekleyin.
Kuru soğanı çok küçük doğrayıp,yağda kavurun,salçayıda çiğliği gitsin diye soğanla birlikte kavurun.
Taze soğanı ayıklayıp,yıkayın. Çok küçük doğrayın.
Hazırladığınız taze ve kuru soğanıda malzemeye ekleyin.
Tuz-sıvıyağ ve damak tadınıza uygun baharatları ekleyip,iyice yoğurun.
Yıkanmış,süzülmüş kıvırcıklar ve limon dilimleri ile hazırladığınız servis tabağına elinizle şekil verdiğiniz patates köftelerini dizip,servis yapın.
"Afiyet Olsun"


*Muhterem'le Geziye güncellendi.
Temmuz ayında gittiğimiz köyümüze, Ekim ayında Bayram tatilinde tekrar gittik.
Yazın Temmuz ayında çektiğim resimleri birde Ekim ayında çektim.
Temmuz'da yemyeşil bıraktığımız asmaları, Ekim'de siyah üzümlerle dolu olarak bulduk,
Üzümlerin halini ve aradaki mevsim farklarını, görmek için bakınız;
Muhterem'le Geziye-Temmuz-Ekim arası köyümüz.


5 Kasım 2008 Çarşamba

YEMEKTEYİZ YARIŞMASI

Show Tv'de yayınlanan Yemekteyiz yarışmasını seyrediyor musunuz?

Yarışmanın tanıtımları başladığı zaman değişik tarifler öğrenmek, başkalarının nasıl yemek hazırladığını görmek için merakla ilk bölümü beklemeye başladım.
Yayınlanmaya başladığı zaman gördük ki arkadan konuşmalar,her şeye bir kusur bulmak çok sıradan şeyler.

1. haftanın 1.si Ömercan ödülü kazanınca yemek vadedip, sonradan kameraya "bir daha hiç birinin yüzünü görmek istemiyorum" diyerek hepimizi kızdırdı.
Ama sonraki haftalarda yarışmacılar öyle laflar edip, arkadan söylediler ki ,Ömercan masum kalır.

2. haftanın yarışmacılarından Silivri'den katılan Serpil Hanımın çok hakkını yediler.
Özellikle erkek yarışmacılar Altuğ ve Selimhan kadınlar kazanmasın diye puanları düşük verdiler.
Benim için 2. haftanın galibi Serpil Hanım.

3. haftanın galibi Ayşen Hanım yemek konusunda birinciliği haketti ama Maşallah hiç susmadan her gittiği evde diğerlerini eleştiri yağmuruna tuttu.
Deniz ve Serkan'ın anlaşmalı puan vermeleride hiç hoş değildi.

Bu hafta yeni yarışmacılarla program devam ediyor ama yine puanlarını yanlı veriyorlar.
Bu akşam Selçuk'ta yemekteydiler ve Sevim Hanım tamda benim düşündüğüm şeyleri söyledi.
Sevim Hanım 4 hafta sonra bunları söyleyen tek yarışmacı oldu.
Kısaca "misafirliğe geldiğimiz arkadaş,o kadar emek sarfetmiş hiç olmazsa bir eline sağlık diyebilirsiniz" dedi.

Hiç kimse yapılan yemeğe,verilen emeğe puan vermiyor.
Bırakın puanı ağzından bir "eline sağlık" cümlesi bile çıkmıyor.
Kendisi kazanamayacaksa tuttuğu yarışmacının kazanması için puan veriyor.
Yarışma artık yemek yarışması olmaktan çıktı.

Artık yemeği yemeden baştan "ben bu gece arıza çıkarıcam" diye gidiyorlar.
Parayı kazanma hırsıyla yapılan eleştirilerin, arkadan konuşmaların, yemek yaparken başvurulan hilelerin, o benim yemeğimi beğenmedi,bende onun yemeğini beğenmeyeceğim diyerek baştan bilenerek eve gitmelerin, puan verirken ince hesap yapmanın dozu kaçtı.

Sanırım reyting uğruna yarışmanın yapımcılarıda arkadan konuşmalara izin veriyorlar, üstelik zıt karakterdeki insanları bir araya getiriyorlar.
Başvuru formunda yer alan "yemek ve sevmediği yemek,kişilik,hobiler,v.s" bölümünden zıt kişilikleri bir araya getirdiklerine inanıyorum.

Şahsen böyle bir yarışmayı kaldıracak ruh ve sinir sistemim yok.
Katılacak olanlara Allah güç ve sabır versin.

Medeni cesaret gösterip katılmak isteyenler, yemekteyiz yarışması başvuru formu için tıklayın.

"Afiyetle Kalın"

YEMEKTEYİZ YARIŞMACILARI (tam liste)
*Bu liste her hafta güncellenmektedir.
Listeye bakınca göreceksiniz 1.gün yarışanlar hiç 1. olamamış.
1. Hafta Yarışmacıları;
1-Ebru
2-Ömercan 1. oldu.
3-Armağan
4-Melike
5-Alparslan
2.Hafta Yarışmacıları;
1-Altuğ
2-Necla
3-Selimhan 1. oldu.
4-Oylum
5-Serpil
3.Hafta Yarışmacıları;
1-Şeyda
2-Veli Serkan
3-Ayşen Tekin 1.oldu.
4-Deniz
5-Ümit
4.Hafta Yarışmacıları;
1-Burcu
2-Andre
3-Selçuk 1.oldu.
4-Figen
5-Sevim
5.Hafta Yarışmacıları;
1-Berrak
2-Gökhan
3-Selen 1. oldu.
4-Hasan
5-Sahra
6. Hafta Yarışmacıları;
1-Burcu
2-Mert
3-Nika
4-Nesrin
5-Naim 1. oldu.
7.Hafta Yarışmacıları;
1-Sevda
2-Ahmet
3-Canan
4-Nil
5-İlker 1. oldu.
8.Hafta Yarışmacıları;
1-Sibel
2-Özgür 1. oldu.
3-Ekin
4-Muammer
5-Sibel (çevirmen)
9.Hafta Yarışmacıları (Bayram özel-eski yarışmacılar);
1-Şeyda
2-Naim 1. oldu.
3-Nil
4-Sahra
5-Ümit
10. Hafta Yarışmacıları;
1-Leyla
2-Garip Meriç
3-Birgül
4-Murat
5-Nuray 1. oldu.
11. Hafta Yarışmacıları;
1-Banu
2-Mirsat 1. oldu.
3-Mükerrem
4-Salih
5-Sevda
11. haftada bir ilk gerçekleşti ve iki kişi aynı puanı alarak 1. oldu.
Kurallar gereği diğer 3 yarışmacı 1. olmasını istediği yarışmacının ismini yazarak birinciyi belirledi.
Çok güzel bir uygulama "nasıl olsa ben sıramı savdım,puanımı aldım" diyerek diğer yarışmacılara kötü davrananlara bir ders oldu.
Mükerrem Hanım bence sırf bu yüzden kaybetti.
Mirsat Bey 1. oldu.
12. Hafta Yarışmacıları;
1-Nurten
2-Merve
3-Alessandro (İtalyan)
4-Mustafa Kemal 1. oldu.
5-Sera (Cezayir asıllı Fransız)
13. Hafta Yarışmacıları;
1-Zeynep
2-Atilla
3-Sena
4-Tamer 1. oldu.
5-Gülsüm
14. Hafta Yarışmacıları; ADANA
1-Faruk
2-Fatoş
3-Selbi
4-Hikmet 1. oldu.
5-Fatma
14. Haftada Faruk Bey ve Hikmet Bey aynı puanı aldılar ve diğer yarışmacıların tercihi ile Hikmet Bey 1. oldu.
15. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Saltuk
2-Funda
3-Muammer 1. oldu.
4-Sabahat
5-İlter
16. Hafta Yarışmacıları; TRABZON
1-Pınar
2-Hasan
3-Şaduman 1. oldu
4-Hüseyin
5-Aynur
17. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Reyhan
2-Serdar Kadir 1. oldu.
3-Hamiyet
4-Murat
5-Rahşan
18. Hafta Yarışmacıları; KIBRIS
1-Derya
2-Mustafa
3-Güller 1.oldu.
4-Deborah
5-Saffet

*Artık Yemekteyiz yarışmasını seyretmeye tahammül edemiyorum.
En son Kıbrıs haftasını seyrettim.
Bundan sonraki listeyi yarım bırakmamak için, internetten bularak buraya ekledim.
Her hafta başında yarışmacılar "en uyumlu,en anlaşan gurup biz olalım" diyorlar ama lafta kalıyor.
Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor.
Yarışmacılar yemekleri değil, birbirlerini yiyorlar.
Puan veriyorken "çorbası kıvamındaydı, eti yumuşacıktı, pilavı tane taneydi" diyorlar, tamam diyorsun güzel bir puan verecek ama verdikleri puan ya 3 oluyor, yada 4.
Birde, yemek takımlarında kusur bulmak çok komik, yahu gittiğiniz ev 5 yıldızlı otel değil ki muhteşem ve kusursuz yemek takımları olsun.
Bu yarışma sayesinde Türk Halkı Supla tabakları ile tanıştı.
Sorarım size kaç evde servis tabağının altında Supla tabağı var acaba?
Farklı illere gittiklerinde de durum değişmiyor.
Bari siz yapmayın, ben memleketimi temsil ediyorum diyerek aklı başında davranın.
Yarışmaya katılan ve seyredenlere sabır diliyorum.

19. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Derya
2-Erkin
3-Ceren
4-Tarkan 1.oldu.
5-Zeynep
20. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Sibel
2-Halit
3-Jale
4-Makbule 1.oldu.
5-Serkan
21. Hafta Yarışmacıları; ALMANYA-KÖLN
1-Burak
2-Ahu 1. oldu.
3-Hülya
4-Erkan
5-Hanife
22. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Necla
2-Kadem
3-Yıldız
4-Ömer Umut
5-Ela 1. oldu.
23.Hafta Yarışmacıları; KAYSERİ
1-Sedat
2-Serap 1. oldu.
3-Şermin
4-Gülsüm
5-Sinan
24. Hafta Yarışmacıları; İstanbul Özel (Unutulmayanlar)
1-Şaduman (16. hafta Trabzon)
2-Alessandro (12. Hafta)
3-Funda (15 .Hafta)
4-Hasan (5. Hafta)
5-Zeynep (13. Hafta) 1. oldu.
25. Hafta Yarışmacıları; PARİS
1-Betül
2-Nezaket
3-Rıfat
4-Gürsel 1. oldu.
5-Nilgün
26. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Burcu
2-Sami Batuhan 1. oldu.
3-Ali
4-Nadiye
5-Gaye
27. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Çiğdem
2-Yaşar ile Çiğdem aynı puanı almış,oylama sonucu Yaşar Bey 1. olmuş.
3-Küçük
4-Necmiye
5-Ahu
28. Hafta Yarışmacıları; İZMİR
1-Emel
2-Derya
3-Nil Kader
4-Koray
5-Cengiz 1. oldu.
29. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
Bu haftadan itibaren, yarışmacıların verdiği puanlara ilaveten seyircilerin
göndereceği SMS 'lerle 1. belli olacak.
1-Burcu (SMS'lerin faydası ilk hafta belli oldu, ilk defa 1. gün yarışan bir yarışmacı birinci oldu)
2-Kazım
3-Ezgi
4-Nauman (Hint kökenli)
5-Deniz
30. Hafta Yarışmacıları; ŞANLIURFA
1-Kadir
2-Serpil
3-Selahattin 1.Oldu.
4-Victoria (İsviçre'li Urfa'ya gelin gelmiş)
5-Dilay
31. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Yasemin
2-Nilay
3-Asuman
4-Uğur Belenkoğulları
5-Uğur İlter 1.oldu.
32. Hafta Yarışmacıları; RİZE
1-Necla
2-Havva
3-Şemsettin
4-Nimet
5-Serkan 1. oldu.
33. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL
1-Özlem 1.oldu.
2-Ahmet Hüsnü
3-Damla
4-Arzu
5-Hasan
34. Hafta Yarışmacıları; İSTANBUL

3 Kasım 2008 Pazartesi

FIRINDA SEBZELİ KUZU BUT

Eşimin kuzu etini çok sevdiğini daha önce belirtmiştim.
Kuzu etini genelde ya kuşbaşı olarak, yada parçalara ayrılmış-kemikli olarak alıp pişiriyoruz.
Geçen hafta hiç parçalanmamış, bütün olarak kuzu but aldık.
Pişirmeden önce parçalayıp, görüntüsünü bozmak istemediğim için bütün olarak pişirdim.
Ocakta hiç bir işleme tabi tutmadan, kızartması dahil hepsini fırında yaptım.
Benim fırınım doğalgazlı olduğu için, çok ağır pişiriyor.
Böyle bir butu, tam 3 saatte pişirdim.
Neyseki doğalgaza henüz zam gelmemişti : )
Elektrikli bir fırında bu süre biraz daha kısa olabilir.

Diğer kuzu eti tariflerim için bakınız;

Fırında Kemikli Kuzu Eti

Tencerede Kuzu Şiş

Kuzu Şiş

"Afiyetle Kalın" FIRINDA SEBZELİ KUZU BUT;
Malzemeler;
1 adet kuzu but,
6-7 adet küçük boy patates,
Yarım kilo mantar,
1 kase cherry domates,
1 kase arpacık soğan,
6-7 adet sivri biber,
6-7 diş sarımsak,
Yarım çay bardağı zeytinyağı,
1 yemek kaşığı kekik,
2 yemek kaşığı biber salçası,
Tuz,Alüminyum folyo.


TARİFİ;
Kuzu budunu yıkayın, fırın tepsisine yerleştirin, bıçakla bir kaç yerini kesin.
Kestiğiniz yerlere soyduğunuz sarımsakları yerleştirin.
Zeytinyağı ve kekiği üzerine sürün.


Önceden ısıtılmış fırında, üzerini folyo ile örtmeden üst kısmı kızarıncaya kadar, biraz pişirin.


Suyunu salıp çektikten, üzeri kızardıktan sonra fırından çıkarıp, üzerine geniş iki kesik atın.
İç kısmının da pişmesi için biraz daha fırında kızartın.


Sebzeleri ayıklayıp, yıkayın.
Patatesler küçükse bütün olarak, büyükse ikiye yada dörde bölerek tepsiye yerleştirin.


Biber salçasını 2-3 su bardağı su ile sulandırın.
Tepsiye salçalı suyu ve yemeğin tuzunu ilave edip, bu sefer üzerini alüminyum folyo ile kaplayarak fırına verin.
Sebzeler piştikten sonra fırından çıkarıp, sıcak sıcak servis yapın.

"Afiyet Olsun"

31 Ekim 2008 Cuma

KİNG TOP'LU PASTA

doğum günü pastası
Bugün kızım Hilal'in doğum günü.
Hayırlısıyla 17 yaşına girecek.
Pastayı bugün yapacaktım ama dün "hemen yapalım" diye tutturdu : )
Markete gidip, daha önce planladığımız malzemeleri aldık.
Akşam beraber pastayı yaptık.
Bana en büyük yardımı King Top'ların ambalajını açmak oldu : )
Eşim işten gelip pastayı görünce ilk sözü "üstüne köfte dizmişsiniz gibi görünüyor" oldu.
Ama yerken tadı hiç köfteye benzemiyordu : )
Pastaya kızım karar verdi, en sevdiği abur cuburları pastasının süslenmesinde kullanmamızı istedi.
En sevdiği abur cuburda jelibondur, bir ara Haribo'nun böğürtlen şeklindeki jelibonları ile süslememizi teklif etti.
Aman dedim, ben King Top'a razıyım.
Pasta kekini hazır aldım, kakaolu pasta kekini tercih ettik.
Kenarlarını file fındık ile kapladım.
İçine damla çikolata ve muz yerleştirdim.
"Afiyetle Kalın"

king top
KİNG TOP'LU PASTA;
Malzemeler;
1 adet kakaolu hazır pasta tabanı,
İçinde 20 adet olanlardan 1 kutu King Top,
3 adet muz,
2 su bardağı portakal suyu,
1 çay bardağı damla çikolata,
1 kutu vanilyalı pasta kreması,
1,5 su bardağı soğuk süt,
1 yemek kaşığı margarin,
1 su bardağı file fındık.
Yapılışı;
Pasta tabanının alt katını içinden çıktığı ambalajın üzerine yerleştirin (yüksekte olunca kenarlarını sıvamak, kuruyemiş yapıştırmak daha kolay oluyor)
Hazır pasta tabanları kuru olduğu için portakal suyu veya başka bir meyva suyu ile yada nescafe ile ıslatmak gerekiyor.
Islattığınız kekin üzerine margarin ve soğuk süt ile çırptığınız pasta kremasından sürün.
Üzerine muzları dilimleyip,dizin. Damla çikolataları serpin.
Diğer kekide ıslatıp, muzların üzerine kapatın.
Pasta kreması ile pastanın her yerini kaplayın.
Kenarlarının çok muntazam olmasına gerek yok, kuruyemiş yapıştırınca bütün kusurlar kapanıyor.
File fındığı pastanın kenarlarına yapıştırın.
Pastayı servis tabağına alın.
Üzerine King Top'ları dizin.
King Top'ların aralarını ve pastanın üst ve alt kenarlarını krem şanti ve damla çikolata ile süsleyin.
"Afiyet Olsun"

28 Ekim 2008 Salı

BLOGSPOT YASAĞI KALKTI!

Çok şükür bu yazıyı normal şartlarda Blogspot'ta yazıyorum.

Yasak uygulanmaya başladığından beri hiç tadım tuzum yoktu.

İlk göz ağrım Blogcu vardı ama inanın hiç içimden orada yazı yazmak gelmedi.

Üstelik arkadaşlarımın çogu Blogspot'taydı ve ben hiç birinin sayfasına giremiyordum.

İnşallah başka yasaklarla karşılaşmayız ve yayınlarımıza devam ederiz.
Darısı diğer yasaklıların, özellikle You Tube' un başına!

Hepimize geçmiş olsun.

26 Ekim 2008 Pazar

BLOGSPOT YASAKLANDI!


Büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız!
Sansürcü zihniyet iş başında!
2 gündür Blogger/Blogspot'a uygulanan yasak yüzündan bloglarımıza ulaşamıyor,güncelleyemiyoruz.


Bizler kendi halinde fikirlerini paylaşan, yemek tarifleri veren, gezi yazıları yazan, örgü-dantel örnekleri veren, bebeğinin gelişimini sanal günlükte tutan, günlük sıkıntılarını arkadaşları ile paylaşan, mizah yazıları yazan, dekorasyon fikirleri veren v.b. bireylerdik.
Kadın yada erkek, yetişkin veya çocuk.
Hepimizin ortak noktası blog yazarı olmaktı.
Hepimiz sık sık sayfalarımızı güncelleyip,emek vererek bugünlere geldik.
Birileri bir hata yaptı ve bunun cezasını hepimize kestiler!
Hepimizin emeği bir günde yok sayıldı.
Yani yaşın yanında kuruda yandı.

Eskiden televizyonda bir program ceza aldığında bütün kanal kapatılırdı.
You Tube'da da aynı şey oldu, ceza alan video değil, bütün You Tube yasaklandı.
Cezalı video yayından kalktığı halde You Tube hâlâ yasaklı.
Şimdi sıra Blogger/Blogspot'ta,bazı bloglar maç yayınlarına yer verdiği için hepimiz birden cezalandırıldık.

Blogspot ne zaman açılacak, ne yapacağız hiç bilmiyorum.
Açılan imza kampanyalarına katılmaktan başka şimdilik elimden bir şey gelmiyor.
Bu yasağa karşı yapılacak her kampanyada varım.

Yasağa rağmen You Tube olduğu gibi Blogspot'a girmenin bazı yolları var.
Blogspot'ta ki Muhterem'le Afiyetle'ye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu konuda en güzel yazılardan birini Misss gibi sitesinin sahibi Zerrin yazdı.
Aşağıda yazının bir bölümünü bulabilirsiniz.
Yazının tamamını ve yapılan yorumları okumak için tıklayın.

* Eğer bir sitenin içeriğinden dolayı kapatılıyorsa blogspot, neden sadece o sayfaya erişim engellenmiyor. Engellenebileceğini hepimiz biliyoruz.

* Tüm blogerlar engelleniyor ama hiç bir açıklama yapılmıyor. Türkiye’de blog tutanların akıbeti konusunda bilgi verilmiyor.

* Saçmalığın en önemlisi de bence bu. Rahatsız olunan site içeriği Türkiye’deki kullanıcılar tarafından görülemiyor. Ama tüm dünyadaki kullanıcılar bunu görüyor. Kendi içimizde engellemenin gayesi nedir ki..

* Düşünce fikir özgürlüğü gibi söylemler nerede kaldı. Yasaklayarak ne yapabiliriz. Tamam bizim en önemli değerlerimize hakaret edilmiş olabilir, v.s. kapatılmasını haklı görenlerde olabilir. Ama bu hakaret içeren o siteye gereğinden daha fazla değer vermek değil mi. Şu anda o tür blogların dünyada daha popülerleşmesine neden olmuyormuyuz?? Youtube kapatıldığında aynı şey olmadı mı. Neden kapatıldığını merak eden kullanıcılar o videoları popülerleştirmediler mi? Belkide hiç kimsenin ilgilenmeyeceği videolar izleme rekorları kırmadı mı?

Neler yapmalıyız?

* Öncelikle www.ktunnel.com gibi sitelere girip bloglarınızın adreslerini adres çubuklarına girerek bloglarınıza ulaşabilirsiniz. Eğer yedeğiniz yoksa tüm yazılarınızı word dosyasına kopyalamanızı öneririm.

* Mutlaka sesimizi duyurmalıyız. Bir imza kampanyası düzenlendi. Lütfen destek olalım. Buraya.

* Ayrıca kapatılmanın nedeni anlaşıldı. Haberi okumak için buraya.

* Sansüresansür diye bir site mevcut. Göz atmak isterseniz buraya.
-------------------------------------------------------------------------------------
Bu vesile ile kürkçü dükkanına geri dönmüş oldum.
Şimdilik yazılarıma yine Blogcu'da devam edeceğim.
Muhterem.


http://muhteremleafiyetle.blogcu.com/